Tekil Mesaj gösterimi
Eski 15.12.12, 16:28   #1
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Japon Savaşçı Sınıfı Üyeleri | Samuraylar

Japon Savaşçı Sınıfı Üyeleri | Samuraylar
Samuray adı, sanayi öncesi Japonya’sında savaşçı sınıfı üyeleri için batıda yaygın olarak kullanılan bir terimdir. Japonya’da bu savaşçılara Bushi denmesi yaygındır. Bugün Samuray terimi o zamanın soylu savaşçıları için kullanılıyordu. Ashigaru (Piyade asker) diye anılan askerler samuray sınıfına girmiyor. Efendisiz kalmış olan samuray ise Ronin olarak adlandırılıyor.





  • Etimoloji
Kelimenin kökeni Japonya’da Heian Dönemi öncesine uzanıyor. Muhtemelen Saburai adından gelmekte (Saburai= Hizmetkar ya da refakatçı). Azuchi-Momoyama ve Edo Dönemi'nde Samuray terimi, Saburai kelimesinin yerini almış, anlamı ise çok önceden değişmiştir (hizmet veren ya da koruyucu olarak).





  • Tarihi - Kökeni
Japon Kraliyet orduları, savaş ya da isyan durumunda ihtiyaç duyulacağından Japon illerine dağıtılmış olan acemi askerlerden oluşuyordu. Çin ordusu model olarak alınmıştı. Askerlerin üçte biri savaşabilecek yetişkin erkeklerden ibaretti. Her asker kendi silahından ve malzemesinden sorumluydu.

645 yılındaki Taika reformları ve 702 yılındaki Taiho zamanı (Taiho code) ile birlikte yapılmış olan toprak reformu ve düzgün vergi sistemi sonrası güçlü soylu aşiretler oluşmaya başladı. Vergi verenlere çiftçiler ve askerler de dahildi. Vergilerden ve askerlikten kurtulmak isteyen küçük çiftçiler topraklarını manastırlara ya da aristokrat kişilere satıp, sonrasında toprakları yeni sahiplerinden kiralıyorlardı. Böylelikle büyük çiftçiler ve taraftarlar, efendi ve hizmetkar topluluğu ortaya çıkmıştı. Bu yönteme Kishin (bağış) deniliyordu. Kishin yöntemi ile birlikte pek de etkin olmayan ve zor yönetilen zorunlu askerlik sistemi de çökmüş oldu. Erken Heian döneminde İmparator Kammu (737 – 806) kendi topraklarını kuzey Honshu bölgesi ile birleştirip genişletmek istiyordu. Ordularını kuzeyde hala Yayoi döneminin eski geleneklerine göre yaşayan Ezo halkının üzerine sürüp, itaat etmelerini sağladı.


Edo Dönemi'nden Samuraylar



780 yılından itibaren Ezo halkına karşı savaşan zorunlu askerler, askeri açıdan çok kötü olduklarını kanıtladılar, aralarında en güçlü askeri birlik ise elit süvarilerdi. Böylelikle zorunlu askerlik ortadan kaldırılıp, gönüllü askerler orduya alındı. Ancak bu durumda da ülke çapında bir güvenlik sağlanmış değildi. Özellikle uzak illerdeki durum gittikçe kötüleşiyordu, öyle ki yerel büyük çiftçiler güvenliği sağlamak için, kendileri düşmana karşı savaşıyordu. Bu savunma süresince o kadar başarılılardı ki, bazı aileler imparatorluk ailesinin askeri emirlerini yerine getirebilecek özelliklere sahip olmuşlardı – ve casalet kılıcı doğmuştu (Buke)

Heian döneminde (794 – 1192) Samuraylar öncelikle imparatorluk sarayının korunması ile görevliydi. Samuraylar hükümdar tarafından donatılıyordu. Savaş tekniğindeki ustalıklarını sürekli geliştirmek zorundaydılar. Askeri birliğin başlarda en büyük avantajı dağda savaşma ve ok atma tecrübesi olsa da, samurayların üstün olduğu feodal dönemde mükkemel bir savaşçı ünvanı olan Yumitori (Okçu) büyük bir öneme kavuşmuş, hatta kılıç dövüşçülerinden bile daha fazla öneme sahip olmuşlardı.



  • Yükselişleri
Samuraylar ilk başlarda imparatorun ve soylu kabile mensuplarının hizmetinde olan askerlerdi. Şogunluğun yükselmesi ve askeri aristokrasinin yükselişiyle, samuraylar da yönetici kademesine yükseldiler.

Bölgesel feodal hükümdarlar (Daimyo) güçlerini birleştirip, insan gücü ve kaynaklar toplarken, Toryo (liderlik) odaklı hiyerarşik bir düzen kurdular. Bu liderler ya imparatorun bir akrabası ya da soylu üç klanın en düşük rütbeli üyesinden biri oluyordu (Üç soylu klan: Fujiwara, Minamoto ve Tairo aileleri). Liderlerin gönderildikleri illerdeki hakimiyeti dört yıl ile sınırlı olmasına rağmen, görevleri bittikten sonra kendilerine hükümetten sadece ufak görevler verileceğini bildikleri için, oldukları illerde kalmaya devam ettiler. Konumları babadan oğula geçerek, Heian Dönemi’nin ortasında sonuna kadar olan süreçte feodal hükümdar olarak Japonya’daki isyancılara karşı savaştılar.


