Tekil Mesaj gösterimi
Eski 11.11.12, 23:53   #10
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Yaşanacak Devirlere de Işık Olmuş Adam, Büyük ATATÜRK’ü Anarken!…





Mustafa Kemal Atatürk ; 1 Kasım 1937 tarihinde , Türkiye Büyük Millet Meclisini Açış Konuşmasında , “Büyük Davamız ; En Medeni , En Müreffeh Millet olarak , varlığımızı yükseltmektir. Bu , yalnız kurumlarında değil , düşüncelerinde temelli bir İNKILAP yapmış olan büyük TÜRK MİLLETİNİN DİNAMİK İDEALİ dir.” diyordu.

Ona göre “EKONOMİK KALKINMA ; TÜRKİYE’NİN Hür , Bağımsız , Daima Daha Kuvvetli , Daima Daha Refahlı Türkiye İdeali’nin belkemiğidir.”

“SANAYİLEŞME”’yi ; en büyük “Ulusal Davalarımız” arasında saymış , “TÜRK MİLLETİ’NİN DİNAMİK İDEALİ“ne ulaşmasında bir belkemiği olacak olan EKONOMİK KALKINMA’nın bu Sanayileşme’den geçtiğini gördüğü için , Devlet Öncülüğünde , Trakya ve Anadolu’da kurduğu ilk sanayi tesisleri ile ülkede üretim ve istihdamı artırarak , bir “SANAYİ DEVRİMİ”ni de başlatmıştı.

“Görenleri hayretten hayrete düşüren bu kadar büyük eserleri başarmak , ancak , onun ki gibi bir Deha’ya vergidir. O ; gerektiği yerde amansızca yıkıp atmış , fakat , aynı şekilde , soğukkanlılıkla , yapmasını ve yaratmasını da bilmiştir.”(56)

“Mustafa Kemal ile arkadaşları tarafından yönetilen devrim; yalnız , siyasal olmakla kalmamış uluslararası ilişkileri , bilim, kültür , toplumsal kalkınma sorunlarını içine alan bir genişliğe ulaşmıştır.”(57)

“Başlıca düşüncesi ; Türk Ulusu’nun Refah ve Saadetiydi , fakat , bunu , savaş ve istila da değil ; barış , güvenlik , ilerleme ve dostlukla aradı.”(58)

Dış Siyasette ; dürüst ve barışçı bir yol tutmuştu. Türkiye ; Ortadoğu’da barış ve güvenliğin teminatı olmuştu.

“Büyük Kavganın ertesi günü savaş alanını gezerken , düşman ölülerinin halini görerek gözleri dalan , ”Fakat , bu akıbeti kendileri aradı , ben , böyle bir şey istemezdim!” diye sızlanan , gene o dur.”(59)

“Onu , uyanan uluslar için bir örnek ve bir bayrak haline getiren özellik ; yalnız , Bağımsızlık Savaşlarının Önderliğini yapmasından ibaret sanılmamalıdır. O ; aynı zamanda , Ortaçağ Hurafeciliğine karşı , akılcılığın ve medeniyetçiliğin savaşçısı sıfatı ile de örnek ve bayrak olmuştur.”(60)

“En büyük zaferleri kazandıktan sonra da , Atatürk ; ömrünü , yalnız , Türk Milletinin Haklarını , İnsaniyete Ezeli Hizmetlerini ve Tarihe Hak Ettiği Meziyetlerini ispat etmekle geçirmiştir. Milletimizin büyüklüğüne , kudretine , faziletine , Medeniyet İstidadına ve mükellef olduğu insaniyet vazifelerine sarsılmaz itikadı vardı.

(….)

Fena Zihniyet ve idare ile geri bırakılmış Türk Cemiyetini ; en kısa yoldan , insanlığın en mütekamil ve en temiz zihniyetleriyle mücehhez modern bir devlet haline getirmek, onun başlıca kaygusu olmuştu. Teşkilat-ı Esasiye’’mizde ve bugün hizmet başında , irfan muhitinde ve geniş bir halk içinde bulunan bütün vatandaşların vicdanlarında yerleşmiş olan Laik , Milliyetçi , Halkçı , İnkılapçı , Devletçi Cumhuriyet ; bize , bütün evsafıyla , Atatürk’ün en kıymetli emanetidir.”(61)

“Atatürk’ün Seçkin Kişiliğini , keskin çizgilerle bir tek cümlede özetlemek mümkündür : O ; Türk ve Dünya Tarihine , Dahi Bir Komutan olarak doğdu , Milli Bir Kahraman olarak yaşadı ve Büyük Bir İnsan olarak ebediliğe göçtü. Tarihimizin en sıkıntılı bir devresinde , Milletimizin Kötü Kaderini iyiye yöneltmiş , gerçek bir Devlet ve Siyaset Adamı olarak bize bıraktığı ve Türk Gençliğine , korunmasını emanet ettiği en büyük eseri , Birinci Dünya Harbinin sonunda çöken Osmanlı İmparatorluğunun yıkıntıları üzerine temellerini attığı Türkiye Cumhuriyeti dir.”(62)

____________

(56) Dr. Reinhard Hüber, “Türkiye, Avrupa’ya Giden Yol”, 1943)
(57) Georges Duhamel, Fransız Akademisi Üyesi, (“Yeni Türkiye, Bir Garp Devleti”, 1956)
(58) Sir Percy Loraine, Eski İngiltere Büyükelçisi, (Ülkü, 1949, Seri III, Sayı 36
(59) Behçet Kemal Çağlar, (Yücel, 1944, C.XVII, Sayı 100)
(60) Turhan Feyzioğlu, “Atatürkçülük Nedir.?”, 1963
(61) İsmet İnönü, Türkiye Cumhurbaşkanı, (Ulus, 22.Kasım.1938)
(62) Yavuz Abadan, “Atatürk ve İlkeleri”, Atatürk ve Gençlik Dergisi, Ayyıldız Matbaası, Ankara 1963


Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.