Tekil Mesaj gösterimi
Eski 05.03.13, 19:39   #2
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1426
Mesajlar: 7,248
Ettiği Teşekkür: 29577
Aldığı Teşekkür: 32264
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Rothschild Hanedanlığı, Filistin ve Yeni Dünya Düzeni

"Her görüşe saygılı olmak" diye bir şey yoktur bu dünya üzerinde, "her görüşe saygılıyım" diyen insan da toplumun %90'ında görebileceğiniz üzere samimiyetsiz yapmacık denyolardan birisidir. Eğer bir görüş, benim veya başka masumların canını, malını, vatanını gasp etmeyi öğütlüyorsa ona inananlara, ben o görüşe saygılı olmam. Hoşgörülü de olmam.

Talmud'un bu saçmalıklarına inanmayan Yahudileri de tenzih ederim, dediğim gibi benim hedefim bu siyonist inanışın emellerini ortaya çıkarmaktır. Günümüzde İsrail bayrağı yakan ve İsrail'in yaptıklarını insanlık dışı olarak gören Yahudiler de vardır. Koca bir dünyayı köleleştiren, Ortadoğu'yu kan gölüne çeviren siyonistler de...

Gördüklerinizi kabul etmekte zorlanmayın, bunlar onların kutsal kitabında yazanlardır ve burada alıntıladıklarıma rahmet okutacak kadar şeytani Talmud ayetleri de vardır...

Neyse, şimdi biraz daha değiştirelim konuyu.

Warburg ailesinden Yahudi banker James Warburg'un bir sözü vardır. Bu sözü 17 Şubat 1950'de ABD senatosunda sarf etmiştir:

"İstesek de istemesek de, sonunda tek dünya devleti kurulacaktır. Esas soru, bunun zor kullanarak mı yoksa rıza ile mi gerçekleşeceğidir."

Açıkçası, insanlar bunu "kendi rızaları ile" talep edecekler.

İşin en korkuncu da bu.

Önceden Facebook hesabı açtığınızda ve yeni birini arkadaş olarak eklemek istediğinizde karşınıza "bu kodu doldurun" diye bir pencere çıkıyordu, siz de 2 saat "werı324 35ı9df" diye orada yazan kodu giriyordunuz. Tabi yeni Facebook hesabı açmış bir kişi tanıdığı onlarca, yüzlerce arkadaşını peşpeşe listesine eklemek istiyordu. Fakat Facebook diyordu ki "Bu kodları doldurmaktan sıkıldın mı? Telefon numaranı ver ve aktivasyon yapmana gerek kalmasın."

Bu sistem hala böyle mi bilmiyorum, Facebook ile aram yok yıllardır. Fakat Facebook şu an milyonlarca insanın cep telefonu numaralarına, kimlik bilgilerine sahip.

Hotmail, Twitter, Blogspot, Youtube size sürekli "Güvenliğiniz için yalnızca parola yetmez, telefon numaranızı verin" diyor.

Hiçbirine telefon numaralarınızı vermeyin ve mümkünse doğum tarihinizi bile yanlış girin.

"Nereye bağlayacak konuyu bu acaba?" diye düşünüyorsun sanırım, bak şöyle bir haber var:



Bu kimliklerde "çipler" bulunacak.

Bu haber Türkiye'ye gelecek olan "akıllı (çipli) kimlik kartları"ndan bahsetse de, bu tüm dünyada uygulanmaya başlanacak.

Yakın gelecekte dünyadaki tüm pasaportlar ve kimlikler elektronik çip taşıyacaklar, aşama aşama olacak tabi ki bu çiplerin kendini geliştirmesi. Bu durum ise tabi ki medya ve bakanlar tarafından insanlara "Birçok hizmetimizi artık sizlere daha kolay ulaştırabileceğiz, büyük kolaylık valla. Hem artık bu çipler sayesinde kaybolma vakalarının da önüne geçebileceğiz. Ne kadar süper değil mi? Merhaba aslan kardeş, merhaba kedi kardeş, hayat ne güzel la." tadında masallarla duyurulacak.

Gelecekte her insanı uydudan takip edebilme olanağına sahip olacaklar.

Dünyadaki bu çapulcu olmayan, fakat takım elbise giyen teröristler tarafından düzenlenen terör saldırılarıyla, insanlar vücutlarında bir çip bulundurmayı "talep eder" ve "ister" hale gelecekler.

