Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.10.12, 00:36   #2
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: İmgesel Atatürk





Özellikle son yıllarda vücuduna Atatürk’le ilgili resimleri ve sözleri çizdiren kişilerin sayısında önemli bir artış olduğu gözlemleniyor. Alpar Bayındır da bunlardan biri. Kendisi için en önemli üç şeyi vücuduna dövme olarak yaptırdığını söylüyor: Sevgilisi, Atatürk ve tuttuğu futbol takımı.

Atatürk simgeleriyle ilgili fotoğraflar biriktirmeme neden olan bu karşılaşmadan ve küçük araştırmamdan sonra, konuya daha yakından bakma ihtiyacı duydum. İzmir’de bir dövme stüdyosunun önünde bekleşen gençleri görünce, kalabalığın nedenini merak edip içeriye şöyle bir göz attığımda, duvardaki duyuruya takılıp kaldığımı hatırlıyorum: “.... saatlerinde, önceden randevu alınması koşuluyla isteyen kişilere ücretsiz Atatürk imzası dövmesi yapılır...” Dövmecinin web sayfasına baktığımda 3 yılda 6 bin 425 kişiye Atatürk imzası dövmesinin ücretsiz olarak yapıldığından söz ediliyordu. Dövmecinin koltuğunda göğsünün üzerine Atatürk’ün imzasını yazdıran 18 yaşındaki gence, neden böyle bir dövme yaptırma gereği duyduğunu sorduğumda şu yanıtı almıştım: “Atatürk’ü seviyorum ve ona sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyorum!”



Erzincan kentinden rahatlıkla izlenen Atatürk resmi, alanında tescillenmemiş bir rekora sahip: 175 metre uzunluğundaki resmin yapımında 3 bin asker çalışmış. Uzaydan bile görülebildiği söylenen çizim yaklaşık 30 yıldır bozulmadan ilk halini koruyabilmiş.


Sadece İzmir’de değil, İstanbul’da Bağdat Caddesi’ndeki pek çok gencin kolunda da K. Atatürk imzası var. Bazıları imzasını vücuduna kazıyarak onu yaşattığını düşünüyordu, bazıları da çıplak tepeler üzerine onun dev portresini yapmıştı. Ressam Mustafa Aydemir’in Atatürk çalışmasını fotoğraflamak için Erzincan’a gittiğimde, kenti seyreden tepenin üzerindeki portrenin 29 günde, 17 kişilik bir teknik ekip ve 3 bin gönüllü askerin katkılarıyla tamamlandığını öğrendim. Ancak 1980’li yıllarda verilen bu emek, kent sakinlerini pek etkilemiş görünmüyordu. Tepedeki portreyle ilgili sorularıma, o bölgeye giden yolun akşam saatlerinde ailece yapılan ziyaretler için pek de uygun olmadığını söyleyerek karşılık verdiler.



Ankara’nın Or-An semtinde Eski Meclis Lojmanları girişinde bulunan Atatürk heykeli


Anıtkabir’i bir kez daha görmek için gittiğim Ankara’da karşılaştığım vinçlerin arasındaki Atatürk heykelinin görüntüsüyse beni fazlaca şaşırttı. Çünkü etrafta Atatürk heykelini önünde görmeyi umacağınız bir okul, devlet binası, herhangi bir yapı ya da meydan düzenlemesi yoktu. Heykel yolun yanında, hemen arkasında hummalı bir inşaat çalışması olduğu halde öylece duruyordu. Or-An semtinde bir alışveriş kompleksi inşaatının önünde duran bu Atatürk heykelinin öyküsünün peşine düştüm. Eski milletvekili lojmanlarının bulunduğu arazi üzerinde yapımı devam eden konut projesinin girişinde yer alan ve etraftaki diğer heykel gruplarının aksine yıkılmadığını öğrendiğim bu heykel, oraya ait olmayan ve kendisini kabul ettirmeye çalışan bir göçmen hissi uyandırmıştı bende.


Mustafa Kemal Atatürk’ün imgesinin peşinden giderken kendime, onu belleğimize işleyen görüntülerinin zihnimizi nasıl etkilemiş olabileceğini sordum. “En büyük eserim” dediği Cumhuriyetin simgesi haline dönüşen yaşamı bir süre sonra sanki ondan koparılmış ve iki farklı insan yaratmıştı. Bunlardan ilki devlet adamı ve halk kahramanı olan Atatürk, diğeri ise kimilerinin kullandığı ifadeyle, onun da etten kemikten bir canlı olduğunu hatırlatmak istercesine “insan” Atatürk. Şüphesiz bu algının oluşmasını sağlayan şey, tek bir kurum, kişi ya da gruptan ziyade Atatürk’ü toplum hayatı içinde canlı ve hatırlanır kılmaya çalışanların kendilerince geliştirdiği yöntemlerin bir toplamıydı.










Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
16 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.