Tekil Mesaj gösterimi
Eski 28.01.13, 14:31   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21549
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Kadın Üzerine

Kadın Üzerine

(Yazı biraz uzun yorulursanız parçalı okuyunuz)

Ekmekçi NEVRES: (Gaziantep yöresinde son yüzyıl içinde yaşamış hazır cevap, nüktedan olarak da bilinen bir şahsiyet)

Mevlüt türü bir toplantıya davet edilir. Toplantıda vaaz eden bir zat, Allah ameli iyi olan erkekleri altından ırmaklar akan cennetlere koyacak, cennet hurilerinden 40 tan aşağı olmamak üzere halvet olmak üzere onlara verecek, cennet şarap ve taamlarından bol çeşitlisini onlara sunacak diye vaaz edermiş. Nevres, dayanamamış hocam demiş bizim hanımın ameli iyi olursa ona ne verilecek? 40 tane zebani mi? der. Hoca tabiki Imm Ih.. Hoca yarım olunca vaaz dinleyenler dinden, Doktor yarım olunca candan olunurmuş.

Çok teferruata girmeden sadece bir hususu belirtmek isterim ki, herkes inandığı dini ile ilgili konuşmakta elbette serbest ancak bilerek konuşulursa makbulu odur.

Yüz yıllardır Tirmisi, Buhari gibi İslam’ı yorumlayanların bütün ahkâmları Kuran öğretilerinin yerine geçti. Cami minberlerinde vaaz edenlerin konuşmalarını onların sahih olmayan sünnet ve hadis söylemleri süsledi. Hazret Ebubekir zamanında yapılan bir araştırma ile rahmetli İslam peygamberinin 500 adet hadisi saptanmış iken Tirmisiler Buhariler vb. lerinin sayesinde günümüzde kimine göre 3000, kimine göre 33000 hadisten bahsedilir oldu.

Diyanet İşleri Başkanlığı da dâhil olmak üzere kahvehane sohbetlerinde cahillerin ürettikleri de dâhil olmak üzere halen ve biteviye İslama eklemeler ulamalar devam ediyor. Peygamber sağlığında kiminle iki satır sohbet etmiş ise bu gün İslam da olmayan azizlik mertebesine çıkarılıyor, "RA" diye nitelenerek ululanıyor.

Dinde zorlama yoktur. Dinde saçı sakalı kutsama yoktur, Urbayı giyimi kuşamı kutsama yoktur, azizlik kurumu yoktur. Peygamber dahi tebliğ etmekten öte bir görevle gelmemiştir..

Kadın bizim çok değer verdiğimiz ve sahip olduğumuz tüm hakların onlarda da olmasını istediğimiz karşı cins olan varlıklardır. Erkekler bir feminist gibi kadın gururunu onurunu korumaya çalışmadır keza kadınlar da erkeklerin gurur ve onurunu yüceltmek için karşılıklı, gerektiğinde bir çaba içinde olmalıdırlar ki, müşterek hayat sorunsuz yürüsün.

İslam dininde olmayan ve fakat feodal totaliter anlayışın katıksız erkekleri tarafından buda dinin emridir diye kadınlara dayatılan, ikinci sınıf görülen kadın, yatakta aşifte, mutfakta aşçı, erkeğin sınırsız sorunsuz, sorumsuz süreceği tarlası, çocuk için kuluçka makinesi gibi görülürse, bir odanın dışına sesinin dahi duyulması İslam"da olmadığı halde öğütlenir caiz görülürse, tepeden tırnağa tek tip örtü ile örtülür, kapatılır, sarılıp sarmalanır ise, dolabamı saklasak mahmilemi soksak diye erkek eğemen toplumun cinsi latifi olursa, kadın; ekonomik, sosyal, siyasal ve bilgi yoksunluğunun verdiği eziklik ve erkeğe bağımlılıkla bu zilletlere katlanırsa onursuzluğu kabullenmiş demektir.

Son 11 yıldır Atatürk’ün kadınlara verdiği haklardan kadınlarımızın büyük çoğunluğu haberdar değilken, feodal anlayışlı erkekler elinde namus ve töre cinayetlerine muhatap olmaları bir yana mal gibi alınıp satılmalar, berdeller, berivanlar hala devam ettirilmektedir.