Amaçlanan şey budur.

Tek dünya devleti ve tek merkez bankası fikri, tüm insanları tek bir merkezden kontrol etme gayesine dayalıdır. Bunun bir sonraki aşamasında tüm insanları vücutlarına çipler yerleştirilmiş, her hareketleri data'lardan kontrol edilebilir hale getirecekler.

Bunlar size saçma geliyor olabilir, fakat 200 yıl önceki bir insana tüm alışverişlerini üzerinde hiç para taşımadan kredi kartı adı verilen cihazlarla yapabileceği fikri de saçma geliyordu.

Illuminati'nin asırlık amaçları vardır ve bu amaçlarını "şıp" diye gerçekleştirebilmeleri mümkün değildir.

Açıkçası ben er ya da geç bu dünyada da kaybedeceklerine inanıyorum, fakat bir yandan insanların umursamazlıkları, Facebook başında kedi video'ları seyredip saatlerini harcamaları, okullarda son gün çalışarak verdikleri sınavları sayesinde kendilerini bir şeyler öğrenmiş zannetmeleri, hayatı hep boş vakit geçirme ve eğlence olarak görmeleri, durumun pek de iç açıcı olmadığını gösteriyor.

Zira kapitalizmin vadettiği hayatın kendilerini mutlu edeceğini zannediyor insanlar. Hayatları tamamen "daha fazlasını" istemek ve "yeni modelini" almak üzerine kurulu insanların.

Fakat Fiat'ın veliahtı Edoardo Agnelli'nin intihar ettiğini bilmezler.

Zira bu adam maddi açıdan sahip olabileceği her şeye sahipti, artık bir amaç bulamadı yaşamasını gerektirecek ve hayatına son verdi.

Kapitalizmin vadettiği haz üzerine kurulu olan hayat, sizin hayat amacınız olmuşsa, "başarılı olmak" diye değerlendirdiğiniz o başarıya ulaştığınızda hayal kırıklığı yaşayacaksınız.

Zira içinizden gelen çığlıklara cevap veremez kapitalizmin sundukları.

Bu hayat o kadar da dalga geçme üzerine kurulu bir yer değil, para ve eğlence tabi ki bir ihtiyaçtır, fakat amaç değildir. İnsanın tabiatına terstir böyle bir amaç edinmek.

Neyse, konumuza geri dönelim. Tek dünya devleti'nin var olabilmesi için, dünya parça parça ülkelere bölünmelidir. Zira yap-boz oyunu değil bu, daha büyük parçalar, tek dünya devletinin oluşmasına hizmet etmez, tam aksine zararınadır. Ülkeler olabildiğince gerek iç savaşlarla, mezhep ayrılıklarıyla, çok uluslu bir ülkeyse millet farklılıklarından doğan anlaşmazlıklarla bölünmelidir tek bir dünya devletinin kurulabilmesi için.

Zira ne kadar çok sayıda ve farklı ülke olursa, halkların birlik olup tek dünya devletine karşı çıkma şansları ve güçleri de o oranda azalır.

Birlik olamadığın sürece, hiçbir şeysindir. Zira güçsüzsündür ve kolaylıkla bastırılabilirsin.



Bu Sovyetler Birliği haritasıdır, Sovyetler Birliği'nden tam 15 farklı ülke çıkmıştır, Estonya'sından Ukrayna'sına...




Bu da bir zamanların Yugoslavya'sıdır. Yugoslavya'dan tam 6 farklı ülke çıkmıştır ve 7.si ile 8.si de yoldadır zira Sırbistan da 3'e bölünmek üzeredir. Kosova ve Voyvodina yakında kopacaktır Sırbistan'dan.

Farklı dine, farklı mezhepe, farklı millete sahip insanların aynı ülke içerisinde yaşamayacakları fikrini dayatan ve bu ayrılıkçı örgütleri destekleyen, Yeni Dünya Düzeni'nin tasarımcılarından başkası değildir.

PKK'yı kimler destekliyor, kimler silahlandırıyor?

Özgür Suriye Ordusu denilen çapulcular roketi nereden buluyorlar?

Tunus ve Libya neden bölünmek üzere?

Peki Rockefeller böyle pasta yapmayı nereden öğrendi?



Eş başkanı olduğumuz BOP, Ortadoğu için işte bunu amaçlar.

Elbette Kuzey Afrika için de buna benzer bir senaryo geçerli.

