Tekil Mesaj gösterimi
Eski 08.11.12, 19:26   #1
KaLiNKa
Gerçek Üye

KaLiNKa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 162
Mesajlar: 831
Ettiği Teşekkür: 1494
Aldığı Teşekkür: 4145
Rep Derecesi : KaLiNKa muhteşem bir gelişmedeKaLiNKa muhteşem bir gelişmedeKaLiNKa muhteşem bir gelişmedeKaLiNKa muhteşem bir gelişmedeKaLiNKa muhteşem bir gelişmedeKaLiNKa muhteşem bir gelişmedeKaLiNKa muhteşem bir gelişmedeKaLiNKa muhteşem bir gelişmedeKaLiNKa muhteşem bir gelişmedeKaLiNKa muhteşem bir gelişmedeKaLiNKa muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Kuskulu
Standart Türkçeye Sonradan Girmiş Kelimelerin Kökenleri

Türk

“Türk” kelimesi hakkında birçok araştırma yapılmıştır. Kelimeye önce cins isim olarak, daha sonra da özel isim olarak (devlet ismi olarak) bakmamız gerekir. Cins isim olarak “Türk” kelimesi ilk olarak M.Ö. 1328’de Çincede “Tu-Kiu” biçiminde geçer ve “meydana çıkmış, gelişmiş” şeklinde yorumlanır. Özel isim olarak ilk kez 5. yüzyılda Altaylı kavimleri ve Hunları belirtmek için “güçlü, kuvvetli” anlamında topluluk ismi olarak kullanılır. Devlet ismi olarak da hepimizin bildiği gibi Göktürk devletinin kurulmasıyla anılır.

Ayrıca ilginç bir bilgi verelim: Türk soyunun ve “Türk” kelimesinin kutsal olduğu da rivayet edilmekte. Bu rivayete göre Hz.Nuh’un torunu güçlü, cesur ve çalışkanmış. Ailesini tehlikelere karşı da o korurmuş. Bu yüzden Hz.Nuh da torununa “güçlü, cesur” anlamında Türk adını vermiş; “Türk” adı ve soyu da böyle başlamış. “Türk” adının nereden geldiği tam olarak bilinmese de teorilere baktığımızda tarih boyunca “güçlü, kuvvetli” olarak bilindiği bir gerçek...

Bugün de TDK Büyük Sözlükte köken olarak;
“1. Güç, kuvvet.
2. Güzel, civan.
3. Türk soyundan gelen halk.
4. Adam, insan.” şeklinde geçmektedir.

Bir başka bilgi daha var bu kelimeyle ilgili:
Pomponius Mela ve 2. yy'da Yaşlı Plinius Azak Denizi kıyısında yaşayan Turcae/Tyrcae isimli kavimden söz ederler. Bunun Çin kaynaklarına göre MS 540 dolayında Kök-Türk devletini kuran Türklerle aynı kavim olması ihtimal dahilindedir.


Varoş kelimesi

İstanbul ve İzmir başta olmak üzere büyük şehirlerde kontrolsüz ve genellikle kaçak olarak yapılaşan, istediği yaşam düzeyini tutturamamış göçmenlerin yaşadığı yerlere varoş deriz. Peki nereden gelir bu varoş sözü?

Varoş Macarcada kent anlamına gelen, "város" diye yazılan sözcükten gelmektedir. Futbol severler Ferencvaros takımını anımsayacaktır, herhalde adamlar "biz varoş çocuğuyuz!" sloganıyla kulüp kurmadı değil mi? ;-)

Macarca'dan çok sayıda başka dile geçen bu sözcük, Romencede (oraș) ve Sırpçada (varoš) yine Macarcadaki gibi şehir, kent anlamında kullanılmaktadır.

Anahtar

Anahtar sözcüğü Yunancadaki anihtiri (ανοιχτήρι) sözcüğünden gelir, anlamıysa tam olarak "açıcı". Bu sözcüğün kökü de açmak fiilinin mastarı olan anigo (ανοίγω). Ama ilginç bir şey var, Yunancada anahtar anlamında kullanılan sözcük başka: Klidi (κλειδί). O da Türkçe'deki kilitten, Türkçedeki kilit ise Farsçadan geliyor. Yunanlılar kilideyse klidaria (κλειδαριά) diyorlar.

Öz Türkçe bir sözcük kullanmak istersek bu da "açar" olacaktır.

Rozet

Rozet kelimesi Fransızca bir kelimedir ve Fransızcada "rosette" şeklinde geçiyor. Anlamı "küçük gül, gül şeklinde kumaş veya kâğıttan yapılmış süs"

TDK'deki anlamları ise şu şekilde:
1. Yakaya takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir
kuruluşun sembolü sayılacak genellikle küçük metal nesne.
2. Musluğun, gizli döşenmiş boruya vidalandığı yerin çirkin görünüşünü kapatmak amacıyla kullanılan nikel veya krom kaplanmış çember biçimli sac parça.
3. Kapı kolunun altına monte edilen metal parça.
4. Güney Anadolu sahillerinde yetişen, pembe ve beyaz çiçekleri olan süs bitkisi.

Velev

Velev kelimesi Arapçada "eğer ki" anlamına geliyor. Dolayısıyla dilimize de Arapçadan girmiş ancak merak ettiğim bir durum var, biz kullanırken "velev ki" şeklinde kullanıyoruz, o zaman anlatım bozukluğu olur.

Silsile

Silsile kelimesi Arapça bir kelimedir ve Arapçada "silsila" olarak geçiyor anlamları ise
1. Zincir,
2. Bilinen en eski atalardan yaşayan torunlara kadar aile sırası,
3. Birbirine bağlı, birbiriyle ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra.

Kabuk

Kabuk kelimesi Türkçe kelimelerimizden. Ancak aynı anlama gelen başka kelimeler de var: kadız, kas, çawlı (ateş yakmak için kullanılan meyve kabukları anlamında), kavık (darı kepeği).
Divan-ı Lûgat-it Türkte kelimelerin anlamlarına bakarken, kabuk kelimesinin "kap" kökünden gelmiş olabileceğini düşünüp bu kelimenin anlamına baktım ancak eski Türkçede "kap-eğreti hısım" anlamında kullanılıyormuş. Kelimenin asıl dönüşümünün kavıktan geldiğini düşünebiliriz çünkü günümüzdeki kullanıma ses olarak en yakın kullanım bu. Özetle farklı anlamlar için kullanılan tüm kelimeler "kabuk" çatısı altında birleşmiş diyebiliriz.

Mecal

Arapça bir kelime bu da ancak Arapçadaki anlamıyla bizdekinin birbiriyle yakından uzaktan ilgisi yok. : )
Mecal Arapçada "at eğitim alanı, arena, sirk" gibi anlamlarda kullanılıyor. Bizdeki anlamını biliyorsunuz zaten. : )

Zerzevat

Zerzevat kelimesi Farsça bir kelimedir ve Farsçada "sabze (sebze)" olarak geçer. Arapçadaki +at çoğul eki kelimeye getirilerek "sebzevat" şeklinde 1600'lere kadar kullanılmış, daha sonrasında kelime zerzevat şekline dönüşmüş.

Zındık

Arapçadan dilimize girmiş bir kelime var ki o da "zındık". Dinden sapanlar için kullanılan tabir ve Arapçada "zindīḳ/zandīḳ" olarak geçiyor.
Aynı kelime Farsçada da geçiyor ve anlamları:
1. Alim, yorumcu,
2. Zerdüşt dinine yeni yorum getiren sapkın peygamber Mani'nin (MS 3. yy) müritlerine verilen ad.
__________________

Kendini sevmek, hayatı sevmektir!

KaLiNKa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz KaLiNKa'in Mesajına Teşekkür Etti.