Tekil Mesaj gösterimi
Eski 20.11.12, 19:33   #1
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Şu kafaya bak! Feminizm sapıklıktır




Feminizm sapıklıktır imamlara açık bir kadın hocalık yapamaz



Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi, feminizmin “sapık bir ideoloji olduğunu” yazdı ve “Diyanet’e feminist elemanlar sokularak dinin bozulmaya çalışıldığını” iddia etti.

İşte “Diyanet’te Militan Feministlerin Yeri Yoktur” başlıklı o yazı:

“Feminizm İslama, bilime, Kur'ana, Sünnete, gerçeklere aykırı sapık ve bozuk bir ideolojidir.

Gizli, derin, sinsi güçler Diyanet İşleri Başkanlığına militan feminist elemanlar sokarak dinimizi bozmaya çalışıyor.

İnsanlar erkek veya kadın hukuk önünde eşittir ama mutlak eşitlik yoktur.

Kadınların erkeklerden üstün tarafları vardır.

Erkeklerin kadınlardan üstün olduğu taraflar.

Soruyorum:

1. Niçin futbol takımları kadın erkek karışık değildir?

2. Niçin atletizm yarışmalarında kadınlar ve erkekler ayrı takımlarda yarışır?

3. Niçin ordularda kadınlarla erkeklerin sayısı eşit değildir?

4. Niçin millet meclislerinde kadın vekillerle erkek vekillerin sayısı eşit değildir?

Çünkü erkeklerle kadınlar her konuda eşit değildir.

Son yıllarda Diyanet kadrolarına binlerce müftü yardımcısı, vâize ve diğer kadın eleman doldurulmuştur.

İslam tarihinin hangi devrinde müftülerin kadın yardımcıları olmuştur? Hiçbir devirde...

Bir ara çok büyük bir vilayetimizin müftülüğü, imamlara açık bir hanımı müzik ve şan dersi hocası olarak tayin etmişti. Bu da İslam tarihinde görülmemiş bir bid'attir. İmamlara müzik ve şan dersi verilecekse bu iş ehliyetli erkek bir öğretmene verilemez miydi?

Büyük vilayetlerimizden birinin kadın müftü yardımcısı bundan birkaç yıl önce ilmî bir seminerde Sahih-i Buharî'de geçen bir hadis için "Peygambere söyletmişler" tabirini saygısızca kullanmıştı. Sahih-i Buharî Ehl-i Sünnet Müslümanlarının katında ve gözünde "Kur'andan sonra kitapların en doğrusudur", feminist bir Diyanetçi böyle bir sözü söyleme cesaretini nereden almıştır? Diyanet bu kadın müftü yardımcısı hakkında ne gibi muamele yapmıştır?

Kadın müftü yardımcısı olamaz.

Sadece kadınlara vaaz edecek kadın vaizeler olabilir.

Kız çocuklarını ve kadınları eğitecek kadın Kur'an hocaları olabilir.

Onların da mutlaka Ehl-i Sünnet ve Cemaat itikat ve mezhebinde olmaları gerekir.

Hiçbir din görevlisi ve Diyanet mensubu militan feminist olamaz. Çünkü feminizm İslam'a aykırı bozuk bir ideolojidir. Bir Diyanet mensubu nasıl Marksist, Nazi, rasist olamazsa feminist de olamaz.

İmamlara, açık genç bir kadın müzik ve şan hocalığı yapamaz. Erkek öğretmenlerin kökü mü kurudu ki, Diyanet böyle açık bir kadın hoca bulmuş?

İslam dini erkek Müslümanların, farz namazlarını cemaatle kılmalarını emr eder. Kadınlar isterlerse camilere gelebilir ve kendilerine ayrılan yerlerde namaz kılabilirler ama onlar için cemaat sünnet-i müekkede-i 'ayn değildir, namazları evlerinde kılmaları daha hayırlıdır.

Bir yatsı ve teravih namazında büyük camiye erkek cemaati sokmamak, mâbedin içini otobüs ve minibüslerle taşınmış kadınlarla doldurmak, on dört asırlık İslam tarihinde görülmemiş bid'at ve rezalettir.

Genç kadınlardan bir koro kurup erkeklere konser verdirmek, işte bunun İslamda ve Şeriatta yeri yoktur.

Feministler Kur'andaki muhkem hükümlerin bir kısmını reddediyor.

Miras konusundaki Kur'anî hükümleri reddeden dinden çıkar.

İslam dinine göre ailenin reisi erkektir.

Bir kısım militan ve aşırı feministler Ehl-i Sünnet İslamlığını yıkmak, onun yerine bozuk Fazlurrahmancılık mezhebini getirmek istiyor.

Bu feministler dinde reform, yenilik, değişiklik yapmak istiyor. Onlar dinimizi tahrif etmek istiyor.

M. Kemal bile bu kadarını yapmamıştı, Diyanet kadrolarına kadın elemanlar almamıştı.

Ülkemizde oldukça hürriyet vardır, militan ve reformcu feministler de hürdür ama onların Diyanet kadrolarında yeri yoktur.

Müslüman kadınların vazifesi Hz. Hatice, Hz. Fâtimatü'z-Zehra, Hz. Âişe, diğer Ezvac-ı mutahharat, Râbiatü'l-Adeviyye, Ehl-i Beyt'e mensup saliha hanımlar, veliyye hanımlar gibi taqvalı bir hayat sürmek, kadınlar alemine güzel bir örnek ve model olmaktır.

Buyursunlar Hz. Aişe gibi ilimde, fıkıhta, edebiyatta, en yüksek dereceye çıksınlar, buna kim itiraz edebilir?

Erkeklerle ihtilât etmemek şartıyla öğretmenlik yapsınlar, insanî hizmetler yapsınlar, hayır işlerinde yarışsınlar. Bunlara kim itiraz edebilir?

Feminist kadınlar, samimî iseler, devletin TC başlıklı vesikalarla niçin KDV'li seks köleliğine izin verdiğini sorgulasın ve protesto etsinler.

Esahhü'l-kitab bâde Kitabillah olan Buharî'deki sahih bir hadîs için "Peygambere söyletmişler" diyen zihniyeti protesto ediyor, bir Ehl-i Sünnet Müslümanı olarak hakkımı helal etmiyorum.

Laik bir düzende çarşaflı bir İslam kadını cumhurbaşkanı da olabilir, başbakan da... Feminist Müslüman kadınlar bid'at fantezilerini bir kenara koysunlar, laik rejimin başına çarşaflı güçlü kadınlar geçirmek için çalışsınlar.

İndira Gandi, Şansölye Merkel, Madam Thatcher gibi...

Bu dediğim, açık ve genç bir kadın öğretmene, imamlara müzik ve şan dersi verdirtmek kadar kolay olmasa gerek!”

Kaynak





Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.