Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.10.12, 00:27   #1
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart İmgesel Atatürk





Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, dünyaca tanınan, saygı duyulan bir lider, halkın sevdiği bir kahramandı. Onun 1926 yılında yapılmaya başlanan heykelleri ilk imgeleri oldu. Tabusal bir havası vardı, ciddi ve ağırbaşlıydı. Kamusal mekânlara nizam veriyor, kentin merkezini belirliyordu. Ama son 30 yıldır popüler kültürün önde gelen imgesine dönüştü. Dövmelerle imzası bedenlere kazındı; kolyelerden tişörtlere, tabaklara, fincanlara kadar çeşit çeşit objelere işlendi. Mustafa Kemal Atatürk’ün imgeleri, ona duyulan sevginin ve ideolojik bağlılığın göstergesi haline geldi.




İzmir’de, Bornova’dan Buca’ya giderken gördüğüm Atatürk maskı, uzun süredir zihnimde dolaşıp duran ama bir türlü bir yere oturtamadığım düşüncelerin bir anda aydınlanmasına neden oldu. Küçük bir araştırma sonrasında, bu maskın Buca Belediyesi tarafından 4,2 milyon lira harcanarak tamamlandığı bilgisine ulaştım. Atatürk heykelleri ile ilgili araştırmalar yapan ve bu konuyla ilgili bir de kitap yazan eğitimbilimci Dr. Aylin Tekiner’in 2010 yılında yayımlanan Atatürk Heykelleri adlı kitabında rölyefin yapımında tahminen 50 ton hasır çelik, 500 metre püskürtme beton ve 300 ton çelik konstrüksiyon kullanıldığı belirtiliyordu.


Aylin Tekiner’in aynı kitapta yer alan Türkiye’deki heykel geleneği hakkında yorumu ilgi çekici: “Türkiye’de heykel dendiği zaman, en azından ‘halk arasında’, esasen Atatürk heykeli anlaşılır. Atatürk heykelleri, ülkede heykel estetiğini belirleyen baskın unsur niteliğini taşıyor. Bu heykeller, aynı zamanda kamusal mekânlara nizam veriyor, kentin merkezini belirliyorlar.”

Bu yorumu okuyunca, çocukken, yeni bir kentin merkezine ulaştığımıza, at üstünde şahlanan bir Atatürk heykeli gördüğüm zaman ikna olduğumu hatırlıyor ve gülümsüyorum.


İlk Atatürk heykeli İstanbul Sarayburnu’na heykeltıraş
Heinrich Krippel tarafından yapıldı ve
3 Ekim 1926’da törenle açıldı.



Tamamlanan ilk Atatürk anıtının, 1926 yılında İstanbul’da Sarayburnu’na Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel tarafından yapılan heykel olduğu biliniyor. Bu heykeli Konya, Etnografya Müzesi (Ankara), Ulus Zafer Anıtı (Ankara), Zafer Anıtı (Ankara),Taksim Cumhuriyet Anıtı (İstanbul) heykelleri takip ediyor. Bu heykellerin ortak bir tarafı da tamamının yabancı heykeltıraşlara ait olması. Bağımsız bir tasarım olarak ilk yerli anıt ise 1929 yılında heykeltıraş Kenan Yontunç tarafından tamamlanıyor. Kenan Yontunç, sanat eleştirmeni Gültekin Elibal’ın 1973 yılında yazdığı Atatürk ve Resim-Heykel isimli kitabında yer alan ifadesinde şöyle diyor: “Şahsında cumhuriyetin timsalini kıyamete kadar taşıyacak olan Atatürk’ün Allah’a yaklaşan başını modele etmek yüreğimizde taşıdığımız mukaddes bir emel olmuştu.”

Atatürk’ün ölümüne dek toplam 11 adet anıtın yapımı tamamlanmış ve Türkiye’nin değişik kentlerine yerleştirilmişti. Cumhuriyetin ilk yıllarında bir ulus kimliğinin oluşturulmasında imgesel bir görev edinmiş olan bu anıtları, sonraki yıllarda tahminen benzer kaygılarla üretilen ve sayısı kesin olarak bilinemeyen başka heykeller takip etti.

Yazı ve Fotoğraflar: Tuncay Dersinlioğlu
Atlas (2012/8)







Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
16 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.