"Transforming the Middle-East" (Ortadoğunun Dönüşümü) adlı makalesinde Ortadoğu'daki 22 ülkenin yönetim biçimlerinin ve sınırlarının değişeceğini söyleyen kişi, dönemin ABD dışişleri bakanı Condoleezza Rice'tan başkası değildir.

"Ülke sayısı gelecekte 1000'leri geçecektir" diyen kişi de yine pek muhterem David Rockefeller'dan başkası değildir.

Bundan 400 yıl evvel bir toprağı ele geçirmek için, oraya orduların ve donanman ile sefere çıkman gerekirdi.

Fakat Fransız İhtilali'nden beri bir bölgeyi yok etmenin ve ele geçirmenin en etkili yolu, o bölgedeki insanları birbirine kırdırmak olmuştur.

Sözde Arap devrimleri, Suriye'deki iç savaş, Irak'taki iç savaşlar da işte bu sebeple yaşanmışlar ve hepsi de dış destek, örgütleme ve finansmanla sağlanmışlardır.

Dediğim gibi, bu anlattıklarımın en büyük belgesi, bugün yaşananlardır. Bugün yaşanan olayları kimin ateşlediğini ve bu olaylarda kimlerin parmağı olduğunu görmek için de, bu yaşananlardan kimin kazançlı çıktığına bakmak yeterli olacaktır:

Global bankerler.

Evet maalesef ki dünyada mutlak otorite kurmak isteyen insanlar emellerine emin adımlarla ilerliyorlar, fakat bilmeniz gereken en önemli şey, bu işin sadece maddiyat kaynaklı olmadığıdır.

- Para için yapıyorlar işte abi yaeae

Evet, doğru, para için yapıyorlar elbette. Fakat para bu insanlar için nihai emellerine ulaşmak üzere gerekli olan bir "araç"tan başkası değil. Yalnızca araç.

Üzgünüm ama dünyayı luciferian ve siyonist inanışa sahip kişiler yönetiyor kaynatasızlar.

Bakın şimdi, David Gergen adlı şahıs, zamanında Nixon, Reagen, Clinton gibi ABD başkanlarının danışmanlığını yapmış yetkili bir abidir.

Gazeteci Alex Jones, Bohemian Groove'daki satanist elit ayinlerini ifşa etmiş, gizlice aralarına sızabilmiş bir adamdır. Alex Jones'un uçtuğu çok konu vardır fakat bir adamın yaptığı cesur ve iyi işler varken o adamın üstünü toptan çizmek de haksızlık olacaktır.



Bu kare ABD başkanlarının danışmanlığını yapan David Gergen gibi elitlerin katıldığı ve satanist ritüellerin yapıldığı Bohemian Grove'dan alınmadır. Ortaya çıkaran kişi Alex Jones'tur, gizlice aralarına sızmayı başarmıştır kendisi. Video'nun tam şu kısmını seyredebilirseniz eğer durumun vehametini ve nasıl psikopatların siyasette ve sanatta nasıl seçkin pozisyonlara ulaştıklarını daha iyi anlayabilirsiniz

http://www.youtube.com/watch?feature...BTne-KY#t=500s

Bunun üzerine gazeteci Alex Jones, David Gergen ile röportaj yapmaya çalışır:



Eğer İngilizceniz yeterse video'nun vermekte olduğum kısmını seyredebilirsiniz: http://www.youtube.com/watch?feature...HP97Rzc#t=230s


Size Alex Jones ve David Gergen arasındaki diyaloğun özetini geçeyim, David Gergen ritüellere katıldığını, orada bulunduğunu asla inkâr etmiyor ve neredeyse kabul ediyor. Uzun bir süre "ee... öö... ummm..." şeklinde lafı geveliyor ve hatta şöylesine ağır bir şekilde sıçıyor, birebir çeviri yapmıyorum, konuşmanın can alıcı cümlelerini yazıyorum:

Alex: Ben de oradaydım, gördüm her şeyi.
Gergen: Ait olmadığınız bir yere izinsiz girmeniz hiç de centilmence değil.
Alex: Peki o ritüeller centilmence miydi?
Gergen: Ee... Öö... Size bir açıklama yapma mecburiyetinde değilim. Eeöö... Bu yaptığınız gazetecilik hiç etiğe uygun değil.
Alex: Peki ritüellerde bulundunuz mu?
Gergen: Bu şeye burnunu sokma lanet olasıca. (This is not your damn business)

Evet, Bohemian Grove'da cidden yılın belirli dönemlerinde satanist ritüeller yapılıyor elitler tarafından. Bohemian Grove, Bones and Skulls adlı satanist cemiyetin bir oluşumudur. Yazı oldukça uzadı, daha önceden de değindiğim için Bones and Skulls'un ne olduğunu pek de izah etmeyeceğim bu yazıda.

