Tekil Mesaj gösterimi
Eski 11.02.13, 11:10   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,784
Ettiği Teşekkür: 21564
Aldığı Teşekkür: 11276
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Türkiye, ortadoğu ve diktatorya

TÜRKİYE, ORTADOĞU VE DİKTATORYA


Ulusalcı, Atatürk milliyetçisi yazarlarımızın anlatmaktan ve söylemekten dilinde tüy bittiği gerçekler, tarafımdan, birde benim penceremden bakarak aşağıda anlatılmaya çalışılmıştır.

Her zaman iftihar ile söylediğimiz, her vesile ile vurgu yaptığımız gerçekler;

1-Türk'üz, Atatürk milliyetçisiyiz, Türkiye Cumhuriyeti temel niteliklerinden, Cumhuriyet temel felsefesinden ödün vermeden, sosyal, laik, hukuk üstünlüğüne dayalı, erk'ler ayrılığına dayalı idari sistem. İdari hâkimiyet’in kayıtsız şartsız millette olduğu, ünüter yapısı, Lozan'da kazandığımız tapusu ile mısak-ı milli sınırlar içinde Anadolu, Anadolu’da yaşayan ayrıcalıksız, ayrımsız, herkesin kanun önünde eşit olduğu, Anayasa ve yasa’lar ile teminat altına alınmış Atatürk değerleri ile idare edilen bir ülke, istediğimiz bu!

Türkiye Cumhuriyeti denilen bu ülkede yaşayan adına TÜRK denen insanlarız.

2-Türkçülük bize yapıştırılmaya çalışılan bir yaftadır kim tarafından? İçimizde yaşayıp Türk'e düşman olan aldatılmış, kandırılmış Irk kimliği üzerinden siyaset yapan, din eksenli devlet hayali içinde olan, feodal anlayışın sürmesi ve yaşamının buna bağlı olduğunu hissedenler tarafından.

AKP gibi, laik Cumhuriyetin değişmez ve değiştirilemez umdelerinden olan Laik’lik karşıtı odak olmuş ve mahkûm olmuş mihraklar tarafından.

3-Teba olma hali ki atalarımız olarak bilinen, (saray erkânı hariç) Osmanlı'da vardı, çok şükür ve evvel Allah sonra Atatürk sayesinde bu gün Türk Ulus’uyuz!

4-Bizler Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olmaktan, resmi dilimiz olan TÜRKÇE konuşmaktan her zaman iftihar ettik, dışlanacak, tenkit ve tekdir edilecek bir Türkçülük ve asimilasyon hareketimiz olmadı. Evet, ülkemizde cereyan eden ayrılıkçı, bölücü terör ve devlete kalkışma hareketlerini, Cumhuriyet ilanından itibaren sayısı 15 üzerinde olan kalkışma ve hıyanet hareketlerini hem dışlamaya, hem bastırmaya, hemde yok etmeye, ulusal birliğimizi, ünüter yapımızı korumaya çalıştık, çalışıyoruz. Çünkü adımız Türkiye Cumhuriyeti devleti. Varlığımızı, vatanı ve milleti ile bölünmez bütünlüğümüzü korumak devlet olarak en tabi hakkımızdır.

5-Bu Cumhuriyette yaşayanların adı Türk ve resmi dili Türkçe. Cumhuriyet kuruluş felsefemiz ve düsturumuz böyle. Cumhuriyet derken bu gün orta doğuda yaşayan Müslüman olduğunu iddia eden ama İslam’ın özü ile uzaktan yakından alakası olmayan bazı devletlerin ön adı da Cumhuriyettir ama Cumhuriyet adına hiçbir şey ifade etmiyor. Cumhuriyeti taçlandıran iki önemli ayak; “HUKUK ÜSTÜNLÜĞÜ ve LAİK’LİK!” Türkiye Cumhuriyetini diğer Cumhuriyetlerden ayıran sahip olduğumuz en önemli husus. Bu değerlere Cumhuriyet başlangıcından itibaren karşı olan gerici, mürteci ve “irtica” her zaman var ve karşı oldu, elan şimdide var. (son 11 yıldır AKP ile organize olarak ayyuka çıktı.)

Türkiye Cumhuriyeti içinde yaşayan, Türk olmanın bir ayrıcalık olduğuna inanan, “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” demekten iftihar eden insanların mutluluğu için şu formül hemen hemen dini İslam olan başka hiçbir ülkede yoktur.. Nedir O? “Cumhuriyet=hukuk üstünlüğü=Laik’lik+demokrasi=insan hak ve hürriyetleri”

6-Oligarşik dönemlerden demokrasiye geçiş aydınlanma ile olduğuna inanılır ne kadar doğru. “Rönesans ve Reform” la Orta Çağ karanlığının geride bırakıldığı, orta çağ hükümran idareleri üzerinde demoklesin kılıcı gibi duran Kilise ve din!Din adamları!Vesayetinin kaldırılması ve laisizim anlayışının demokrasi anlayışı içinde harman olarak yer bulması ile aydınlanan ve bu gün demokrasi beşiği sayılan ülkeler, aydınlanmayı böyle yakalamışlardır.

