Tekil Mesaj gösterimi
Eski 30.12.12, 17:27   #1
Subutay
Eflamor

Subutay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 166
Mesajlar: 2,717
Ettiği Teşekkür: 30889
Aldığı Teşekkür: 14584
Rep Derecesi : Subutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Çözüldü Sana Gül Bahçesi Vadetmedim - Joanne Greenberg

Sana Gül Bahçesi Vadetmedim
Joanne Greenberg






AFD:

Yazarın ilk olarak Hannah Green takma adıyla yayımladığı eser. Yazar kitabında yaşamış olduğu şizofreni hastalığıyla mücadelesini anlatıyor.

Şizofreniyi filmlerden ve kitaplardan duyduğum kadarıyla üstünkörü biliyordum ve hayatımda hiç şizofreni hastasıyla karşılaşmamıştım. Bir şizofreni hastasının neler yaşadığını bu kitabı okuyana kadar asla tahmin bile edemezmişim.

Romanımızın kahramanı Deborah'a paranoid şizofreni teşhisi konar ve Deborah henüz 16 yaşındayken ailesinden ayrılarak akıl hastesine yatırılır. Doktoru Fried onun iyileşmesi için üstün bir gayret gösterirken Deborah'ın kendi yarattığı, hayali dünyası Yr'nin kahramanları, asıl gerçekliğin Yr olduğunu ve Deborah'ın asla diğer insanlardan biri olmadığını dile getirir. Deborah iki dünya arasında amansız bir mücadele verir.

Dr Fried'in yardım çabalarına karşı Yr'nin baskın tutumu, Deborah'ın ikilemdeki çaresizliği... Çetin bir savaşım olan bu iyileşme sürecine; Deborah'ın, annesinin, babasının ve doktorunun gözünden bakacağız...

Bence kesinlikle okunmalı, bir şizofreni hastasının aslında nelerle mücadele ettiğini anlamak ve onlara önyargıyla yaklaşmamak açısından çok yararlı olacağını düşündüğüm bir eser.

Kitaptan Notlar:

"- Adalet uygulanmıyorsa, namussuzluk örtbas ediliyorsa ve inançlarını koruyan insanlar acı çekiyorsa, sizin gerçekliğiniz ne işe yarıyor peki?

- Bak, dinle beni,

Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben.
Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim...
ve hiç bir zaman huzur ya da mutluluk vadetmedim.
Sana ancak bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim.

Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım.

Ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir.

Ben yalan şeyler vadetmem hiç.

Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır...

Üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur!"

"Yanına gidip omzuna dokunmalı ve bir şeyler söylemeliyim, diye düşündü Debroah. Ama yerinden kıpırdamadı, Gitmem gerek, çünkü aynı şey bana da oldu, bunu benim kadar kimse bilemez, nasıl bir şey olduğunu... Ama ayakları ayakkabılarının içindeydi ve ayakkabıları Sylvia'ya doğru gitmiyordu bir türlü; elleri de iki yanında duruyor, hiç hareket etmiyordu. Birlikte geçirdiğimiz ve benim için sessizliği böldüğü o karanlık gecenin hatırı için gitmeliyim... "



Orjinal Adı: I Never Promised You a Rose Garden
Çeviri: Nesrin Kasap
Metis Yayınları
Temmuz 2010 18. Basım
282 Sayfa
__________________
Asya boz kırlarında bir bebek dünyaya geldi. Bu bebeğe asya stepleri beşik oldu. Rüzgarlar şarkı söyledi ona. Yıldızlar yol gösterdi. Yağmurlar yıkadı. Bu bebek büyüdü ve ona Türkadını verdiler. Türk büyüdü kasırga oldu tayfun oldu. Türk budur. Türk tayfundur, kasırgadır, Boradır. | Mustafa Kemal Atatürk.






la şey e vaki ün mutlak bel küllün mümkin
nisi credideritis non intelligentis
Subutay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
20 Üyemiz Subutay'in Mesajına Teşekkür Etti.