Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.01.13, 13:26   #1
Banemin
» » » Çapulcu « « «

Banemin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Konular: 491
Mesajlar: 11,755
Ettiği Teşekkür: 44572
Aldığı Teşekkür: 75963
Rep Derecesi : Banemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Klasik Bir Türk Sanatı | Edirnekari








Türk sanat tarihine önemli örnekler kazandıran Edirne 15. ,16. , 17. yy larda siyasi bir merkez olma durumu yanında imparatorluğun sanat merkezi ünvanına da sahip olmuştur.


Edirne bu ilk şâşalı devrinde Türk sanatının en büyük temsilcileri arasına girmiş ve tahtını uzunca bir süre korumuştur.

Edirne nin coğrafi yapısı gereği bir geçit yeri olması, şehrin sosyal bünyesi kadar sanat hareketlerine de tesir etmiştir. Fakat Edirne, bu etkileşimi kendi süzgecinden geçirip geçmişiyle harmanlayarak değişimden yeni bir uslübun doğmasına ve bu uslübun da kullanıldığı her yerde Edirne nin ismiyle anılmasında rol oynamıştır.





Türk rokokosu ya da Edirnekârî olarak bilinen bu sanat tekniğine Edirneli ustalar muazzam bir şekilde uyum sağlayıp, bu sanat akımını şaha kaldırmışlardır.

Edirnekari ağaç işlerini üç grupta toplayabiliriz.
a) Oyma Eserler
b) Kakma Eserler
c) Boyama (bezekli) Eserler
Bu eserlerin uygulama alanı oldukça geniştir.





Birkaç örnek verecek olursak
· Tavan işlemeleri
· Yüklükler
· Köşe dolapları
· Sini altları
· Yazı çekmeceleri
· Kavukluklar
· Sandıklar
· Rahleler
Günlük kullanımdaki aklımıza gelen kapaklı ve çekmeceli birçok materyal bu teknikten nasibini almıştır.





Süsleme üslubuna gelince, geometrik motifler pek kullanılmamıştır. Fakat Barok ve Rokoko üslubu kendini baskın bir şekilde hissettirmiştir.

Genellikle laleler, sümbüller, karanfiller, gelin çiçekleri, meyva tabakları veyahut meyve sepetleri, daire, kemer ve yıldızlara yer verilmiştir.


Saraya yapılan işlere bakıldığında, bunların yanı sıra özellikle yazı çekmecelerinde Rumîler, Hataîler, Pençler ustaca ellerden çıkarak muazzam tasarımlar oluşturulmuştur. Diğer bir motif özelliği ise buketlerdir. Genellikle Edirnekârî ciltlerde ve dolap kapaklarında kullanılmış olup laleler, sümbüller, naturalist çiçekler bellerinden kurdela ile bağlanarak veyahut bir vazo içerisine konularak resmedilmiştir.

Cilt kapaklarında Edirnekârînin kullanılmasının, İranlı ustalar eliyle Osmanlı topraklarına girdiği sanılmaktadır. Ciltte bu sanatın gelişmesindeki önemli bir etken Edirne de diğer yerlerde olmayan aherli ve mühreli kağıtlardan meydana getirilmiş dış muhafazası lake ciltli kalın ve ince defterler yapılıp memleketin her tarafına hatta diğer ülkelere bile ihrac edilmesidir.





Edirnekârî nin önemli ustalarından birkaç örnek verecek olursak; bunlardan başlıcaları şunlardır:


Yusuf Mısrî, Hacı Ömer, Mehmet Vehbi
, Ali el Üsküdarî, Haşim Dede, Bendi-er Rahim, Mehmet Şerif , Derviş Ali, Şahsuvarzâde Derviş.

Edirnekari nin en güzel örnekleri Edirne Müzesi nde ve Topkapı Sarayı Müzesi nde mevcuttur. Özellikle Topkapı Sarayı ndaki III.Ahmet in Yemiş Adası görülmeye değer eserler arasındadır. Selimiye Camii müezzin mahfili Edirnekârî nin klasik desenlerle uygulanmış en güzel örneğidir. Daha ziyade klasik desenlerimiz mahfil tavanlarındaki Kündekârî veyahut çıtalı işlerde kendini göstermektedir.





Edirnekârî'nin Yapım Tekniği

Usta tarafından hazırlanan eser, kaba perdahı yapıldıktan sonra süslenecek yüzeylere üstübeç ve nişadır karışımı bir astar çekilir. Daha sonra fon rengi (yeşil, açık mavi, kahverengi, kirli sarı) atılır. Desen geçildikten sonra motiflerin tahrirleri çekilir. Akabinde içleri boyanır. Nakışlar kuruduktan sonra lak denilen bir tür vernikle parlatılır.

Mahfil altlarına gelen süslemelerin bazı kısımları ise kabartılmıştır. Bu kabartmalar da bazen leblebi tozu ve gomalak, bazen ise alçı ile gomalak karıştırılarak kabartılmış üzerine altın varak uygulanmıştır. Bunun sebebi ise altının her açıdan parlayabilmesidir.




Derleme
__________________
Ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde, vazgeçmeyi bildim...

Banemin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Banemin'in Mesajına Teşekkür Etti.