623 yıllık Osmanlıda ve tarihi süreç içinde bir çok avrupalı devletlerde ve hatta günümüzde ortadoğu ülkelerinin hiç birinde olmayan hakların Atatürk Cumhuriyeti sayesinde Türk kadınına verildiğini unutmayalım. Türk kadını bu gün ne çekiyorsa feodal yapının erkek egemenliğinden ve dinci tüccarlar ve Allah ile aldatmayı sanat edinmişlerin elinden çekiyor..Özellikle son 11 yıldır Türk kadınına reva görülen dayatılanlar benim inandığım İslam dininde yoktur.

Türk aydın kadınlarının bazı Ortadoğu kadınlarından ve ülkemiz feodal anlayışının hakim olduğu bölgelerde yaşayan kadınlardan Atatürk Cumhuriyeti temel nitelikleri ile kazanılan hakların kullanılmasında daha şanslı olduğunu söyleyebiliriz.


Kadınlarla İlgili Hadis Kökenli Uydurmalar..

Bu uydurma hadis ve sünnetlerin temel amacı; kadının erkeğine kayıtsız, şartsız itaatini sağlamak amacına yöneliktir. Uydurma hadislerle kadının erkeğe her konuda itaati farzlaştırılmış adeta ibadetin bir öğesi gibi dayatılmıştır.

Ku'ran İslam'ı dışında olan ve Ku'ran uygulamalarına en çok ilave yapılan konuların başında kadın gelmektedir. Erkek eğemen fodal yapı, otoriter ve totaliter idarelerde Kadını köleden beter yapan, kadının erkek eğemen toplumda sadece ev işinde ve cinsellikte kullanılmasını temin ve sağlamak amacıyla, İslam peygamberine atfen uydurulan ve gerçek olmayan hadis ve sünnetler kadına hak tanınmamasını savunan, erkeği kadından üstün tutan ve dine dayandırılan izahlar ve uydurma hadis ve sünnetler, kabul görsünler diye buda dinin emridir diye dayatılanlardır.

Mezhepsel düşünce ayrılıklarına dayandırılmış, Kur'an dininde olmayan yanlış yorumlamalar ve tevil yöntemleri, örf adet ve geleneklerin topluma din diye yutturulmaya çalışılması ile kadın, yaşadığı toplumlar da Kur'an anlayışının ona getirdiği hakları yaşayamamış Cumhuriyetin ve medeni kanunlarımızın kazandırdığı hakları kullanamamışlar, maalesef bu durum günümüzdede devam etmektedir..

Saf, mütedeyyin kadınların bir çoğu cahil bırakılmalarından, Kur'an'ın İslam'ını anlamalarına mani olunduğundan, uydurmaları eklemeleri bilgi yoksunluğu nedeniyle mukayese etme hakkı ellerinden alındığından, Allah'ın rızasını umarak bu uydurmalara göre yaşamaya çalışmış ve kendilerini feodal ve eğemen erkeklerin sınırlarını çizdiği bir dünyada yaşar bulmuşlardır. İşte bazı akıl izan ve İslam dışı olan ve müslüman geçinen bazı çevreler tarafından büyük hüsnü kabul gören saçmalıklardan örnekler;

1- Eğer bir kimsenin bir kimseye secde etmesini emretseydim, erkeklerin kadınlar üzerinde olan haklarından dolayı kadınların erkeklere secde etmelerini emrederdim.
(Tirmizi, Rada, 10/11/59;
Ebu Davud, Nikah 40/21/40
Ahmed b. Hanbel, Müsned VI, 76; İbn Mace, Nikah 4/18/52)

2- Kocanın vücudu irin ile kaplı dahi olsa ve karısı onu yalayarak temizlese yine de kocasının hakkını ödemiş olmaz.
(İbni Hacer El Heytemi 2/121
Ahmed b. Hanbel,
Müsned, V, 239 )

3-Ey kadınlar! Eğer kocalarınızın size olan haklarını bilseydiniz, ayaklarının tozunu yüzlerinizle silerdiniz.
(Hafız Zehebi Büyük Günahlar Sayfa 187 )

4-Kadınların dinleri ve akılları eksiktir.
(Buhari)