Askeri ve ekonomik güçlerinden dolayı feodal hükümdarlar siyasette ve imparatorluk sarayında güç faktörü oluşturmaya başladılar. Heian Dönemi sonlarına doğru Hogen İsyanı’na katılmaları güçlerini sağlamlaştırmaya yaradı. 1160’da, Heiji İsyanı sırasında rakip olan Minamoto ve Taira klanları ile arasında savaş çıktı. Savaştan galip çıkan Taira ailesi lideri Taira no Kiyomori (1118 – 1181) o zamana kadar ilk defa bir savaşçıya verilen ünvanla, imparatorun danışmanlığına getirildi ve hükümetin kontrolünü ele geçirdi. Böylelikle samuray egemenliğindeki ilk yönetim hükümetini kurdu, imparatoru da sadece törensel faaliyetler için görevlendirdi.



  • Japonya’nın Feodal Dönemi
1180 yılında Taira ve Minamoto aileleri arasında başlayan Gempei Savaşı 1185 yılına kadar sürdü. Savaş galibi Minamoto no Yoritomo (1147-1199) 1190 yılında Kyoto’ya gitti ve orada Seii-Tai-Shogun (Şogun ünvanının aynısı, sadece uzun hali) ünvanını aldı ve Kamakura Şogunluğu’nu kurdu (1192 – 1333).

Moğol imparatoru Kubilay Han erken Feodal Dönemi’nde imparatorluk sarayına elçiler yollayarak, Japon imparatorunun teslim olmasını istedi. Japon imparatoru Kubilay Han’ın bu isteğini reddedip, elçileri geri yolladı. Moğollar Kubilay Han’ın emrinde 1274 yılında 900 gemi ve 23.000 askerlik bir orduyla Japonya’ya saldırdı. Moğolların saldırısı başarısız oldu, birçok gemileri kamikazeler tarafında tahrip edilip, ağır hasar gördü.

Birkaç yıl sonra Kubilay Han tekrar elçi gönderdiğinde, Japon imparatoru elçilerin kafalarını kestirdi. Yıllar sonra, 1281 yılında Moğollar bu sefer 4500 gemi ve 142.000 askerlik daha büyük bir ordu ile şanslarını tekrar Koan Savaşı’nda denediler. Fakat kötü hava şartları ve yerli halkın direnişi ile yine başarısız oldular. 1294 yılında Kubilay Han’ın ölümünden sonra Moğollar istila planından vaz geçtiler.

Savaş kazanılmış olmasın rağmen, ülkede pek çok sorun vardı. Savaştan dolayı tarımın ihmal edilmesi Japonya’da kıtlığa ve birçok samurayın da efendisiz Ronin olmasına sebep oldu. Birçok tarihçi tarafından Japonya’daki kaos ve kıtlık samuray tarihinin en karanlık dönemi olarak kabul edilir.

Zamanla güçlü feodal samuray hükümdarları ismen saray aristokrasisinin altında olan savaş soyluları oldular. Samuraylar saray geleneklerine uyarak hat, şiir ve müzik öğrenirken, saray asilleri de samuray becerilerini öğrendiler. Çeşitli entrikalar olmasına rağmen, gerçek güç şogun ve savaşçıların ellerindeydi.


Sengoku Dönemi esnasında (Savaşan illerin dönemi; 1467-1568) Japon sistemi çok esnekti ve alt sosyal tabakadaki erkekler de savaşçı olarak isim yaparak samuray olabiliyorlardı. Piyade bir askerin oğlu olan Toyotomi Hideyoshi (1536 – 1598)’nin hızla Birinci Bakanlığa yükselmesiyle bu durum değişti. 1586’da bir kanun çıkartıp, samuray kast sisteminin kalıtsal ve kalıcı olduğunu, samuray olmayanların ise kılıç taşımalarının yasak olduğunu ilan etti.


Tokugawa şogunluğu veya
Edo Dönemi esnasında (1603 – 1867) samuraylar savaşçı olmak yerine, çoğunlukla saraylı, bürokrat ve yönetici oldular. Bu dönem içinde ilk olarak bir Avrupa’lının (William Adams) samuray ünvanı aldığı tahmin ediliyor. Katan ve Wakizashi kılıçları günlük kullanılan silahlar yerine, daha çok gücün sembolik amblemi olmaya başladı. Buna rağmen samurayların kendilerine saygı göstermeyen her vatandaşı öldürme hakları vardı. Bu hakkı ne derecede kullandıkları bilinmemekte. Hükümet feodal hükümdarlara ordularını küçültmeleri için zorlama yaptıktan sonra, işsiz kalan Ronin’ler (efendisiz samuray) toplumsal bir sorun haline gelmeye başladı.

Japonyanın tanınmış savaşçılarından Miyamoto Musaşi bu dönemde meşhur Beş Çember Kitabı’nı yazdı (1643). Ustalarının zorunlu intiharının intikamını alan 47 efendisiz samuray olayları, halk arasında savaş onuru ile Tokugawa Şogunluğu tarafından oluşturulan hukuk sistemi arasında çatışmalara sebep oldu. 47 Ronin isimli film bu olayları anlatmaktadır.

1860 Yılından




Kaynak Antı değildir, tercüme bana ait

LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
16 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.