Tekil Mesaj gösterimi
Eski 13.02.13, 23:36   #57
Ozgurluk
Üye

Ozgurluk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 5
Mesajlar: 98
Ettiği Teşekkür: 167
Aldığı Teşekkür: 602
Rep Derecesi : Ozgurluk Karimasını arttırmak için doğru yerdeOzgurluk Karimasını arttırmak için doğru yerdeOzgurluk Karimasını arttırmak için doğru yerdeOzgurluk Karimasını arttırmak için doğru yerdeOzgurluk Karimasını arttırmak için doğru yerdeOzgurluk Karimasını arttırmak için doğru yerdeOzgurluk Karimasını arttırmak için doğru yerdeOzgurluk Karimasını arttırmak için doğru yerdeOzgurluk Karimasını arttırmak için doğru yerdeOzgurluk Karimasını arttırmak için doğru yerdeOzgurluk Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Çözüldü Cevap: Toplumun parmaklarıyla gösterdiği kavram: Eşcinsellik

Evet, tekrardan merhabalar arkadaslar

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Snelman Mesajı göster
Çocukluk travmalarını bir kalem de silemezsiniz.

Cinsel terapistlerin ortak düşüncelerinden derleyerek söylüyorum: erkek çocukların kız, kız çocuklarının da erkek gibi yetiştirilmesi, tacize ve tecavüze uğramak, çocuklukta karşı cinsle ilgili yaşanmış kötü bir deneyim ve aşırı otoriter bir babanın varlığının eşcinselliğin nedenleri arasında yer aldığını öne sürmüşler ee şimdi videoda ki Şahika Yüksel hanım efendi de görüşünü bildirmiş ama bunu yüzde yüz kabul etmek mümkün mü ?

Freud' göre değil. Ee şimdi siz bana şahika yükselin videosunu göndererek Freud'un düşüncelerini bir kalem de silebileceğinizi mi öne sürüyorsunuz haklı ve ya haksınız demiyorum ama ruhsal hastalıkların çıkışında çocukluk psikolojisini bir anda silemezsin.Ha evet eşcinsellik ruhsal bir hastalık diyerek aradan sıyrılmanız mümkün fakat şahika yüksel hanım efendinin de belirttiği gibi bu durum bazı hormonal aktiviteleri tetikleyebilir.
Sevgili Snelman, elbette kimsenin dusuncelerini silmek gibi bir gayem olamaz. Ancak bu konudaki yaklasimim iki yonlu: hem belki sasiracaksiniz ama bir tip insani olarak yaklasiyorum, hem de escinsel bir insan olarak yaklasiyorum.

Bugun escinsellik hakkinda verilen bircok demec bulunmaktadir. Din adamlarinin demecleri, homofobik bilim insanlarinin demecleri vb.

Ancak escinsellige sebep olan etkenler hem psikoloji, hem de psikiyatri biliminin konusu dahilinde derin sekilde senelerdir incelenmektedir. Ve hala bu incelemeler derinlesmeye devam etmekte, bu incelemelerde cikan verilere gore durumun ortaya cikisi sonradan olusma seklinde olmamaktadir. Alttaki metne de lutfen goz atiniz, gayet guzel bir sekilde aciklanmis;

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi http://eshsiz.com/baska/bilgibank/item/sonradan-escinsel-olmak.html
Tecavüz yada Merak Sonrası Yaşanan Seksüel Deneyimlerle Sonradan Eşcinsel Olunur mu? Cinsel Yönelim Değiştirilebilir mi?

Eşcinsellik duygusal ve fiziksel bir yönelimdir. Ancak sadece seksüel açıdan bakarsak, karşı cinsten birinin tacizine uğramış bir eşcinsel ne kadar heteroseksüel olabilirse, hemcinsinin tacizine uğramış bir heteroseksüelde o kadar eşcinsel olabilir. Tacize veya tecavüze uğramış kişilerin, bundan seksüel bir zevk duyup o tarz seks ilişkilerini tercih etmeleri, askerde, başka bir ortamda, merakla ya da deneme isteğiyle oluşmuş bir eşcinsel seks ilişkisinden sonra kişilerin tercihen bunu yaşamaya devam etmeleri bu kişilerin, yönelimlerini sonradan keşfetmiş birer eşcinsel ya da biseksüel (her iki cinsiyetten kişilerede ilgi duyan) olduklarını gösterir. Ancak bu tarz deneyimler belirleyici değil keşfettirici olabilir. Kişinin cinsel yöneliminin heteroseksüel, eşcinsel ya da biseksüel olup olmadığı doğduğu esnada yada 3-4 yaşlarına kadar belirlenmiş olur. Dolayısıyla bir heteroseksüel tecavüze uğrayıp ya da merak edip eşcinsel ilişki yaşıyor, zevk duyuyor ve eşcinsel olarak yaşamaya devam ediyorsa bu o kişinin yöneliminin esasında hep var olduğunu ancak yaşadığı deneyimin yalnızca bu yönelimlerinin ortaya çıkmasında etken olduğunu ifade eder. Demek ki o güne kadar heteroseksüel olduğunu zannetmiş ancak bir vesile ile eşcinsel veya biseksüel olguğunun farkına varmış demektir. Sonradan olmak gibi bir durum sözkonusu değildir. Ayrıca bu söz edilenler seksüel ilişki kapsamındadır ancak unutulmamalıdır ki eşcinsellik seks çeşiti değil, öncellikli olarak duygusal bir yönelimdir.

