Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.02.13, 10:57   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Deniz Feneri Davası ve Gettolaşmak

DENİZ FENERİ DAVASI VE GETTOLAŞMAK

Maalesef ve üzülerek ifade etmek gerekirse, 1961 yılından itibaren aş, ekmek, iş uğruna Avrupa'nın çeşitli kentlerine çalışmak üzere Türkiye'den gidenler, gittikleri ülkede uyum sorunlarını bir türlü halledemeyişleri, uyumda zorlananları gittikleri ülkelerin fanatik ırkcıları tarafından dışlanmaya çalışılmaları nedeniyle "GETTOLAŞMAK" zorunda kalmışlar, kusurun çoğu kendilerinde olmuştur.

Gittikleri ülkelerin kültürlerine, yaşam biçimlerine saygı duymasını bilememiş, kendi giyim kuşamları yaşam biçimlerini karşı tarafa adeta dayatmaya çalışarak hem çalışmaya gidenler hem çalıştıranlar uzunca yıllar rahat ve huzur yüzü görememişlerdir.Yaşadıkları ülkelerin milliyetçi akımları tarafından dışlanmaları sonucu, öldürülmek, yaralanmak, evlerinin ateşe verilmesi gibi son derece vahim ve dramatik sorunları yaşamak zorunda kalmışlardır.

Bir dönem Erbakan ve taifesi, bir dönem eski Adana müftüsü ve oğlu Metin Kaplan tasallutunda kalan, sonraları Fettulah Gülen şarlatanı ve diğer tarikat Şeyh ve Şıhlarının etkisi altında kalan ve bu gün sayılarının 3 milyon civarında olduğu bilinen Türk'ler 1984 yılından itibaren ayrılıkcı bölücü ırkcı PKK militanlarının etkileri, onlara haraç vermek zorunda kalışları, bir taraftan ise Deniz Feneri yöneticileri gibi Yimpaş ve Oklava Holdinğ yöneticileri insanların dini ve ulvi sömürülerine maruz kalarak paralarını güya hayır uğruna kaptırmış, bir taraftan kendi ülkesinden gelen insanların verdiği rahatsızlık, öbür taraftan içinde yaşadıkları ülkelerin milliyetçi akımlarının rahatsızlığı, İslam açısından dinci bakış ve anlayışların tahriki ile bu günkü durumundadır Türkler!

Son yıllarda azda olsa, 2-3. cü kuşak sayesinde yaşam biçimlerinde biraz değişiklik olmuş içinde bulundukları ülkelerin kanunlarında haklarında leyhtar durumların ortaya çıkması ile nispeten rahat eder olmuşlardır.

1961 li yıllardan itibaren Tarikat ve Cemaat'ler bu meyanda Erbakan, yurt dışında yaşayan işçi kardeşlerimizi bir an olsun militanları vasıtasıyla yalnız bırakmamışlar, bir taraftan faizsiz kazanç terane ve yutturmaları ile günümüze gelinceye dek saf ve süfi insanların paralarını tırtıklamışlar, kurdukları Oklava holding'ler ile orada yaşayan insanlarımızı kandırmışlardır.

Yetmemiş saçlarını sakallarını uzatmaları istenmiş, kadınların çarşaf ve Türban'a bürünmeleri öğütlenmiş, Türk vatandaşlarının yaşadığı ve orada çalışarak ekmek parası kazandığı ülkenin insanlarına, onların yaşam biçimlerine hayata bakış ve değer yargılarına düşman edilmiş, yaşadığı ülkenin insanlarına adeta kendileri gibi giyinip kendileri gibi ilkel yaşamaları tavsiye, telkin ve dayatması yapılmış, haliyle yöre insanlarıda bu anlayış ve yaşam biçimine tepki göstermeye başlayınca, Türk'ler Varoş ötesi Gettolarda oturmak zorunda kalmışlardır.

Bu süre içinde Türkiye'ye geldiklerinde görgüsüz, sonradan görme "Alamancı" yaftası yemiş ve dışlanmışlar, aş ekmek yedikleri ülke insanları tarafından da dışlanınca 2 Cami arasında kalmış beynamaza dönmüşlerdir.

Yakın zamanda ortaya Deniz Feneri, onların iç ettiği paralar ve yöneticilerinden bazılarının Almanya'da tutuklanmaları, işin Türkiye ayağında olan Erdoğan, Zekeriya Karaman, Zahit Akman Türkiye'de davaya konulan yayın yasağı ve hatta bu davanın konuşulmamasına ve yazılmamasına ilişkin alınan tedbirler bu soygun düzenini unutturmaya matuftur. Türkiye bunları unutmayacak, günü geldiğinde siyaseten korumaya alınmış olanlar hak ettikleri yerlere gönderileceklerdir.

Gün ola harman ola. Belki bir punduna getirir azda olsa var olan Cumhuriyet Savcısı ve Türk milleti adına karar veren yargıçların, artık oda kalmadı ya, yargıçlar; artık (Türk Milleti adına değil AKP adına karar verecekler) eline düşerler. Kaçacak sıçan deliği ararlar ama nafile. Herkes hak ettiği mekânları gidip bulacak cezasını çekecektir. Tıpkı günü geldiğinde kendilerini himaye eden A Babalarının yüce divanda yargılanıp, olmaları gereken yerlere gönderilecekleri gibi.


Yukarda ifade ettiklerimizden hareketle bazıları bu ne gaddarlık ve kindarlık diyebilirler. Asla ve kat'a böyle değil. Adı geçen bu insanlar bütün Türkiye gözü önünde suç işlemişler, siyaseten kayrılmışlar, olmamaları gereken kurumların içinde ve başında olmuşlar, saf sufi ve mütedeyyin vatandaşlarımızın ulvi duygularını istismar etmiş onları kandırmış paralarını tırtıklamış ve kendilerini siyaseten koruyanlarla birlikte iç etmişlerdir.

Kimseyle kan düşmanlığımız, arazi anlaşmazlığımız, atadan dededen süren anlaşmazlıklarımız yok. Onların yukarda ifade ettiğimiz menfiliklere bulaştığına inanışımız bizleri bu kadar keskin olmaya zorlamaktadır.


17.02.2013
Mustafa Akten


__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.