Tekil Mesaj gösterimi
Eski 23.01.13, 11:36   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,784
Ettiği Teşekkür: 21564
Aldığı Teşekkür: 11276
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Bilgisizlik, İlgisizlik ve Türkiye

Bilgisizlik, İlgisizlik ve Türkiye

Bir halkın maruz kalacağı en büyük felaketlerden biride Eflatunun dediği gibi cahiller tarafından idare edilmesidir. Türkiye'de son 11 yıldır Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Bakanlık gibi makamları işgal edenler, emrindeki kurumlar içinde hiç bir zaman hükümran olamamış, zaten kendileride geçtiğimiz aylarda yaptıkları konuşmada, aynen şu cümle ile acizliklerini ifade etmişlerdir. "İktidar olduk ama muktedir olamadık" demişlerdir.

İktidar olup müktedir olamayanlar F gurubu ve tarikat militanlarının Emniyet ve Hukuk camiası içinde silahlı üniformalı, silahsız ünüformalı militan haline gelmesine mani olamamış, kahvehanedeki Ahmet Ağa Mehmet Ağa misali kahvehane politikasının ötesinde Akademik olamamışlardır.Tek neden bünyelerinde olan bilgi yoksunluğu daha açık ifade ile cehalettir. Zaten irtica yanlısı olanlardan da aydınlık ve parlak yarınlar beklenemez. Türkiye ne çektiyse Erdoğan gibi bilgi yoksunu cahil idarecilerden çekti.

AKP Başbakanı Türkiye Cumhuriyetini hiç alışık olunmayan, demokratik devlet idare adabına yakışmayan şekliyle idare etmeye çalıştı ve angaje olduğu AB hukuk normları dışına çıkarak, Anayasa referandumuna gitti, Anayasa'da yapılacak değişikliklerin neler olduğunun farkında olmayan, değişecek olan hükümlerin neler olduğunun farkında olmayan, neye oy verdiğinin dahi bilincinde olmayan % 58 içinde mütalaa edilen insanlara oylatmış, oradan gelen yüzeysel yetki ile uyum kanunları çıkarmaya kalkmış, yeni HSYK, Anayasa Mahkemesi kuruluşuna ve oluşumuna ilişkin kanun, Yargıtay, Danıştay ile ilgili kanunlar yürürlüğe girmiş, arzu edilen yandaş hukuk sistemi oluşturulmuş ve hemen yandaş eylemlere girişilmiştir.

Tüm bu yapılanların hukukun üstünlüğüne, bağımsız yargının tesisine, adalet sisteminin adil olmasına hiç bir müspet katkısı olmamış, aksine vatandaş yargıdan, adil yargıdan ümidini kesmis, tarikat ve cemaat polisi olma istidadı gösteren polisi gördüğünde kaçar hale gelmiştir.

Yandaş hale getirilen yargı ve bu yargıya atamalar ile blok halde hareket etmesine imkan sağlayan eylemler sonucu, AKP nin beğenmediği kararlara imza atan hakim ve Savcı'lar tenzili rütbe ile pasif görevlere atanarak bir şekilde diğerlerine de gözdağı verilmiş, hukuk'tan yana olan, tenzili rütbe ile rotasyona tabi kılınan bu hakimler dua etsinler ki, tüm özlük haklarının iptali ile kaydı hayat şartı ile meslekten men edilmediler. Çünkü; yeni HSYK bu amaçla dizayn edildi. Yeni HSYK na seçilen yeni üyeler belli bir dünya görüşü zihniyeti içinde yetiştiklerinden ve Cumhuriyet ilkelerinin olduğu yerde esamelerinin okunmadığı zamanlarda adeta bir hiç idiler, bir kompleks içindeydiler şimdide öyleler.

Bir yazarımızın köşesinde değindiği gibi, yandaş, yanaşma, besleme basının içinde görev alan, AKP Başbakanı Hazret Erdoğan tarafından kalemşörlerim nitelemesi ile tanımlanan, aslında Gazeteci olmayıp sadece yazdıranlar tarafından "yazıcı" olarak kullanılan insanlar kullanılarak, AKP ve Başbakanı lehine methiyeler dizilmiş, Türk ve Türkiye için AKP ve Başbakanının ne kadar tehlike olduğu hep saklanmış, saf ve sufi vatandaşların ulvi ve dini değerleride kullanılarak ve istismar edilerek aldatılmışlardır.

Gazeteci ve Yazar olanlarla yazıcılar arasında farklılığı anlayanlar her zaman anladı ama, anlatamadıklarımızdan dolayı büyük sıkıntılar var.,

Yanaşma yandaş, Besleme olup Gazeteci geçinenlerin aslında bu mesleğin mensubu olmadıkları, yazıcı oldukları, yazıcı ile yazdıranlar arasında İttifakolmasının doğal olduğunu, son yapılan hukuksuzluklara methiyeler dizmeleri ile bir kez daha anladık belleğimize kazımış olduk. Yazar ve Gazeteciler ilkeli olduklarında savrulmazlar, ilkesiz "yazıcılar" günü zamanı geldiğinde savrulmaya mahkumdurlar. İçlerinde Bukelamun gibi olanlar her devrin adamı olanlar tabiki istisnadır.

23/OCAK/2013
Mustafa AKTEN


__________________
Mustafa Akten Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.