Tekil Mesaj gösterimi
Eski 05.10.12, 18:09   #11
aakinaksoy
Tam Üye

aakinaksoy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2012
Yaş: 68
Konular: 9
Mesajlar: 474
Ettiği Teşekkür: 10045
Aldığı Teşekkür: 3147
Rep Derecesi : aakinaksoy muhteşem bir gelişmedeaakinaksoy muhteşem bir gelişmedeaakinaksoy muhteşem bir gelişmedeaakinaksoy muhteşem bir gelişmedeaakinaksoy muhteşem bir gelişmedeaakinaksoy muhteşem bir gelişmedeaakinaksoy muhteşem bir gelişmedeaakinaksoy muhteşem bir gelişmedeaakinaksoy muhteşem bir gelişmedeaakinaksoy muhteşem bir gelişmedeaakinaksoy muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Keşke Rüya Olsaydı!

Sayın Mediter,
Ben de size ve görüşlerinize saygı duyuyorum.Hele böyle düzeyli ve bilinçli bir tartışma için çok teşekkür ediyorum.
Size önce dağ başındaki dokuz milyon civarındaki garip,yoksul Orman köylülerinden söz edeceğim.Hangi güç onlara uzanıpta dış alımla sağlanan ve yılda birkaç kez zam gören Doğalgazı yada kömürü (İktidarın seçim yatırımlarında bile) soğuk,karlı kış günlerinde ısınmak için ulaştırabilir.Onlar doğal olarak yapacak ve yakacaklarını ormandan karşılayacaktır. Tabi ki yasalar çerçevesinde.
Bir etrafınıza bakın, ne denli çok ağaç eşya var.Bize fakültede ağacın 6000 çeşit kullanım yeri olduğunu öğretmişlerdi.İnsanlık orman ve ağaca beşikten mezara kadar muhtactır.Beşiğimiz ağaçdandı ve ben Avrupada bile plastikten tabut görmedim.Her şeyin doğaya uyumlu yani doğal olması önemlidir. Tek ki doğayı sömürmeden,onun devamlılığını sağlıyarak kullanalım.Bakın yapay her türlü şey ne kadar azdırdı şu kanser illetini.Her ailede var gibi.Küçük bir örnek;Polikarbon ve poliüretan gibi yapay maddelerden yapılan her çeşit eşya ve toplumda Pen olarak adlandırılan kapı ve pencerelerin ne kadar zararlı olduğunu,atmosfere zehir saçtığını biliyorsunuzdur sanırım. Evet Ormancılık bir çok disiplinin yanında İşletmeciliğide kapsamaktadır.Buda olması gerekendir.Orman İşletme Müdürlükleri de sözünü ettiğiniz gibi ticari anlam taşımaktadır. Ama işletmecilik de ormancılığın tüm çalışma alanlarında küçücük bir birimdir. Ve kesinlikle ormanı sömürmeleri anlamını taşımaz. Yasa ve genelgeler çerçevesinde çalışır, onların dışına çıkamaz.Bürokrasinin içerisinde denetim sözkonusudur. Ağaç günlük yaşamda kullanılan vazgeçilmez bir hammaddedir.keşke sözünü ettiğiniz gibi onun yerine gecebilecek ancak ekosisteme kesinlikle zarar vermeyecek bir ikame maddesi olabilse.Şundanda söz etmem gerekir ki;ORMANLAR DOĞAL KAYNAKLARIN İÇERSİNDE VARLIGINI SÜRDÜREBİLEN VE KENDİSİNİ YENİLEYEBİLEN TEK,YEGANE ÖRNEKTİR.Tüm dünyada insanların doyumsuz bencilliklerine karşı varlığını güçde olsa sürdürebilmektedir. Ormanlar kendini yenileyebilir özelliği nedeniylede işletilmesinde sakınca yoktur hatta bilim çerçevesinde gereklidir. Ormanların korunması 1930 lu yıllarda sözünü ettiğiniz gibi jandarma tarafındandı.Ancak o dönemde tücar ormana gelir en beğendiklerini,işine en uygun olanlarıve tabi ki çok para edenleri seçer kestirirdi.Yani ormanı ve doğayı kendi çıkarları doğrultusunda ilim gerçeklerine aykırı olarak talan ederdi. Sonra Orman Genel Müdürlüğü daha sonrada Orman Bakanlığı yapılanması oldu.Ormanların işletilmesi işletmelere, korunması ise Orman Muhafaza Memurlarına görev olarak verildi.Şunu içtenlikle belirtmeliyim ki; Orman muhafaza memurları ile ormanlarımızın korunması ne yazık ki tam başarılı olamamaktadır.Hatta şunuda açık yüreklilikle söyleyebilirim ki;olanaksız bir şey ama her ağacın başına bir memur dikseniz ve o ağacı memura zimmetleseniz bile tam olarak başaramazsınız.Ormancılık politikası iktidarlar üstü ulusal bir politika sorunudur.Bu konudaki benim öz düşüncem Ormanları o yöredeki halk korumalı ve ondan yararlanmalıdır.İktidarların ormanlarımıza olan olumsuz etkilerini de yadsımıyorum.Geçmişde bir Başbakan koskoca İstanbul'da başka yer yokmuş gibi ormanın göbeğinde Koç Üniversitesini kurdu ve bununla da övündü.Orman Mühendisleri Odası Anayasa Mahkemesine başvurdu ve davayı kazandı.Karar gereği üniversitenin binalarının yıkılması ve oradan çıkarılması gerekiyordu.Ancak sonuç ben yaptım oldu,bu koskoca ilim ve irfan yuvasını yıksak dahamı iyi olacak dedi.Oysa Anayasa Mahkemesinin kararı henüz binalar yapılmadan alınmıştı.Şimdiki Başbakan işe ATAmızın bizlere emaneti, Başkentin akciğeri ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİNİ 1. derece sit alanından önce 3.derece sit alanına sonrada sit alanı kapsamından tümüyle çıkartarak TOKİye devrettirdi.Şimdi orada TC Başkanı için Türkiye Beyaz Sarayı yapılıyor.Şimdilik 3000 ağaç ve her biri 60-70 yaşında KATLEDİLDİ.
2B,orman açmaları,orman yangınları çok ayrı bir dert.Hele hele HESler ve Ormanlık alanlardaki maden ve taş ocakları tam içler acısı.Onlarıda sağlığım elverirse başka zaman tartışırız. Onlara şimdilik girmeyelim.
Çok teşekkür ederim güzel güzel tartıştığımız için.Ama bence sorun ne yasalarda nede halkımızda.Belki doğululukda ama daha çok ormanın ve yaşamın değerini bilmemekte. Genede kötümser olmamızı gerektirecek önemli bir neden yok.Bunlar Münferif,küçük ama mide bukandıran şeyler.Ben çalışırken 1,5 milyon hektar boş, verimsiz ve bozuk nitelikteki alanları ağaçlandırdık. Gözlerden uzak,dağ başlarında.Hemde hiç şov yapmadan.Şimdiki gibi göstermelik koca koca levhalarla değil.
__________________
aakinaksoy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz aakinaksoy'in Mesajına Teşekkür Etti.