Tekil Mesaj gösterimi
Eski 08.03.13, 20:19   #1
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart İrlanda'da ''Düşmüş Kadın'' Evleri | Madalene Evleri

Magdalene Evleri | İrlanda


Magdalene Evleri İrlanda’da sözde "düşmüş kadın" kurumlarıydı. Bu kurumlar genellikle Katolik cemaatleri tarafından yapılıp, Roma Katolik Kilisesi tarafından işletiliyordu. Bu evlerde tutulan kadınlar çoğunlukla ücret karşılığı olmaksızın, kuruma ait çamaşırhanelerde zor şartlar altında çalıştırılıyorlardı. Kadınlar Katolik eğitimin ahlakına göre itaat etmek zorundaydılar, hatta bazen aşırı cezalarla eziyet görüyorlardı. Bu tür evler İrlanda’da Magdalene Laundries (Magdalene Çamaşırhaneleri) olarak biliniyordu. 30.000 kadar kadının, 150 yıllık tarihi boyunca bu kurumlarda kendi rızaları dışında tutulduğu tahmin ediliyor. İrlanda’da son Magdalene Evi 25 Eylül 1996 yılında kapandı. Günahkar Rahibeler (The Magdalene Sisters) filmi, bu kurumların daha fazla tanınmasını sağlamıştır.






Magdalene Evleri 19. Yüzyıl’da İngiltere ve İrlanda’da kurtarma hareketi olarak ortaya çıktı. Kurumun resmi olarak amacı fahişe olarak çalışan kadınların rehabilite edilmeleriydi. Cemaat adını Katolik anlayışına göre günahlarına tövbe edip, İsa’nın takipçilerinden biri olan Magdalalı Meryem adından almış.

İrlanda’daki Magdalene Hareketi bir süre sonra Katolik kilisesi tarafından devralındı. İlk zamanlar kısa süreli koruma sığınakları olan evler, zamanla uzun vadeli işsizliğe karşı kurumlar haline geldi. Evlere sığınmış olan kişiler öncelikli olarak çamaşırhanelerde çalışmaya zorlandılar.


Kötü geçmişlerinden dolayı düzenli bir iş bulamayan fahişeleri sokaktan kurtarmakla görevli olan Magdalene Hareketi, hayır amacından gittikçe uzaklaşıyordu. Evler bir nevi hapishane karakterine dönüşüyordu. Gözlemci rahibelere, kaçmaya çalışan kadınlara ve kızlara sert cezalar vermeleri ve psikolojik baskı ile tövbe etmeleri için her türlü yetki veriliyordu.




Katolik Ansiklopedisi’nde Yardımsever Kızkardeşler Cemaati’nin (Congregation of the Sisters of Misericordia) uyması gereken maddeler şöyle geçmektedir:


''Kabul edilen hastaya dinine, ırkına ve milliyetine göre ayrım yapılmayacak. Sıhhatlerine kavuştuktan sonra, kalmak isteyenler özel bir rahibenin gözetimine verilip, ‘’St. Margaret’in Kızları’’ olarak anılacak. Belirli kurallara uyacaklar ama hiçbir belirli dini görevleri olmayacak. Denetimden geçtikleri süre sonunda manastırda kalmak isterlerse, Magdalene olmalarına izin verilecek ve Magdalene Tarikatına girme yemini edilecek.''

Magdalene Hareketi’nin erken tarihine bakıldığında, birçok kadının bu evlere kendi istekleri ile geldikleri ve gittikleri, hatta bazen gidenlerin tekrar geldikleri kayıt edilmiştir. Antropolog Profesör Lu Ann De Cunzo yazmış olduğu kitabında (, Reform, Respite, Ritual: An Archaeology of Institutions; The Magdalene Society of Philadelphia , 1800-1850); Philadelphia’daki Protestan sığınma evlerine gelen kadınların kendilerine bir sığınak ve soluklanacakları yer aradıklarını, hastalıktan, hapisten, ıslahevlerinden, mutsuz aile ortamından, şiddet gördükleri kocalarından ve ekonomik koşullardan kaçtıklarını belirtiyor.