Çarşı pazara çıkan kadına öğüt erkeğine tenbih:
1) Sıkı sıkıya örtünüp kötü giysilere bürüne,
2) Sokağa hiç çıkmamış gibi davrana,
3) Başını öne eğip kimsenin yüzüne bakmaya,
4) Kalabalığa karışmaya,
5) Erkeklerin bulunduğu yerlere yanaşmaya,
6) Herkesin dolaştığı sokaklardan uzak dura,
7) İşini bir an önce bitirip evine döne,
(İmamı Gazali – İhyayı Ulumuddin – 2/290)


Kadının En Makbulü Koyun Cinsidir

Kadın sekiz sıfatlıdır:
1- Giyim kuşam hevesinden maymun.
2- Fakir düşmeye razı olmadığından köpek.
3- Kocasına ve diğer insanlara kibrinden yılan.
4- Gece gündüz koğuculuk yaptığından akrep.
5- Evden eşya sattığından fare.
6- Erkeklere hile kurduğundan tilki.
7- Kocasına itaat ettiğinden dolayı koyundur.
(İmamı Gazali İhyayı Ulumuddin)

Bu şekilde Kur'an müslümanlığının emretmediği şekilde fetvalar veren, günümüze kadar Diyanet dahil, Müftüler dahil, İmamlar dahil bir çok vaaz edenlerin konuşmalarında baş köşeye konan, kendilerini ululaştıran vaaz ehli insanlar sayesinde Kur'an müslümanlığı olması gereken mecradan sapılmış, kadın sürülmesi gereken tarla, çocuk üreten kuluçka makinesi, yatakta aşifte, mutfakta aşçı, tarlada ırgat, ortalıkda hizmetçi, eğemen erkeğin zilliyetliği ömür boyu sürecek tapulu malı görüldüğünden Türkiye dahil tüm İslam ülkelerinde kendisine reva ve hak görülen onursuz bir yaşama mahkum edilmişlerdir.

Feodal ve totaliter erkek anlayışı, namusu kadının cinselliğinde görmüş, tüm beşeri ve ahlak anlayışını kadının saçına, iki bacak arasına endekslemiş, namus, ahlak, edep, terbiye, toplumsal ahlak ve uyumun beyinde başlayıp beyinde bittiğini sarfınazar etmiştir.

Feodal ve totaliter erkeğin namus ve ahlak anlayışı ve kadına bakışı yukarıda ifade ettiğimiz şekilde olmaya devam ettiği sürece, Türkiye dahil müslüman olduğunu iddia eden ve uygulamaları ve anlayışları itibarı ile müslümanlığın yanından geçmeyen erkeklerin elinde kadın, namus cinayetleri, töre cinayetleri, psikolojik travma içinde olanların seviyordum öldürdüm ifadeleri! İslam'la bağdaşmayan,İslam'da olmayan, gerçeklerden uzak hadis ve sünnetleri ile Buhari, Tirmisi, Müslüm, Gazali saçmalıkları gerçek İslam öğretileri ile ne kadar bağdaşıyor?

Birde Müslüman olduğunu iddia eden bazı devletlerde kadınlara nasıl bakılıyor azıcık görelim;

FAS’DA KADIN!
Diğer orta doğu ülkelerinden farksız uygulamaların yanında adına kız sünneti denilen, kadınların orgasm halini yaşamalarında etken olan klitorisinin kesilmesi.

CEZAYİR’DE KADIN!
Fas’da yapılanlardan farklı değildir. Kız sünneti aynen burada da devam eder.

BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ'NDE KADIN!
Çok kadınla evlilik, Haber vermeden kadını boşama, dışarıdan getirilen kadınları metres tutma gibi durumlar yaygındır. İslamcılar çok kadınla evliligi teşvik ediyorlar. Birden fazla kadın alan erkege para yardımı yapılıyor. Erkek doktorlara ev yapmaları için 200-300 bin dolar yardım yapılırken kadın doktorlara yardım yapılmıyor.

KUVEYT'DE KADIN!
Kadın her bakımdan ikinci sınıf muamelesi görüyor. Fakat erkeklerle birlikte çalışabilme özgürlükleri var. Dinci örgütler kadınları örtünmeleri için zorluyor. Kuveytli kızların % 60 ı örtünüyor. Örtünmeyenler üzerinde de büyük baskı var. Tıp fakültesinin bombalanması gibi eylemler yapılıyor.

