Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12.11.12, 00:04   #16
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82600
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Yaşanacak Devirlere de Işık Olmuş Adam, Büyük ATATÜRK’ü Anarken!…




O günlerde , bir Fin Gazetesi ise ; onunla ilgili olarak şu yorumu yapıyor : ”ÇELİK MAVİ GÖZLERİNİ , TABİATIN GÜZEL AYDINLIĞINA YUMMUŞ OLAN İNSAN ; TABİATIN NE KADAR ÜSTÜNDE İDİ.” diyordu.
“Atatürk derdi ki ; ‘Göz yaşları , zaaf alametidir.’ Fakat , bu zaafın , insan hislerinin bir gösterisi olduğuna kim şüphe edebilir? Çünkü , Atatürk de , bu insani zaafa boyun eğmiş ve hayatında , sevinç ve keder gözyaşları dökmüştür. Hayata veda eden Atatürk için ise ; bütün bir millet çoğunluğu acı duymuş ve gözyaşları dökmüştür.” (92)

Atatürk’ün ebediyete intikalinden birkaç gün sonra , yine o günlerde , 21 Kasım 1938 tarihi ile ilgili olarak , Falih Rıfkı Atay , şunları söylüyordu :”Atatürk’ün Azameti önünden , Milletin Asil Büyüklüğünün geçtiği günlerdi ve biz ; bizden olana , bizim için çalışana ve uğraşana ağlıyorduk

Yine , Atay ; 28 Mayıs 1964 tarihinde ise , Dünya Gazetesinde , şunları söyleyecekti : ”İç ve Dış Politikada , 1938 Kasımı’ndan beri , Atatürk Yolu’nun neresinden bir adım saptıksa , başımızı belaya soktuk. Hele Laisizm’den sapış ; bizi , yeniden dağılma , çökme ve göçme tehlikesine doğru yöneltmiştir.”

Osmanlı Devletini yıkarak , onun yerine kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile ilgili olarak , Atatürk , şunları söylüyor , aradaki farkı ; yine de anlayamayanlar için , kesin şekilde belirtiyordu : “Türkiye Devleti ; bir Halk Devletidir , Halkın Devletidir. Geçmişteki kurumlar ise , bir Şahıs Devleti idi , Şahısların Devleti idi.”(93)

“Onun ebediyete intikali dolayısıyla ; yalnız , ulusunun kurtarıcısına ve devrimcisine değil ; yalnız , büyük devlet adamına ve askere değil , aynı ölçüde , bilimin de , anlayışlı bir dostuna , öncüsüne yas tutuyoruz”(94)

Ebediyete yürüyüşü üzerine ; Macar Basını’nda çıkan bir yazıda , ”iktidarı , azmi ve bahadırlığı ile , aman bilmeyen galiplerin uygulamaya kalkıştıkları “PRANGA SİYASETİNİ KIRAN” yönteminden söz edilmiştir.

“Ölüm ; Yenilmezi yendi , hakim bakışlı Madeni Mavi Gözleri kapandı. Fakat , muazzam eser bakii dir ve Türk Cumhuriyetinin Mazisi , gelecek için teminattır.”(95)

“(….) anlayışlardaki ayrılık her ne olursa olsun , anlama hususundaki emekler bir noktada birleşecek ; Türk Milleti ve İnsanlık var oldukça , her zaman , değişmez kalacaktır: Atatürk’ün büyüklüğüne inanmak.”(96)

“Bugün , Atatürk ; sadece bir milli kahraman değil , bir mefhumdur. Kemalisasyon ; bugünün ansiklopedilerinde , galip istilacılara ve müstemlekecilere karşı , bir milletin başkaldırması anlamına gelmektedir.” (97)

Diğer bir deyiş ile ifade edersek ; “Emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı Türk Ulusu’nun başkaldırması “ diyebiliriz.


____________

(92) Afet İnan , a.g.e.
(93) Orhan Koloğlu , “Mazlum Milletler Devrimleri ve Türk Devrimi”
(94) Arkeolog Dr. B. Bittel , ( Belleten , 1939, Sayı 10 )
(95) Bir Fransız Gazetesi , (Ali Fuat Erdem, a.g.yz.)
(96) Hasan Ali Yücel , a.k.
(97) Sadi Irmak , ”Atatürk’ün Hayat Kavsi” , a.k. ( Sadi Irmak , “Atatürk’ün Hayat Kavsi” (Kemalizm’den )





Büyük Önderimiz “Mustafa Kemal ; demokrasiye inanan , otokratik yaratılışlı bir liderdi. İktidar dizginlerini sınırsız yetkilerle tutması , amaçları hakkında beslenen kuşkuyu tahrik ediyordu. Muhalifleri ; sonuna dek iktidarı bırakmayacağını ileri sürüyorlardı.” (98)

Ama ; yukarıda belirtilen bu konu ile ilgili gerçekler , hiç de , amaçları hakkında böyle kuşku besleyen ve onu , çok haksız bir itham ile “diktatör” olmaya doğru gitmekle veya “diktatör” olmakla suçlayan muhaliflerinin söyledikleri gibi değildi. Çünkü , bir görüşe göre , Mustafa Kemal “Atatürk ; yurdunu , sahip olduğu bütün sevgi gücüyle severdi. İktidarı; hayal gücünün tutuşturduğu üstün yaradılışının ve bükülmez iradesinin sürüklediği bir hırsla isterdi. Ama , yalnızca , milletine en yararlı olan şeyi , kendi zihninde tasarlayıp kararlaştırdığı biçimde sağlayabilmek için .”
Bu itibarla o ; bilindiği üzere , “Kendi ayakları üzerinde durabileceği ve yolu öğrendiği zamana dek , halkımı , elinden tutup ben götüreceğim. Ancak ondan sonra , kendileri için iyi olanı seçebilirler ve kendi kendilerini yönetebilirler. O zaman , eserim tamamlanmış olacaktır.”(99) diyordu.

____________

(98) Feridun Ergin , “K. Atatürk” , Duran Ofset Matbaacılık , İstanbul 1978
(99) H . C. Armstrong “ Bozkurt”,5.B. , Çev: Gül Çağalı Güven , Yaylacık Matbaası , İstanbul 1997



Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.