Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12.12.12, 15:21   #1
Banemin
» » » Çapulcu « « «

Banemin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Konular: 491
Mesajlar: 11,755
Ettiği Teşekkür: 44572
Aldığı Teşekkür: 75964
Rep Derecesi : Banemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Çizgi Roman Kahramanları | Teksas-Tom Miks ve Diğerleri



Sevgili Mediter'in Kemalettin Tuğcu konusunda bana attığı laf üzerine böyle bir konu hazırlama fikri oluştu bende. Sıkıysa gelsin burada konuşsun şimdi.

Daha ufacık ve yeni okumayı sökmüş bir veletken abimlerin ellerinden düşürmedikleri bu çizgi romanlara dadanmıştım. Romanların isimlerine, içlerindeki karakterlere daha sonra değineceğim ama ben öncelikle bu kitaplarla ilgili olan anılarımdan bahsetmek istiyorum.

İnsanın önünde 3 haşarı abi olunca, çocukluğu da ister istemez renkli geçiyor. Yaşadığımız yerin atmosferi de buna çanak tuttuğu için çokça keyifli günler geçirdik.

En büyük hobimiz tabi ki futboldu. O zamanlar tam yuvarlak olmayan iç'li toplar vardı daha. Sibop'luları kim kaybetmiş ki biz bulacaktık. O zamanki futbol toplarımız, bir dış ve içine konulan balon benzeri ama çok daha dayanıklı olan bir içten ibaret iki parçadan oluşmaktaydı kısacası. Ama bu iç denen lanet şey zırt-pırt patlardı. Yırtılan dışını minarenin altındaki ayakkabıcı amcamıza diktirebiliyorduk ama iç'e çare bulamadığımız için Bakkal Patiriyot amcaya yeni iç için ödeme yapmak zorunda kalıyorduk.

Abimlerin ticari zekası bu anlarda devreye girer ve kocaman karton içindeki Teksas-Tommiks vb. kitaplarımız hemen Harman yerine çıkarılır ve mahallenin çocuklarına para ile okutulurdu. Ücret herkesin cebinde olduğu miktara göreydi. Kimi beleşe okurken, kimi 5 kuruşa, kimi ise 25 kuruşa varan ücretler öderlerdi. İş saatlerimiz ise topun parasının çıktığı süreye eşitti. Parayı bulduk mu tezgah kapanır ve bakkalın yolu tutulurdu. Maç beklemez.

Ticari zekamızla o zamanlar evimizin bitişiğindeki kömürlüğü sinemaya çevirmiştik. Kitaptan yeterli gelir elde edilememişse veya değişik bir aksiyon olsun diye burada girişi 10 kuruşa film oynatırdık. En büyük abim, döner sermayeden 25 kuruşu elime tutuşturur beni mum almaya yollardı. Onun daha önceden hazırladığı sana yağı kasasının (o zamanlar tahta kasalardaydı) dibini çıkararak gerdiği beyaz tülbentten oluşan perdemiz kömürlükteki yerine konurdu. Kapıda duran iki abim giriş ücretlerini aldıkları çocukları kömürlüğe sokar ve uslu uslu oturmalarını sağlarlardı. Belki inamayacaksınız ama bu seanslara mahallemizden annelerin de katıldığı çok olmuştur.

Büyük yönetmen Hüseyin abim perdenin arkasında yerini alır ve o zamanlar sakızlardan, leblebi tozlarından falan çıkan plastik figürleri perdenin arkasına dizerdi. Bu figürlerin pek çoğu o zaman resimli romanlardan tanıdığımız at üstünde ki bir kovboy, kızılderili, aslan, kaplan vb. şeylerdi. Onları kafasına göre sıralayan abim seslendirme işini de üstlenir ve mumu yakarak filmi başlatırdı.

Elindeki mumu perdenin arkasında salladıkça titreşen alev plastik figürlerin perdeye düşen gölgelerini hareketlendirirdi. Abim, kaçan kızılderiliye "Oturan boğa", arkasındaki kovboya Tom Miks veya Teksas gibi bir isim verir ve kafasına göre heyecanlı bir takibi anlatmaya başlardı. 25 kuruşluk mum bittiğinde film de bitmiş olur ve herkes mutlu mesut sinemamızı terkederdi.

Ne çok uzattım ya!.. Siz bakmayın bunu söylediğime. Birazdan çocukluğumuzun kahramanlarını tanıtırken, daha çok çekeceğiniz var benden diye düşünüyorum.




Banemin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
17 Üyemiz Banemin'in Mesajına Teşekkür Etti.