B&S'un sembolü siz kaynatasızların bildiği üzere kurukafa ve kemiklerdir.






Yukarıda aldığım resim bizzat Bush kütüphanesinden alınmıştır, buyrun kaynak: http://bushlibrary.tamu.edu/image.php?id=722

Flash TV edasıyla kafasının üzerine kırmızı ok yerleştirdiğim adam ise George H. Bush'tan başkası değildir.

Zaten size yukarıda verdiğim video'larda George W. Bush ve Kerry gayet kendi ağızlarıyla Bones and Skulls cemiyetinin üyesi olduklarını açıkça itiraf ediyorlar.

Bones and Skulls, nazist Thule örgütü ile de bağlantılıdır, genellikle seçkin Yale Üniversitesi öğrencilerinden oluşan bu gruba "bu bir öğrenci kulübü yeeaa, komplo teorisi üretmeyin" şeklinde kılıflar üreten şahısların ve gazetecilerin varlığı ise, satanist ve masonik temeller üzerine kurulu bir öğrenci kulübünü aklama çabasında olan insanların var olduğu gerçeğini bizlere göstermektedir.

Hayrola, nedir bu telaşe, babanızın oğlu mu Bones and Skulls üyeleri? Yoksa bir şeylerin üstünü örtmeye mi çalışıyorsunuz?


Şimdi bakın, sizlere birkaç fotoğraf göstermek istiyorum.

Bu fotoğrafların hepsi şu meşhur Zara mağazasına aittir. Celallenmeden, "hadi lan" demeden sonuna kadar bakın fotoğraflara, Karagümrük çocuğuyum ben, haybeye laf etmem:












Şimdi, eminim çoğunuzun dolabında da üzerinde kurukafa bulunan bir tişört vardır veya cebinizdeki anahtarlıkta da kurukafa olabilir. Mesela benim dolabımda 3-4 yıllık bir hırkam var üzerinde kurukafa olan. Veya elektrik trafolarının üzerinde de vardır kurukafa, nedir yani? Eyvallah popüler kültüre yerleşmiş bir sembol bu, hemen altında bir şey aramamak lazım. Fakat Zara'dan içeri girdiğimde karşılaştığım manzara bana "öylesine konsept yapmışlar işte" diye düşündürmedi. Aksine içerde üzerlerine kurukafa ve kemik resmedilmiş tişörtler giyen çocuklar gördükçe içten içe sinir oldum. Bu fotoğrafları koymamın esas sebebi ve bu durumun aslının kesin delili ise şimdi göstereceğim fotoğraftır.





Bu tişörtün üzerinde peşpeşe "Skulls & Bones do not exist" (Skulls and Bones diye bir şey yok!) ve "NOTHING TO SAY about Skulls & Bones" (Skulls and Bones hakkında konuşacak bir şey yok) yazmaktadır.

Hayrola?

Neden ki bu ispat çabası?

Ne ayaksınız arkadaşım lan?

Adamların kendileri açık seçik Skulls and Bones'un varlığını onaylıyor, fotoğraflarını sergiliyor, üye olduklarını beyan ediyorlarken, sizin bu çabanız neden?

Hey gidi Zara hey.

Sübliminal mesajlar bir sonraki yazımın konusu olacaktı fakat konu gereği vermek durumunda kaldım bu fotoğrafları, zira bunlar herhangi bir ürünü almaya yönlendiren ticari kazanç amaçlı sübliminal mesaj örneği değil, okült satanist bir cemiyetin var olmadığını beyinlere empoze etme amaçlı bir çalışmadır.

Ve öyle sıradan, masumane dizaynlar da değillerdir.

Eğer sahiden psikopatsanız ve bu blog'daki tüm yazıları okuduysanız, new age, spiritüalizm, scientology gibi felsefelerin insanları tek bir kapıya yönlendirdiğini görmüş olacaksınızdır: Satanizm.

