Tekil Mesaj gösterimi
Eski 08.01.13, 23:39   #1
Dilaver
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,679
Ettiği Teşekkür: 18751
Aldığı Teşekkür: 20027
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Atatürkün Ölümündeki Sır ! Masonların Ölümdeki Eli..

1 Ağustos 1948 tarihli Yunan ‘Halkın Sesi’ gazetesinde Bulgar Yahudilerinden 33. dereceli Farmason AVRAM BENAROYAS'ın Atatürk’ün ölümü ile ilgili açıklaması ise şöyle:

“MEFKÛREMİZİ İMHA EDİCİ DARBE VURANLARIN ÂKIBETİ, FECİ ŞARTLAR ALTINDA ÖLÜMDÜR. TÜRKİYE’NİN MAĞRUR SARI DİKTATÖRÜ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, 10 EKİM 1935 TARİHİNDE ANKARA’DA ÇANKAYA KÖŞKÜNDE DOKTO
R MİM KEMAL ÖKE’YE HİTABEN, ‘MASON CEMİYETİNİN FAALİYETİNİ İNKILÂPLARIMA MUARIZ GÖRDÜĞÜM İÇİN KAPATILMASINI ELZEM GÖRDÜM. BU DAKİKADAN İTİBAREN BU CEMİYETİ ÖLMÜŞ BİLİNİZ VE DİRİLTMEYE TEŞEBBÜS ETMEYİNİZ’ DEMİŞTİ. MUHTELİF MEMLEKETLERDE, SİSTEMLİ VE METOTLU BİR TARZDA ÇALIŞAN, BİZE HER SURETLE HİZMET EDEN 5’İNCİ KOLUMUZ MASONLARDIR. TÜRKİYE’DEKİ MASONLAR, ATATÜRK’E KARŞI GAYET MÜŞFİK VE DOSTANE VAZİYET ALDIKLARI HÂLDE, MAĞRUR DİKTATÖR YERSİZ VEHİME KAPILARAK YUKARIDA ZİKREDİLEN TARİHTE MASON CEMİYETİNİ LAĞVETTİ. O ZANNETTİ Kİ; BÜTÜN MUHALİF VE MUARIZLARINI TASFİYE VE BERTARAF ETTİĞİ GİBİ MASONLARI DA TASFİYEYE TABİ TUTMAYA MUVAFFAK OLACAKTIR. FAKAT ASLA!”.

KREMLİN KARAR ALIYOR:

Kitapta Avram Benaroyas’ın dehşet verici açıklamaları ise şöyle devam ediyor:

“TÜRKİYE’DEKİ MASON CEMİYETİNİN ATATÜRK TARAFINDAN KAPATILARAK FAALİYETLERİNİN DURDURULDUĞUNU, MOSKOVA’DA TARİHÎ BİR YERDE YOLDAŞLAR ARASINDA YAPILAN BİR TOPLANTIDA İŞİTTİĞİM ZAMAN, BEYNİMDEN OKLA VURULMUŞ GİBİ SERSEMLEDİM. HEYECANDAN ŞAŞIRMIŞ BİR HÂLDE ORADAKİLERE ŞAŞKINLIK İÇİNDE, BU NASIL OLUR? NEDEN KAPATILIRMIŞ! BUNA İMKÂN YOKTUR! KAPATILDIĞI DA BİR GERÇEK HA! BU BÖYLE OLDUĞUNA GÖRE, O SARI LİDER ORTADAN SURET-İ KATİYETLE KALDIRILACAKTIR DİYE HAYKIRIYORDUM. ATATÜRK’ÜN MASON CEMİYETİNİ KAPATMASI BİZİ PEK DERİN BİR DÜŞÜNCEYE SEVK ETMİŞTİ. İLK ANLARDA KEMAL ATATÜRK’Ü SİLÂHLA ORTADAN KALDIRMAYI DÜŞÜNDÜK. ÇÜNKÜ, O, FELSEFEMİZİN TÜRKİYE’DE YERLEŞME İMKÂNLARINI ORTADAN KALDIRMIŞTI. KENDİSİNİN DE ORTADAN KALDIRILMASI SON DERECE ELZEMDİ. NİHAYET BİR GÜN KREMLİN KAT’İ KARARINI VERDİ. ONUN ÖLÜMÜ ESRARENGİZ OLACAK VE KENDİNE GÖRE ESRAR ARZ EDECEKTİ.”

“ATATÜRK, HAYATINI BİZE TESLİM ETTİ” !

