Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12.03.13, 20:22   #1
Ekin
Moderator

Ekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2011
Konular: 1175
Mesajlar: 8,990
Ettiği Teşekkür: 30790
Aldığı Teşekkür: 40438
Rep Derecesi : Ekin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Kotu Cocuk
Standart Kalemini kır ama asla satma!..|| Mehmet Türker

Kalemini kır ama asla satma!..|| Mehmet Türker


“Babıali” dediğimiz basın dünyasındaki köşe başları “satılmış kalemlerle” tutulduktan sonra bu sözün hâlâ anlamı kaldı mı bilmiyorum!..
Hürriyet Gazetesi’nin kurucusu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin ilk Başkanı rahmetli Sedat Simavi’nin genç gazetecilere öğütleri “Gerekirse kalemini kır, ama asla satma” cümlesiyle biter!..
Ancak, bunu yapabilmek gazetecide ilke ister, namus ister, yürek ister…
Oysa şimdi, bunun tam tersini yapan “gönüllüler” var!..

* * *

Başlıktaki söz her zaman aklımızdadır da, gazeteci kardeşimiz Faruk Mangırcı’nın, bir tiraj sihirbazı olan, efsane Genel Yayın Yönetmeni Rahmi Turan’ın hayatını anlatan kitabını okuyunca bir defa daha, ama acı acı tebessüm ederek hatırladım…
Faruk Mangırcı’nın “Tirajların Efendisi” adlı kitabı, yıllarca zevkle, onurla birlikte çalıştığım Rahmi Turan’ın roman gibi hayatını anlatıyor…
Çoğu bildiğim, duyduğum olaylar…
Daha önce en uzun süre Hürriyet’te Nezih Demirkent‘le birlikte çalışmıştım…
Hürriyet’in patron vekili, Genel Müdürü ve Genel Yayın Yönetmeni, kısaca her şeyiydi…
11 yılı birlikte geçirdik…
Rahmi Turan’la ise, tam 18 yıl sürdü…

* * *

Ben Yeni İstanbul, Yeni Gazete ve Hürriyet’te çalışırken, Rahmi Turan gazeteciliğini merakla, biraz da kıskançlıkla izlerdik!..
Hiç unutmam, 1970’li yılların sonlarıydı, Nezih Demirkent, akşam saatlerinde gazetenin prova baskısını incelemiş, (çoğu zaman olduğu gibi) beğenmemiş, karşısında hazır olda duran yazı işleri ekibine giydiriyordu:
“Şu olmamış, bu olmamış, şu fotoğrafı küçük kullanmışsınız, bu fotoğrafta adamın başının üstünü kesmişsiniz, şu başlık şişmiş…”
Sonra hepsine sert sert baktı ve ekledi:
“Sonunda başınıza Rahmi’yi getireceğim, göreceksiniz.”

* * *

Rahmi Turan’ın “gazeteciliği” üniversitede doktora tezi olmuş değişik bir tarzdı…
En okumuşundan, en cahiline kadar çok geniş bir yelpazeye hitap eden bir anlayış…
Bir ekoldü ve rekor satış rakamları böyle elde edilmiş, patronların kasaları paraları alamaz hale gelmişti…
“Tirajların Efendisi” adı, hani derler ya, bu kitaba “cuk” oturmuş!..
Zamanımızda bakıyorum da herkes “duayen” olmuş duayen olmanın kıymeti kalmamış; ama asıl duayen ararsanız, o Rahmi Turan’dır!..
Meslekteki başarısı, her çıkarttığı gazeteyi inatla liderliğe taşıması ve hep zirvede kalmayı bilmesi Rahmi
Turan’ı Babıali’de “anıt adam” haline getirmiştir…

* * *

Şimdi Londra’daki bir hapishanede yatmakta olan zamanın sterlin milyarderi Asil Nadir’in Günaydın Gazetesi’ni satın almasından sonra gazetecilik dışı isteklerine boyun eğmeyerek istifa eden Rahmi Turan’ın veda yazısının içinde de bu cümle vardı:
“Gerekirse kalemini kır, ama asla satma”
Rahmi Turan, binlerce sterlini elinin tersiyle itti ve kalemini Günaydın Gazetesi’nde kırdı!..
Ama o kalem, çıkardığı yeni gazetelerde yine onuruyla yazmaya devam etti!..
Rahmi Turan’ın karakteri kısaca şöyle tarif edilebilir:
Mertlik, cesaret, azim ve merhamet…
Tirajların Efendisi kitabında da bu karakteri bulacaksınız
Çok yakın dostum, ağabeyim Rahmi Turan’a sevgili eşi Emel Hanım, kızı, oğlu, damadı, gelini ve torunlarıyla sağlıklı, mutlu günler diliyorum…
Yeni başarılarını bekleyerek…

Eyvah!..

Bizimki yine helikoptere atlayıp, İstanbul’u havadan teftiş etmiş!..
Yanında Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, önünde haritalar…
Tayyip Bey İstanbul’a ne zaman havadan baktıysa, bu güzelim kent şekil değiştirmiş, onun kafasından çıkan projelerle kimliğinden uzaklaşmıştır!..
Bir beton yığını haline gelen şehirde üçüncü köprünün yerini helikopterden parmağının ucuyla tespit etmişti…
“Kanal İstanbul” diye bir ucubenin ampulü, Tayyip Bey’in kafasında o helikopterde parlamıştır!..

* * *

Şimdi iki yeni şehir projesiyle İstanbul obezlikte son noktaya doğru ilerlemektedir!..
Bu iktidar İstanbul’u yedi bitirdi, doymadı!..
“Eyvah” demem bu yüzden!..
Tayyip Bey helikoptere binip tepeden baktı mı, İstanbul için eyvah eyvah!..

Sözcü
__________________



Ekin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Ekin'in Mesajına Teşekkür Etti.