Maalesef ki insanların zihninde kedi kesen, siyah giyinip metal müzik dinleyen, uzun saçlı satanist imajı var olduğundan, satanizmin ne kadar tehlikeli ve her yere sızmış olduğunu görmeleri de güçleşiyor.

Spiritüalizm meselesi üzerinde çok durdum zaten, o nedenle sadece şu kadarını söyleyeyim: Spiritüalist insanlar kendilerinin iyi bir şey yaptıklarına inanıyorlar fakat luciferian felsefeye yönlendiriliyorlar. Şöyle bir örnek vereceğim kendimden, gerçekliğine dair inandığım her şey üzerine yemin edebilirim. Rahmetli babamın spiritüalist bir arkadaşı vardı, tabi o zamanlar ben tüm hayatı okul-dersane-31 üçgeninde geçen liseli bir ergen olduğum için dünyadan bihaberdim, bu meselelere kafa yormazdım. Babamın o spiritüalist derneklere, seminerlere giden, bol bol Akaşa yayınlarının ruhçu kitaplarını okuyan arkadaşını aradım ben geçenlerde, bu blog'u önerdim, biraz da konuştum. Hani olur da vazgeçer bu işlerden diye. Sonra o beni aradı, blog'uma şöyle bir göz gezdirmiş ve bana şunları söyledi:

- Illuminati varsa ben de Illuminati'yim o zaman.

Evet, kafa yapısı bu. Kendisi Illuminati'nin kötü bir şey yapmadığına, insanlığın evrimine hizmet ettiğine inanıyor.

Zira felsefeyi çoktan benimsemiş.

Zira ruhçuluk, sizi Illuminati'nin hatta siyonizmin felsefesi ile aynı kapıya yönlendiririr: Satanizm.

O yüzden defalarca uyardım, yine uyarıyorum, bu ruhçu derneklere gitmeyin, giden arkadaşınız varsa gerekçelerini anlatarak uyarın. "Pozitif enerji" hikâyelerinin anlatıldığı, görünüşte "sevgi yumağı" olan fakat özünde hurafe ve luciferian fikirlere dayanan bu felsefeden uzak durun.

Dünya üzerindeki son derece farklı coğrafyalardan türemiş felsefelerin eninde sonunda hep aynı sonuca ulaşıyor olması ise, benim gözümde İblis'in varlığının yegâne delilidir. Bu son söylediğim tabi ki benim kişisel gözlemim ve inancımdır, diğer anlattıklarım somut şeylerken, bu metafizik bir olaydır ve buna inanıp inanmamak size kalmıştır.

Şimdi şu dizayna resmi büyüterek iyi bakın, lütfen:

Neyse kaynatasız, ne diyoduk, ya da az dur çakmağım kayboldu...

Heh buldum, devam.

Birazdan fotoğraflarını göstereceğim kişinin kim olduğunu biliyor musunuz?






Allah'ın yarattığıyla dalga geçilmez ama şu tipe bak arkadaş ya, tipsizlik suç olsa müebbet yer bu karı.

Kolyelerine dikkatli bakın, şaşılacak bir şey değil zira bu onun inancı. Bir şeytan tasviri olan Baphomet kolyeleriyle poz veren bu kişi, Rothschild ailesinden Baroness Philippine de Rothschild'dir.

Zira Siyonizm'in temelinde yer alan fikir satanizmdir.

Siyonistler, Adem ve eşinin birleşmesinden meydana gelen biz insanların "goyim" olduğuna inanırlarken, kendilerinin İblis ile Adem'in eşinin birleşmesinden oluştuğuna inanmaktadırlar.

Zira ateşten yaratılan İblis üstündür ve Tanrı'ya karşı gelerek bu dünya ile ödüllendirilmiştir. Zira İblis'in Tanrı'ya karşı isyanı asil bir davranıştır. Bizler sıradan Ademoğulları'yken, onlar Lucifer'ın soyundan geldiklerine inanırlar ve bu dünyada goyimler olarak bizim tek işlevimiz onlara hizmet etmektir.

İsrail'in kelime anlamı "onlar için" nedir biliyor musunuz?

Isra: Yenen, baş eden, güç yetiren.
El: Tanrı

"Israel", kelime anlamı olarak "Tanrı'ya güç yetiren" demektir.

Siyonizmin gayesi de tek bir dünya devleti çatısı altında köleleşmiş insanlardan (goyim) oluşan bir dünya yaratmaktır.