Avram Benaroyas’ın açıklamalarında mason cemiyeti kapatıldıktan sonra mason biraderlerin, cemiyet sanki hiç kapatılmamış ve Atatürk’le aralarında hiçbir ihtilâf yokmuş gibi vaziyet aldıklarını ifade ettiği açıklamasında,

“İMKÂN BULDUKÇA, ONUN HER HAREKETİNİ ALKIŞLADILAR VE ZAMANLA ONUN ETRAFINDA BİR ÇEMBER VÜCUDA GETİRDİLER Kİ, SARI LİDER KENDİLİĞİNDEN BU ÇEMBERİN İÇİNE GİRİP BİZE HAYATINI TESLİM ETTİ. DOKTORLARIMIZ ATATÜRK’ÜN ÖLÜMÜNÜN ANİ OLUŞUNU TEHLİKELİ GÖRDÜKLERİNDEN, 1937 YILI ORTALARINDA İSMİNİ AÇIKLAYAMAYACAĞIM BİR DOKTOR, BAZI ŞÖHRETLERE DAYANARAK ATATÜRK’E İLK DARBEYİ SİNİR ORGANLARINI ZAAFA DÜŞÜRMEK SURETİYLE İNDİRDİ. BÖYLELİKLE GÖSTERDİĞİ TEDAVİ USULÜ, ATATÜRK’ÜN SİNİR ORGANLARINI FELCE UĞRATTI. ATATÜRK’TE ZAMAN ZAMAN BURUN KANAMALARI, BAŞ DÖNMELERİ, İSTİFRALAR, KARŞISINDAKİ ARKADAŞI TANIYAMAZLIKLAR KENDİNİ GÖSTERMEYE BAŞLADI. ONUN PEK ELİM BİR VAZİYETTE OLDUĞUNU, BEŞİNCİ KOLLARIMIZIN AJANLARI, GİZLİDEN GİZLİYE YAYMAĞA VE HASTALIĞIN ÖLDÜRÜCÜ OLDUĞUNU EFKÂRI UMUMİYEYE DUYURARAK MİLLÎ HİSLERDE ZAAF HÂSIL ETMEYE ÇALIŞTILAR. ATATÜRK’ÜN HASTALIĞI EFKÂRI UMUMİYEDE ŞÜYÛ BULUNCA VAZİFEMİZİN BİRİNCİ FASLI MUVAFFAK OLDU”

NALÇACI KREMLİN’DE:

Kitapta bundan sonraki aşamalara ise yine Yunan Halk cephesi gazetesinden alınan Farmason Apostolos Grazos’un açıklamalarında yer verilmiş. Apostopolos’un açıklamalarında,

“FİLİSTİN SİYON KOLONİLERİNİ MEYDANA GETİRMEK İÇİN, OSMANLI İMPARATORLUĞU’NU PARÇALADIK. BUNDAN SONRA YAPILMASI ELZEM OLAN, İKİNCİ, ÜÇÜNCÜ VE DÖRDÜNCÜ VAZİFELER GELİYOR VE BUNLARI SERİ OLARAK TATBİK ETMEK İSTENİYORDU Kİ ; DOKTOR ABRAVAYA VE FİSSENGER CİDDEN BU İŞTE FEDAKARÂNE ÇALIŞTILAR. BAZI AVRUPALI TIP DAHİLERİ, SİROZ MÜTEHASSISLARI, SARI LİDERİN HASTALIĞI İLE MEŞGUL OLMAK İSTEDİKLERİNİ BİLDİRMİŞLERSE DE; TÜRKİYE’DEKİ MUKADDES ÜÇGENİMİZİN MEYDANA GETİRDİĞİ MUHKEM MEVKİ VE SELÂHİYETLERİNİ CEMİYETİMİZE MUHALİF OLANLARA SARI LİDERİN TEDAVİSİNDE VAZİFE VERMEMEKLE BİZE PEK ÂLÂ İSPAT ETTİLER. SARI LİDERİN ÖLÜMÜ BİR GÜN MESELESİ HÂLİNE GELMİŞTİ. ONUN ÖLÜMÜNDEN HER SURETLE İSTİFADE ETMELİYDİK. TÜRKİYE’NİN İKİNCİ MASON LİDERİ KİMYAGER MUSTAFA HAKKI NALÇACI, BUNUN ÜZERİNE KREMLİN’E DAVET EDİLDİ. ÜSTAD MOSKOVA’YA VARDIĞINDA YÜZÜ SARARMIŞ VE KORKAK, ÜRKEK BİR HÂLE BÜRÜNMÜŞTÜ. SOVYET HARİCİYE KOMİSERLİĞİ, NALÇACI BİRADERİMİZE SAMİMİ ALÂKA GÖSTEREREK KENDİSİNİ HOŞNUT ETMEK İÇİN BÜTÜN İMKÂNLARINI SEFERBER ETMİŞTİ” deniliyor.

