Tekil Mesaj gösterimi
Eski 11.11.12, 23:36   #4
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Yaşanacak Devirlere de Işık Olmuş Adam, Büyük ATATÜRK’ü Anarken!…





İşte ; yine , Bu Kuvvetli Karakter ve Büyük İrade ; hem ; daha 1906 yılındabu söylediklerini gerçekleştirmek üzere , yani , o Kahredici bir İstibdatı temsil eden Osmanoğulları’nın Ferdi Saltanatına ve Osmanlı Hükümetine karşı ANCAK İHTİLALLE CEVAP VERMEK VE KÖHNELEŞMİŞ ÇÜRÜK İDAREYİ YIKMAK , MİLLETİ HAKİM KILMAK , HÜLASA , VATANI KURTARMAK , hem de ; emperyalist ve sömürgeci güçlerin işgaline karşı bir “Ulusal Bağımsızlık Savaşı”’ (Tam Bağımsızlık ve Kayıtsız ve Şartsız Ulusal Egemenlik) için , 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayak basar basmaz , bir “ULUSAL DEMOKRATİK DEVRİM”i (Türk Devrimi – Kemalist Devrim ) ; başlatacak ve ilk aşamada , Türk Milleti ( Türk Ulusu – Türkiye Halkı ) ile birlikte hem İhtilal , hem de Harp ( Ulusal Bağımsızlık Savaşı ) Aşamasını ; daha sonra ise , “İnkılap” aşamasını gerçekleştirerek , Çağdaş ve yeni bir Ulus-devlet olan “Türkiye Cumhuriyeti”ni kurarak sonuçlandıracaktır. Bu ; “Devrim”’in hem “İhtilal” , hem de “Harp” Aşaması içindeki , “Ulusal Bağımsızlık Savaşı” , “Milli Mücadele” veya “Türk İstiklal Harbi” de dediğimiz “Türk Kurtuluş Savaşı ; 20. Yüzyılın ilk yarısında , dünya’daki “Büyük” denen devletlerin tutumundan , politikasından soyutlanamazdı.

Yeni kurulan Sovyetler Birliği ile Batılı Kapitalist Ülkelerin , özellikle İngilizlerin , Avrupa’da bir denge kurma çabası , diyelim , kavgası vardı. Bu denge kurma çabasından , kavgasından ; Türkiye Cumhuriyetini kurabilmek için , Mustafa Kemal , hiç bir Devlet Adamında bulunamayacak bir usta taktikle yararlanmıştır.

Tarih , ona , bugün , Üçüncü Dünya dediğimiz devletlerin-bunların içinde Sosyalist olanlar da vardır. İkinci Dünya Savaşından sonra- kurucusu olmak ödevini yüklemiştir.”(9)

Sivas Kongresi günlerinde , Eski İttihatçılardan ve Sivas Mebuslarından Rasim Bey ; O günlerin Sivas Valisi Reşit Paşa’nın , “Mustafa Kemal Paşa’nın ne yapmak istediği”ni sorması üzerine , ona, şunları söyleyecekti.“Vatanı parçalanmaktan, devleti batmaktan, milleti esir olmaktan kurtarmak istiyor. Mustafa Kemal Paşa, çok büyük bir şahsiyettir. Onun, her güçlüğü yeneceğine inanmak gerektir. Millete gelince ; o , manasız bir harpten bıkkındır. Fakat , boynuna zincir takılmak istendiğini anlarsa , Arslan kesilir , Ateş kesilir , Yıldırım kesilir.

İşte , Mustafa Kemal Paşa ; O Arslana , O Ateşe , O Yıldırıma istinat ediyor.”(10)

YILDIRIMLAR YARATAN BİR IRKIN AHFADINDAN geliyor .

“Mustafa Kemal, devletin ordusunda bir askerken, Hükümdarına başkaldırdı. “Ferd-i Mücahit” olarak , Milletin bağrına yaslandı. Ordular düzenledi. İçeride Sarayın ve Padişahın beslediği İsyan ve İrtica Kuvvetlerine, dışarıda “bütün bir Cihan-ı Husumet” in , bütün bir düşmanlık dünyası’nın arka verdiği İstila Ordularına , karşı koydu. Meydan Muharebeleri kazandı.

Nihayet , bir devlet kurup , onun başına geçti. Bütün bunları, 4 yıl gibi kısa bir zamana sığdırdı.”(11)

Türk Devrimi’nin içinde , bir İnkılap ile Çağdaş ve Laik Bir Ulus-devlet olan Türkiye Cumhuriyetini yarattı. O, 16 Ocak 1923 tarihinde , işte bu “Türk Devrimi” anlamında olmak üzere , “Türk İnkılabı” ile ilgili olarak, şunları söyleyecekti:

“Bizim İnkılabımız , Meşrutiyet İnkılabı ve ondan önce yapılan İnkılaplar gibi olsaydı , kimse önem vermezdi. Efendiler ! Biz , gerçek bir İnkılap yaptık ve İnkılabımızda devam ediyoruz. Biliyorsunuz ki, memleketin birçok yerleri, bilerek veya bilmeyerek, isyan etti. Asilere, hadlerini bildirmeye mecbur olduk….Belki, zaman zaman , şöyle veya böyle bir şeyler olacaktır.! İnancımızda kararlı, başarıda ümitli olduğumuzdan dolayı, üstünlük bizimdir. İşi oluruna bırakanlar, esaslı İnkılap yapamaz.Memleket kalkınmış, Millet zengin olduğu zaman, herkes, memnun ve sevinçli olur efendim.! Dünyada, gerçekçi olmayan bir şey yaptığımız zaman, hiç bir şey yapmıyoruz demektir.Bu memleketi, şu yöne sevk ederken, bir şey yaptığımızı ifade etmeliyiz.! Bir de, daima geçerli ve söz konusu olan, çoğunluktur. Bu milletin çoğunluğu , bizimle beraberse , Parti deyiniz, ne derseniz deyiniz! Yürümek mümkündür.Çoğunluk, beraber değilse, Grup deyiniz, Heyet deyiniz, buna dayanarak, İnkılapta başarı mümkün olamaz..O zaman, İnkılabın yerleştirilmesi için , tarihin gösterdiği vasıtayamüracaat edeceğiz.

İnkılabın Kanunu ; var olan kanunların üstündedir. Bizi öldürmedikçe ve bizim kafalarımızdaki fikir akımını boğmadıkça , başladığımız ileriye dönük İnkılap , bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki devirlerde de , hep , böyleolacaktır
(12)


____________

(9) Samim Kocagöz,”Söylev ve Atatürk”, Varlık Dergisi, Kasım 1977, Sayı 842
(10) Hasan İzzettin Dinamo,”Kutsal İsyan Milli Kurtuluş Savaşının Gerçek Hikayesi”, C.2.
(11) Ş. Süreyya Aydemir, “Tek Adam, Mustafa Kemal, 1922-1938, 3.C., 9.B., Evrim Matbaacılık, İstanbul 1985
(12)”Atatürkçülük,Atatürk’ünGörüş ve Direktifleri”,1.Kitap,Hazırlayan:Genelkurmay Başkanlığı, MEB.Basımevi ,İstanbul 1988


Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.