Ben açıkçası elbet bir gün siyonizmin kaybedeceğine inanıyorum. Bu köleleştirme üzerine dayanan bankacılık ve borçlandırma sistemine, insanlar elbet bir gün isyan edeceklerdir. Fakat kaos yaratmadan, sokaklara silahlar ve molotof kokteylleri ile dökülmeden... Zira "ordo ab chao", kaostan doğan düzen anlamına gelir ve bu söz 33. derece masonların düsturudur, nişanlarının üzerinde yazılıdır. Dünyadaki masonluğun birçoğu zenginlerin kendi arasındaki "beyefendicilik" oyunu olsa da, üst rütbeli ve gizli masonluğun Lucifer'ın yolunda ilerlediği aşikârdır. Zira Lucifer, Latince manası ile "ışık getiren"dir.

Yani senin anlayacağın, her türlü kaos, karışıklık, zıtlık ve çatışma, bu insanlar için bir fırsattır.

Etki-tepki demiştik ya hani, bana kalırsa siyonizmi yıkabilecek 2 millet vardır dünya üzerinde: ABD halkı ve Türkiye halkı.

Zira bu dünyada en çok aldatılan, en çok sömürülen ve en çok gözlerinin içine baka baka yalan söylenen milletler bunlardır.

Bunları herkesin olduğu kadar, Yahudilerin de bilmesi gereklidir paşam. Zira en çok kandırılan milletlerden birisi de onlardır.

Schindler'in Listesi'ni bilirsiniz, bu filmin sonunda Yahudi işçiler, hayatlarını kurtaran Oskar Schindler'e minnetlerini şu şekilde ifade ederler:





Bu gerçekten de doğrudur.

Nereden mi biliyoruz?

Maide suresi 32. ayet: "Bunun için İsrailoğulları üzerine şunu yazdık: Kim, cinayet işlememiş veya yeryüzünde bozgunculuk yapmamış bir kişiyi öldürürse tüm insanları öldürmüş gibidir. Kim de o canı yaşatırsa, bütün insanları yaşatmış gibi olur. ..."

Yahudiler gözlerini açmalı ve şeytani sahiplerine başkaldırmalıdır.

Zira aynı ayetin devamında Allah şunları da söylüyor:

"... Elçilerimiz onlara apaçık delillerle geldiler. Buna rağmen onların çoğu hemen sonra yeryüzünde azgınlık yapmaya başladılar."

Şimdilik anlatacaklarım bu kadar kaynatasızlar. Ha bu arada 21 aralıkta da hiçbir bok olmayacak merak etmeyin, tıraş işler onlar. (olmadı da zaten) Benim sizden ricada bulunacağım tek bir şey var, düşünün.

Bir düşünün, neden tek yahudi devleti Filistin'de ve Kudüs etrafında kuruldu? Üstelik 2. Dünya Savaşı biter bitmez.

Neden Ortadoğu ve Kuzey Afrika bu kadar karışık?

Neden dünyadaki toplam dış borç 40 trilyon doların üzerinde?

Neden dünyada borcu olmayan neredeyse hiçbir ülke yok?

Bu kadar güce, paraya, kendilerine bağımlı hale gelmiş hükümetlere sahip olan bu bankerler, bunun ile ne yapacaklar?

Ve en önemlisi, bu kadar paraya rağmen neyi bekliyorlar? İnsanların psikolojik olarak buna hazır hâle gelmesini bekliyor olabilirler mi?

Bugün Illuminati'nin "tek dünya hükümeti" emeline "komplo teorisi" etiketi yapıştıranlar, bir 30 veya 50 sene sonra "tek dünya hükümetine ihtiyacımız var" diyen kişilerin ta kendileri veya babaları olacaktır.

Ve bu insanlar sözüm ona "aydın" olacaklardır.

Lisede Aydın diye bir arkadaşım vardı, tüm Afrika kıtasına yetecek kadar burun vardı çocukta, öyle bir burundu onunki. Ha işte o Aydın'ın burnu girsin bir yerinize.

Siz siz olun, kimsenin etkisinde kalmayın ve dayatmalara karşı uyanık olun.

Hadi sağlıcakla. Ehehe.

******

Söz konusu blog sahibi olan arkadaşa bu yazı için teşekkürlerimi sunarım.

Yazının Orjinal Metni -
http://michaelsikkofield.blogspot.com
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.