GENELKURMAY ÖĞRENİRSE

Masonların Türkiye’nin ikinci mason lideri Mustafa Hakkı Nalçacı’yı Kremlin’e davet etmesinin ardından Apostolos Grazos’un açıklamaları kitapta şu şekilde devam ediyor:

“MOSKOVA’YA ULAŞMASININ HEMEN AKABİNDE, BÜYÜK VE ŞAHANE BİR YERDE İLK TOPLANTI YAPILDI. BEN, LAURENTİ BERİA İLE YAN ODADA SES ALMA CİHAZIYLA İÇERİDE CEREYAN EDEN MUHAVERE VE MÜZAKEREYİ TAKİP EDİYORUM. NALÇACI, TÜRKİYE’NİN SİYASÎ VE ASKERÎ İCRAATINA VE KUVVETİNE DAİR ETRAFLI MALÛMAT TAŞIYAN, BİR DOSYAYI TEVDİ ETTİ. BİRKAÇ GÜN SONRA ANLADIM Kİ, NALÇACI’NIN TEVDİ ETTİĞİ BU DOSYADAN KREMLİN ÇOK MEMNUN KALMIŞTI. NALÇACI, ATATÜRK’ÜN MASON DOKTORLAR TARAFINDAN YANLIŞ TEŞHİS VE TEDAVİ NETİCESİNDE ÖLDÜRÜLDÜĞÜ, TÜRKİYE GENEL KURMAYI TARAFINDAN ÖĞRENİLİRSE, GAYET MÜŞKÜL VAZİYETE DÜŞECEKLERİNİ VE EĞER BU ÂKIBETE MARUZ KALIRLARSA, KREMLİN’İN ÇANKAYA NEZDİNDE SİYASÎ BİR TAZYİK YAPARAK SERBEST BIRAKILMALARININ TEMİNİ HUSUSUNDA ISRAR EDİYORDU. YOLDAŞLAR, HER VESİLE İLE TÜRKİYE’DEKİ MUKADDES ÜÇGENİMİZİ MÜDAFAA ETMENİN KENDİ MENFAATİMİZ İCABI OLDUĞUNU İZAH ETTİKLERİNDE, NALÇACI BUNDAN MEMNUN OLDUĞUNU ANLATMAYA ÇALIŞIYORDU. NALÇACI’NIN ATATÜRK’ÜN ÖLÜMÜNÜ MÜTEAKİP, NAZIM HİKMET’İN RİYASETİ ALTINDA BİR HÜKÛMETİN TEŞEKKÜLÜ, GAYRİ İHTİYARÎ BAZI DEDİKODULARIN VE TEREDDÜTLÜ DÜŞÜNCELERİN ÇIKMASINA YOL AÇACAĞI, ÖLÜMÜ TABİÎ SEBEPLERDEN OLMAYIP, KASIT OLDUĞU ÖĞRENİLİRSE MÜRTECİ MAREŞAL ÇAKMAK’IN TABANCASINA HEDEF OLUNACAĞI İTİRAZIYLA KARŞILAŞTI, DENİLMEKTEYDİ.”

“Agoni” kitabındaki belgelerin ve iddiaların ciddî boyutlar taşıdığı açıktır. Bu konuda, Türkiye’deki mason derneklerinin sessiz kalması düşünülemez. İddialara karşı mason derneklerinin yapması beklenen açıklama, konunun gereği gibi aydınlanmasına yardımcı olacaktır."

GÜNÜMÜZDE DURUM NEDİR?

Devletin bir çok kurumuna sızmış olan masonlar ülkemizi sömürmeye,altını oymaya devam ediyor. Bizlerse gözleri bağlı, körebe oynar gibi sorunları çözmekle boğuşuyoruz. Ama çiban hala mikrop yaymaya devam ediyor. Üstelik ekonomik yönden çok daha güçlü olarak!..
kaynak http://www.mevzuvatan.com/haber_deta...n-olumdeki-eli
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti