Tekil Mesaj gösterimi
Eski 13.08.12, 03:25   #17
ReaL
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2603
Mesajlar: 30,048
Ettiği Teşekkür: 161562
Aldığı Teşekkür: 177623
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Can Yücel (1926 – 12 Ağustos 1999)

Bir zamanlar TV8 de Hıncal Uluç'dan dinlediğim; Şair Can Yücel ve zamanın Milli Eğitim Bakanı babası olan Hasan Ali Yücel ile ilgili hikayeyi aktarmak istedim... Aramızda bilenler olduğu gibi bilmeyenler de olabilir..

* * *

İki liseli arkadaş, liseyi bitirdiklerinde yurt dışında eğitimlerine devam etmek üzere yıllardır harçlıklarını biriktirmişler. Bu birikimlerini yıllarca her şeyden mahrum kalarak, fedakarlıklar göstererek yapmışlar.

Liseyi beraber bitirdiklerinde Milli Eğitim Bakanını ziyarete gidip, yurtdışında okumaya gönderilmelerini talep etmişler..


Ancak Bakan, gençlerden birini dışarı çıkartmış ve içerdekine,


- Seni gönderebilirim, ama arkadaşını gönderirsem dedikodu olur "oğlunu gönderdi derler" onun için onu gönderemem der.

Bu durum dışarıdaki öğrenciye de söylendiğinde, durumu algılamasının ardından arkadaşına,


-Madem öyle benim biriktirdiğim parayı da sen al, hiç olmazsa biriktirme amacımı kısmen gerçekleştireyim, der ve yıllardır fedakârlıklarla biriktirdiği tüm parayı arkadaşına verir.


Evet, bu Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel'dir. Dedikodu olmasın diye göndermediği oğlu ise, bugünün unlu şairi Can Yücel'dir.


Bu gerçek hikaye henüz bitmedi.


Arkadaşı, İsviçre’ye gider ve burada tip eğitimi alır. O kadar başarılı olur, o kadar başarılı olur ki, dünyada O'nun adını duymayan bir tıp adamı kalmamıştır.


Bu profesör Türk olduğunu her fırsatta haykırmış, kendi icat ettiği, tasarladığı ameliyat aletlerine; Ayşe, Ceylan, Leyla, Eşek Semeri gibi Türkçe isimler vermiş ve konusundaki her tıp adamı bu isimleri kullanmaya başlamıştır.


Tahmin edeceğiniz üzere bu kişi Türkiye de bir hastane açmak istemiş ama Türk Bürokrasi duvarını aşamamış ve halen bunu gerçekleştirememiştir.


Oysa İsviçre; -ülkede 60 yaşını aşan doktorlara ameliyat izni verilmemesine karşılık iki sene üst üste yasalarını değiştirerek ona bu hakkı tanımıştır.


Bu ünlü cerrah sonunda Türkiye’de tüm üniversitelerimizden takdir edildi ve Cumhuriyet tarihinde ilk kez, TBMM tarafından "Onur Madalyası" aldı. Bu kişi; Profesörlerin Profesörü, Profesör Gazi Yaşargil idi.

Hikaye hala bitmedi...

Ünlü şairimiz Can Yücel'in oğlu, Yeni Can Yücel doktor olarak mezun oldu ve babası onu can arkadaşı Gazi Yaşargil'e gönderdi.

O da onu beyin cerrahı olarak yetiştiriyor. Su an Doç. Dr. Yeni Can Yücel...



__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.