Bu evlere kadınlar genellikle ya ailelerinin ya da papazların isteği ile getiriliyorlardı. Dışarıda kendilerine kefil olacak bir aile üyesi olmayan kadınlar, hayatlarının geri kalan kısmında bu evlere mahkum oluyorlardı. Bir çoğu da dini yemin ediyordu.


İrlanda’da çok fazla muhafazakar cinsel ahlak hüküm sürdüğünden, 20. Yüzyılın ikinci yarısına kadar Magdalene Evleri tanınmış sosyal kurumlardı. Cinsel ahlak değişime uğrayınca, belki de çamaşır makinelerinin gelişiyle, artık bu bu evler önemini yitirmiştir.


Zaman içinde kurulan Magdalene Evleri İrlanda’da Mercy Rahibeleri Tarikatı’na ve Fransa’daki Good Shepherd Cemaati’ne bağlıydı. Bu evlerde cinsel taciz olaylarına karışmış olan kadınlar erkeklere oranla daha fazla cezalandırılıyorlardı.

Ortaya çıkması
1993 yılına kadar bu evlerin varlığı hiç dikkat çekmemişti. 1993 yılında Dublin’deki bir Rahibe Cemaati kendilerine ait olan manastırın bir kısmını bir emlakçıya sattıktan sonra, arsa üzerinde isimlendirilmemiş olarak 155 mahkumun toplu mezarı bulunmuştu. Mezarlardan çıkartılan kalıntılar daha sonra yakılıp, Glasnevin mezarlığına gömüldü. Bu durum yerel ve ulusal haber kanallarında büyük bir skandala yol açtı.

Mary Norris, Josephine McCarthy ve Mary-Jo McDonagh 1999 yılında sığınmış oldukları bu evlerde kendilerine nasıl davranıldığını anlattılar. 1998 yılında İngiliz televizyonu Channel 4 bu evlerde bulunan kadınların dış dünyadan izole edilip, seksüel, psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldıklarını Sex in a Cold Climate isimli belgeselle gözler önüne serdiler.





Manastır içindeki koşullar ve kadınlara yapılan zulümler, senaryosunu ve rejisörlüğünü Peter Mullan’ın yaptığı The Magdalene Sisters adı altında 2002 yılında sinemaya aktarılan filmle uluslararası tanıtıldı. Ancak filmde anlatılanların doğruluğu da sorgulanmakta, zira en ünlü kurbanlardan biri olan Kathleen O’Beirne’nin akrabaları onun anlattığı hikayenin büyük ölçüde kendisi tarafından uydurulmuş olduğunu iddia etmişlerdi.

Benzer istismar olayları İrlanda’da Endüstriyel Okullarda da (bakımsız, terk edilmiş ve yetim çocuklar için evler) gerçekleşmiştir. Bu evlerin bazıları, 1999 yılında RTE muhabirinin yapmış olduğu bir televizyon programında çocuk istismarı yapmakla suçlandı. İrlanda hükümetinin soruşturma komisyonu tarafından çocuk istismarının soruşturulması ve mağdur olanlara tazminat hakkı doğması bir sonuç getirmedi. Sadece özel kurumlara yerleştirilen kişiler tazminat almaya hak kazandılar. Bu kurumlar arasında Magdalene Evleri yoktu.
2009 yılının Mayıs ayında hükümet tarafından yapılan ikinci bir soruşturma tam 2500 sayfalık bir rapor ile son buldu. Eski İrlanda Başbakanı Bertie Ahern, İrlanda Kardinalı Sean Brady ve Amagh Başpiskopozu yıllarca yapılan bu cinsel istismardan dolayı defalarca kamuoyu önünde halktan özür dilediler.

İrlanda Başbakanı Enda Kenny Ocak 2013’de mağdur olan kişilere tazminat verileceğini duyurdu.


Çeviri bana ait
Kaynak

LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
19 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.