SUUDi ARABİSTAN'DA KADIN!
Peçe takmamak, sokakta tek başına yürümek, üniversiteye gitmek, koşmak, sıçramak, araba sürmek kadınlara yasak. 1990 da kadınların araba kullanma hakkı için yaptıgı gösteriler ülkede büyük yankı yaptı. Kadın göstericiler tutuklandı ve kocalarından “bir daha böyle bir gösteri yapmayacaklarına” dair teminat alındıktan sonra serbest bırakıldılar. Kadın, kocasının refakati olmadan yurt dışına çıkamaz. Halka açık yerlerde yüzemez, hiçbir toplulukta erkeklerle bir arada bulunamaz. Kadınlar bilinçli olarak cahil yetiştirilirler. Tek yaptıkları alışveriş ve evde oturmaktır. Bayan ögretim görevlilerinin sayısı çok azdır. Erkek profesörler üniversitedeki kız ögrencilere monitör aracılığıyla ders verir.

MISIR'DA KADIN!
“Kadının cenneti, kocasının ayakları altındadır” düsüncesi hakim. Kökten dinciler kadının eve kapanması için yoğun çaba sarf ediyor. Devlet çok yoksul oldugu için Müslüman Kardeşler Örgütü büyük konuda bir etkinliğe sahip. Evsizlere ev bulmaktan hastalara doktor temin etmeye kadar birçok yardım kampanyasıyla halkı anladıkları İslam’a ve kadınları İslam'da olmayan örtünme biçimine teşvik ediyor.. Hatta zorluyorlar.

Bütün sinema ve ses sanatçıları büyük rüşvetler karşılığında örtündü. Böylece “Sanatçılar şeklen İslam’a döndürülmüş oldu” kampanyalar yapıldı. Bu kadınların örtülü fotoğrafları sokaklara asılarak kadınlar örtünmeye teşvik edildi. 1950 li yıllarda üniversitelerde tek bir kız bile türbanlı/peçeli değilken bu rakam 1970 lerde % 30 a çıktı ve hala yükseliyor. Örtünmeyen kızlar tecavüze uğruyor ya da tehdit ediliyor.

Erkegin kuma getirmesi durumunda kadın, bu ikinci evliliğin kendisine zarar verdiğini kanıtlamak zorundadır. Boşanan kadın hem evini hem de çocuklarını kaybeder. Mısırlı İslamcılar kadın otobüste koltuğundan kalktığı zaman 10 dakika kadar o koltuğa oturmuyorlardı. Kadının bıraktığı sıcaklık bile şeytani olarak nitelendiriliyordu. Kadın hakları savunucusu Dr. Neval el Saadawi 1992 yılında saldırıya uğradı. Hala korumalar eşliğinde geziyor.

ÜRDÜN'DE KADIN!
“Kadını dövmek onun onurunu incitmez, çünkü kadın doğuştan onursuzdur” kuralı benimseniyor. Örtünen her kadına ayda 22 dolar kadar para ödeniyor. Her evde 5-6 kadın olduğu için aylık gelir 130 dolara kadar çıkıyor. 1990 lı yıllarda karma eğitim kaldırıldı. Kız öğrencilerin şort giymeleri ve gösteri yapmaları yasaklandı. Görücü usulünü eleştiren bir film gösterilirken sis bombası atıldı, Kadın sığınma kampı bombalandı. Ülkede bekâret çok önemlidir. Bekâret zarının tamir masrafı yaklaşık 300 $. Bu durum ülke genelinde oldukça yaygındır.

PAKİSTANDA KADIN!
Bu ülkede 15-40 yaş arasında ölen kadınların oranı % 75 dir. Ölümlerin büyük kısmı doğum sırasında gerçekleşir. Çünkü Pakistanlı kadınlarin % 97’si kansızlık hastalığına sahiptir.Pakistan’da tecavüze uğrayan kadın zina yapmış sayılır. şikayet için karakola giderse “kötü ahlaklı kadın” damgası yer. Ayrıca polisler tarafindan da tecavüze uğrama riski vardır. Dava mahkemeye giderse ya erkek haklı bulunur, ya da dava sürüncemede bırakılır. Üstelik kadının “fahişelik” suçlamasıyla cezaevine konulması da mümkündür. Pakistan’da hapishanelerdeki kadın mahkumlarin % 75 i “zina” ile suçlanmaktadır.

1980 lerde Ziya Ül Hakk’ın şeriat yasalarını ilan etmesinden sonra tecavüz suçunda büyük bir artış meydana gelmiştir. Ziya Ül Hakk’ın danışmanı Dr İsrar Ahmet, bir televizyon konusmasında;

“İslam toplumu yaratılana kadar hiç kimse tecavüz suçundan hüküm giyemez” şeklinde bir açıklama yaparak bu suçların artmasında etken olmuş, ne hazin bir tecelli ki bu şahsiyetin karısı, kızları, kız kardeşleri, annesi ve yakın akrabalarından çok sayıda kadın defalarca tecavüze uğramışlardır. Bu şekliyle bu danışmanın kafasındaki oluşturulmaya çalışılan İslam toplumu Pakistan da oluşmuştur.

Eve kapatılan Pakistanlı kadınlarda güneş yüzü görmemekten kaynaklanan “osteomalasya” adı verilen bir çeşit kemik erimesi hastalığı çok sık görülür. Bu hastalık tüm Müslüman ülkelerde görülmüştür.1980 de bir mollanın kışkırttığı kalabalık, babası belli olmayan bir bebeği taşlayarak öldürmüştür.. Bu haberi alan tutucu ve radikal dincilerden bir çoğu dahi bu hareketi yapanlar Müslüman ise biz değiliz demişlerdir.

1991 de Benazir Butto’nun mollalara verdiği tavizler kadının durumunu daha da kötü hale getirmiş hem cinslerine en büyük kötülüğü yapmıştır ceremesini de hayatı ile ödemiştir.

Peçeli bir kadınla erkeğin karşılıklı çay içtiği bir reklam bile Dine aykırı olduğu gerekçesiyle yasaklanmıştır. Aynı şekilde “İslam’da dans etmek haramdır” gerekçesiyle şekerlerin dans ettiği bir şeker reklamı yasaklanmıştır. Pakistan’da Kur'an’la evlendirilen kadınlar vardır. Mülkiyetin bölünmemesi için yapılan bu uygulama ile Kur'an’la evlenen kadın bir daha erkek yüzü göremez, evden bile çıkamaz.

Yukarıda anlatmaya çalıştığımız kadın yaşamına ilişkin ilginç örnekleri gören, Türkiye'de Atatürk devrimlerinin kadınlara kazandırdıklarını görmezden gelen kadın ve erkekler! Örneklerini verdiğimiz ülkelerin içinde yaşayan kadınların Dram ve Trajedi olan yaşamlarını anlamalı, kadın hakları konusunda eksiklerimiz ise, 11 yıldır Türkiye Cumhuriyeti devletinin hak etmediği bir AKP Hükümeti ile idare edilmesine, ayıplı ve özürlü demokrasinin varlığına rağmen bir Recep Tayyip bir Abdullah Gül varlığına bir Bülent Arınç varlığına rağmen Türkiye'de yaşamaktan Atatürk Cumhuriyetinde ve onun niteliklerinin insanlara kazandırdıklarını yaşamaktan tüm kadın ve erkeklerimiz şeref duymalılardır.

Türkiye'de feodal yapı erkeğinin kadın üzerindeki otoriter yapısı, hala kırılamadı, aile içi şiddet, aile içinde yaşanan ve açığa çıkmayan ensest ilişkiler, yakınları tarafından tecavüz edilen, hamile kaldığında töre cinayeti ile ortadan kaldırılan kadınlar! Türkiye'nin değişik bölgelerinde halen varlığını sürdürüyor. Sahte demokrat erkekler bakınız! Birliktelik sürecinde ayağı taşa takılan kadına ne diyor:
Kadının ayağı taşa takılırsa;

Sevgili iken;
ahh ...canım... acıdımı canın
dur öpeyim de geçsin...
--------------------------------------
Nişanlı iken;
İyimisin canım... Bir şeyin yok demi
---------------------------------------
Yeni evli iken;
Canım biraz dikkat etsene..
------------------------------------------
5 Yıl Sonra;
Koca taşı görmüyormusun yahu..
------------------------------------------
10 Yıl Sonra;
Gözün görmüyormu körmüsün..
--------------------------------------------
20 Yıl Sonra;
Oha! Kocaman kadın oldun
yolda yürümeyi öğrenemedin...
Denmeye devam ediliyorsa Türkiye'de kadın açısından daha çok kat edilecek yol var demektir.

Not: Bu yazı tarafımdan yazılırken bir çok kaynaktan istifade ettiğimi beyan etmeliyim.

28/01/2013 | Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
17 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.