7-Bize kazandırılan Cumhuriyet ve yanında demokrasinin nimeti sayılan idari incileri görmezden gelenlerimiz var. Koyun gibi güdülmeye ve gütmeye talip olan despotizm ve din eksenli yönetim sevdalısı, orta doğudaki teokratik, totaliter, otoriter hükümran idarelere özenip Türkiye içinde uygulamaya kalkan idarecilerimiz ve bu idareler ile idare edilmek isteyenlerimiz var. Bu bizim için bir zaafiyet ve hastalık. Bu zaafiyet ve hastalığımızı rehabilite edemediğimizden, Cumhuriyet tarihi boyunca ve halen devam ettiğinden, bu hastalık olmasaydı şimdiye çoktannn demokrasi nimetlerini yakalamış, ileri demokrasi denilen yutturmacayı ekarte etmiştik. Bizi 11 yıldır idare eden AKP zihniyetinde bir Hükümet olmazdı. AKP ve zihniyetinde olanlar daima Laik Cumhuriyetimiz içine din vesayetini koymaya çalıştılar din ve inancın inanan ve inanılan arasında olduğunu kabul edemediler. İslam anlayışında olmayan azizlik kurumunu ihdas etmeye çalıştılar, "tevhid ve takva" yerine Tarikat ve cemaat şeyh’lerini koymaya çalıştılar.

8-Demekki din, inanç, itikat, ibadet konusunda ya tam aydınlanamadık ya da aydınlanma yerine bize Türban Müslümanlığı ile birlikte, karanlık fikirler enjekte edilerek hipnotize edildik ki, gerçek aydınlanmanın farkına varamadık. Herhalde şunu anlayamadık. Mensubu olduğumuz İslamiyet dini; Medeniyet, kalkınma ve aydınlanmanın önünde engel değildir, engel olan orta çağ zihniyeti “İRTİCA” cehalet ve gericiliktir.

9-Şu Ortadoğu ülkelerinden olan, aydınlanmadan, demokrasi’den nasibini almamış, daima çoğunluğu din eksenli hükümran idareler tarafından ezilen insanların ve devletlerin durumuna bir bakınız lütfen! Suudi malı Arabistan’a, Mısır’a, Tunus, Cezayir, Fas, Afrika’da; Nijerya, Sudan, Gana daha ilerde Afganistan yanında Pakistan ileride Endenozya, Filipinler vb ülkeler, Arap yarım adasında; Yemen vb ülkeler 400 yıl önce Avrupanın farkına varıp sırtından silkelediği din vesayetini bu ülkeler hala omuzlarında taşıdıklarından, din ve devlet işlerini ayıramadıklarından dolayı yaşadıkları sıkıntılı hayattan kurtulamadılar, Demokrasi= insan hak ve hürriyetlerinin farkına varamadılar böyle bir hakkın tadına varıp insana yakışır bir ömür süremediler..
Son günlerin Traji komik olaylarını tv kanallarından izliyor haber ajans’larından izliyorsunuz. Diktatörler eninde sonunda yıkılmaya aile’leri ile mahvolmaya mahkûmdurlar. Dünya’da yıkılmayan hükümran idare kalmayacak. Diktatörler ise cezalarını ergeç çekecekler. Türkiye’de bu idari rejim’lere özenti duyup özenen, 11 yıldır uygulamasını yapanlara ithaf olunur.


10-Yukarda azıcık dokunduğum hal-i pür melal'imiz ortada. Aşağıya da tüküremiyoruz yukarıya da, her yaptığımız da ise karşımıza kabahatler kanunu çıkıyor mahkeme kararı olmadan idari para cezası yazıyorlar.”hukuksuzluk!”


11-Sakın unutmayalım yerel seçimlere 1-2 yıl gibi bir zaman kaldı, AKP'ye oydaş olmuş aklı olanlar, veya aklı olupda dağılmış, çalışmayan, işlemeyen akıllarını başlarına toplasın, ülke hadi eyvallah ben gidiyorum diyor haberiniz olsun. Allah bile aklını işletmeyenlerin üzerine pislik yağdırırım diyor..

Ülkeye 50 yılda telafi edilemeyecek zararlar veren AKP ve oydaşlarının üzerine aslında pislik yağıyor onlar farkında değiller. Çünkü AKP tarafından hipnotize edilmişlerdir. Kendine paye çıkaranlar, asılları ve geçmişi karanlık ve fakat izafi olarak kendilerini bir adla AK gibi göstermeye çalışanlara herhalde şöyle demek gerekir;


Ruhun satılmışsa, çarşı pazarda
Teselli arama boş sokaklarda,

Mazin kirlenmiş lekesi çoksa,
Var oluşun neye yarar? Şerefin yoksa.”

10/02/2013
Mustafa Akten

__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti