Tekil Mesaj gösterimi
Eski 25.09.12, 21:55   #2
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Ozan, Kırşehir Abdalı, Bozkırın Tezenesi | Neşet Ertaş (1938-2012)



Dönüşte Yugoslavya’da kaza geçirdi, 3 ay hapis kaldı yaban ellerde, ne arayan oldu, ne soran. Bir gün bir paket geldi hapisteyken, bir Yaşar Kemal kitabıydı, şöyle yazıyordu üzerindeki notta; “Bozkır’ın Tezenesi’ne”. Hapis çıkışı döndü yurda, 20 plak okudu, karşılığını vermedi yapımcı; sömürü hala devam ediyordu, hem de ağırlaşarak. Aynı sahneyi sadece ünlü ozan Mahsuni ile paylaştı.




“Bozlak, içten gelen bağırtıdır” diyordu. 1970’li yıllarda Anadolu’yu gezdi. Ve bir gün sahnede parmakları durdu, kıpırdamaz oldu. Nedenini şöyle anlattı:

“Bar, pavyon, gazino, düğünler, buraların hepsinde içki olurdu. Sana çay kahve değil de susuz rakı veriyorlardı, daha iyi söyleyesin diye. Parmaklarımda uyuşmalar başladı.”

2 yıl tedavi gördü, şifa bulamadı, Almanya’ya gitti. Sanatçı vizesiyle oturma izni aldı, 23 yıl kaldı gurbet elde. Konserlerle geçti bu yıllar.




Ankara'ya yerleşen Neşet Ertaş, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle kardeşinin daveti üzerine Almanya'ya gider. Çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre Almanya'da kalan sanatçı, 2000 yılında İstanbul'da verdiği konserle sahne hayatına geri döner.




Vefatından önce verdiği röportajında “23 yılım geçti Almanya’da, devlet görevlisi bir Allah’ın kulu aramadı. Her sene öldü haberim gelirdi memleketimden. Kime gönül koyacağım, gönül bilene konulur, gönül bilmeyende gönül yok ki ne koyacaksın oraya. Öldü deyince ne yapacaksın, türkü söyleyeceksin. ‘Hoyratı alemde kadere boyun, zulmeyledi felek, büktürdü bana” deyi bir mayaydı bu” demişti.





Demirel zamanında kendisine sunulan 'devlet sanatçılığı' ünvanını; "O dönem Süleyman Demirel cumhurbaşkanıydı. Devlet sanatçılığı bana teklif edildi. Ben, 'hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor' diyerek teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdatlarımız adına aldım." diyerek geri çevirmiştir.


Fakat halk büyük destek vermiş ve Neşet Ertaş adeta yaşayan bir efsane olmuştur.

Unesco tarafından yaşayan insan hazinesi kabul edilen Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet konservatuarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görülmüştür.

__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
14 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.