Duygusal açıdan bakarsak belli bir zamana kadar heteroseksüel olarak yaşamış sonra kendi cinsiyetinden birisine aşık olmuş kişilerde olabilir, bu da aslında her zaman eşcinsel/biseksüel yöneliminin olduğunu ancak sonradan keşfettiğini gösterir. Uzun lafın kısası “içinde varsa mutlaka ortaya çıkacaktır, içinde yoksa zaten yoktur.”

Çünkü hiçbir heteroseksüel, eşcinsel ilişkiyi merak edip denemiş veya tecavüze uğramış olsada bundan zevk duyup bu tarz ilişkilere devam etmez. Bunlardan zevk alıp devam ediyorsa hiç bir zaman heteroseksüel olmamıştır. Dolayısıyla eşcinsel ya da biseksüeldir.
Ozetle, taciz, tecavuz gibi durumlar cinsel yonelim uzerine etki etseydi, homoseksuel insanlar zorla gerceklestirilen heteroseksuel cinsel aktivitelerle degistirilebilirdi. Tersini de dusunmemiz gerekiyor.

Kendi adima konusmam gerekirse;

Hicbir sekilde tacize ya da tecavuze ugramadim. Hatta hayatimda hicbir sekilde cinsel deneyimim olmadi. Gayet normal bir ailede buyudum. Arabalarla oynadim, top oynadim, etrafimda hicbir escinsel yoktu, yonelimimi bu sekle donusturecek hicbir dis etken mevcut degildi. Ama ben boyleyim. Ve sadece ben degil, bircok insan boyle.

Esas nokta sudur; yonelimlerin bilimsel olarak dogustan geldigi zaten kanitlanmistir.

Ornegin ustteki hocamizin gorusunu esgectik.

Alıntı:
Akif Poroy/ Seksolog
Bilim adamları birkaç sene önce yaptıkları bir çalışmada genetik faktörler buldular. Yani genetiğe bağlı olarak da eşcinsellik oluşuyormuş. Toplum baskısı yüzünden ortaya çıkmasa da elimizdeki veriler, eşcinselliğin doğuştan olduğunu gösteriyor.
Alıntı:
Dr. Seven Kaptan
Eşcinselliğin tedavisi olsa, heteroseksüeller de eşcinsel yapılabilirdi!
Ayrica bu durumlari kanitlayan bilimsel calismalar icin de belli linkler ekleyeyim:

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18536986

http://www.apa.org/topics/sorientation.html

http://aappolicy.aappublications.org...113/6/1827.pdf

http://news.bbc.co.uk/2/hi/health/7456588.stm

http://www.dafml.unito.it/anatomy/pa...PanzicaJEI.pdf

http://mypage.iu.edu/~bmustans/Mustanski_etal_2005.pdf

http://www.sciencedirect.com/science...99c107206e56b9

Bunlari arastirarak artirabilirsiniz, yeter ki bilime guvenin. Rutbe sahibi olup homofobik olan insanlar da bu durumu olumsuz olarak lanse ettirmeye calismaktadir.

Ote yandan, bilimde hicbir bilgiyi mutlaka reddetmemiz de soz konusu olmaz. Bilgi, ozellikle bilim acisindan baktigimizda ciddi degisimlere ugrayabilmektedir. Bu durumun sebepleri icinde ufak yaslardaki taciz bile rol alsa, bu yine de kisileri zan altinda birakmamalidir. Kim bilir, belki de yillar sonra bunun da etkisi varmis diye bir makale okuruz. Bizler gerekli saygi ve degeri gercek kimligimizle gordukten sonra, herseye acigiz.

Ayrica da escinselligi sadece cinsel aktivite olarak dusunmemek gerekiyor. Boyle dusundugumuzde bu gercekten cok yanlis bir tutum halini aliyor.

Bizler sapik ya da cinsel iliski duskunu insanlar degiliz. Hobileri olan, kendine gore bir yasam tarzi olan, arkadaslari olan insanlariz. Bu sebeple etrafinizda escinsel insanlar olursa onlardan korkmaniza gerek yok.

Ornegin heteroseksuel bir erkek ve bayan arkadaslik yaparken, surekli birbirlerini cinsel obje olarak mi gorur ? Tabii ki hayir. Birbirlerini taciz mi eder, zarar mi verir ?

Peki bu tarz insanlar kendini saklamaz, rahatlikla araniza katilirsa; escinsellik mi yayilir ? Ya da birileri ozenip escinsel mi olur ?

Tabii ki hayir. Eger escinsellik ozenilerek kazanilsaydi, heteroseksuel olmaya da ozenebilirdik Ve zaten toplumda baskin yonelim de bu oldugundan, ozenip once biz heteroseksuel olurduk.

Ozetle;

Bu bir hastalik degil, yonelimdir. Hastalik olsaydi, bugun somut verileri ve tedavi metodlariyla daha dinamik bir tartisma yapiyor olabilirdik; emin olabilirsiniz.
Ozgurluk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Ozgurluk'in Mesajına Teşekkür Etti.