Tekil Mesaj gösterimi
Eski 18.03.13, 05:32   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21549
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Çanakkale Savaşı 98.Yıldönümü

ÇANAKKALE SAVAŞI 98.Cİ YILDÖNÜMÜ
VE ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ
18 MART 2013


18 MART 1915 subayı ile eri ile tüm Mehmetçik ellerini gökyüzüne açmış dua ediyor. Bu onların son duası olabilir.. Üzerlerine bir daha güneş doğmayabilir. Düşman üzerine atılma zamanı gelmiştir. Muhtemelen bu hareketleri ile birçoğu "şehit" olacaktır ve olmuşlardır da. Ne demişti Mustafa Kemal ATATÜRK! Size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum. Bu ünlü komutan ve devlet adamı, yaşadığı çağ'ın yıldızı, bir ülkenin makûs tarihinin yenilmesinin eşsiz lideri, halkını teba olmaktan kurtaran ulus olmaya, yurttaş olmaya kavuşturan, Cumhuriyet ve onun 2 altın öğesi olan laik'lik ve hukuk üstünlüğünü ulusuna kazandıran, "Hâkimiyet kayıtsız şartsız Milletindir" diyerek, diktatör olmadığını kanıtlayan, Cumhuriyet geçiş dönemi sonrasında çok partili sistemin alt yapısını oluşturan, sağlığında kendisinin hayata geçiremediği, ölümünden sonra ve 1946 yılından itibaren demokrasilerin vaz geçilmez unsurlarından olan çok partili sistemi ve partileri Türk milletine kazandıran bir lider olan Atatürk!


ÇANAKKALE GEÇİLMEZ


Çanakkale geçilmez, geldikleri gibi gidecekler diyerek 18 MART 1915 savaşı, Atatürk komutasında kazanılmış, bu uğurda vatan ve millet uğruna hayatlarını vermiş yaklaşık 250.000 şehit Çanakkale de yatmaktadır.


ÇANAKKALE ARTIK GEÇİLİR NİÇİN?


Malum Çanakkale aynı zamanda bir deniz savaşı aynı zamanda kara savaşı. Deniz savaşı denince denizde filolara, gemilere komuta edecek edecek yetkin ve işinin ehli komutanlar gerek değilmi? Çanakkale'de Deniz zaferi kazanılırken, bu komutanlar vardı. Bu gün yeniden bir Çanakkale savaşı olsa, dün geçilemeyen Çanakkale bu gün artık imam Recep Tayyip ve şürekası sayesinde geçilir. Niçin?


Muharip Gemilerin bağlı olduğu, Kuzey Deniz saha Gurup komutanı, Güney deniz saha gurup komutanı, Batı gurup komutanı hapiste ve tutsak! Oruçreis, Gelibolu,, Yıldırım, Gökova, Gemlik,Yavuz, Gediz, Salihreis fırkateynlerinin komutanları hapiste tutsak! Milli Gemi yapan en değerli Mühendisler hapiste ve tutsak! Gölcük, Aksaz, Foça, İskenderun deniz üssü komutanları hapis ve tutsak! Deniz harp okulu komutanı dayanamamış istifa etmiş, çıkarma gemileri komutanı tutsak! Boğazlar komutanı tutsak! Deniz lisesi komutanı tutsak! Bir savaş olsa bunların yerine imamdan bozma komutan koyamazsınız çünkü: iyi bir deniz subayı 15 yılda, komodor 20 yılda, Amiral 25 yılda yetişiyormuş. Bu durumda emperyalist ABD, Deniz kuvvetleri komutanlığından hınçını almış, işbirlikçi AKP ve başbakanı ve Cumhurbaşkanı sayesinde hem TSK'nın hem DKK'lığının işini bitirmiştir.

İmam Recep Tayyip dün Çanakkale havalisinde hiç utanmadan ve sıkılmadan şehitlerin mezarları önünde bölücülük propağandası yapıyordu, yaptıklarından ve şehitlere saygı duymadan pervasız ve utanma duygusu olmadan adeta şehitlere hakaret edercesine Kürt açılımı dedikleri bölücülüğü anlatıyordu. Bunun için artık Çanakkale geçilir diyoruz.



Türkiye Cumhuriyeti değişmez lideri Atatürk, ülkesine ve milletine yaptığı hizmetlerinden dolayı elbette rahmetle, şükranla yâd edilmesi gerekirken 18 MART 2013 öncesindeki Cuma günü Türkiye Camilerinde Cuma hutbesi okundu bu eşsiz liderden tek kelime ile bahsedilmedi. Bu nankörlüğü yapan, vaazların hazırlanmasında görev alan ve onların amiri durumunda olan Diyanet İşleri Başkanlığını bin kez kınıyor ve telin ediyorum. G.Antep dahil bir çok İlde ve yerleşim birimlerinde şehitleri anma günü tertip edildi ve ediliyor.. Buralarda bir kelam dahi Atatürk’den söz edilmedi edilmiyor. Yapılan ise tarikat cemaat övgüsü tasavvuf musikisi, Kur’an kıratı şehitlere rahmet ama içinde Atatürk yok. Savaşı kazanmış orduların komutanı yok.


"Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu topraklar, bir devrin battığı yerdir

Eğil de kulak ver, bu sakit yığın vatan kalbinin attığı yerdir."


Bastığın yeri toprak deyip geçme tanı
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı
Sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı Verme, dünyaları aslanda bu cennet vatanı


Cumhuriyet çocukları biliyor ama kısa bir tarih anımsatması ve bilgi tazeleme:


Osmanlı devleti Ekim 1914 sonunda, Almanya'nın yanında Birinci Dünya Savaşı'na girdi. İngiltere ve Fransa, daha savaşın başında Osmanlı Devleti'ni kalbinden vurmak ve müttefikleri Rusya ile bağlantı sağlayabilmek için İstanbul'u düşürmeye karar verdiler. Bunun için Çanakkale Boğazı'nı zorla geçmek gerekiyordu. Bu amaçla önce bir Birleşik Donanma kuruldu. Boğaz'ın girişindeki ve orta kısmına kadar ki tabyalar 35 kez bombalandıktan sonra, birleşik donanma 18 Mart 1915 sabahı harekete geçti. 22 zırhlı ve kruvazör, birçok yardımcı savaş ve mayın tarama gemisi Çanakkale Boğazı'na girdi. Güçlü savaş gemileri ile sayıca yetersiz Türk tabyaları arasında benzeri olmayan cehennemî bir savaş başladı. Yedi saat süren savaşta, üç büyük savaş gemisi, üç torpido bot battı, üç savaş gemisi ağır yara aldı. Birleşik donanma, kuvvetinin üçte birini yitirmişti. Donanma Komutanı geri çekilme emrini verdi. Boğaz'ın yalnız donanma ile geçilemeyeceğini anlayan İngiltere ve Fransa, kara ve deniz kuvvetlerinin birlikte kullanılmasını kararlaştırdılar. Düşman tarafından savaşı kazanmak için çok büyük bir hazırlığa girişildi. Dört bir yandan getirilen gemiler, silahlar ve askerler, Çanakkale Boğazı' nın karşısındaki adalarda toplanmaya başladı. 24 Nisan 1915 gecesi, 308 savaş ve nakliye gemisi, çıkarma aracı ve yetmiş beş bin asker, Gelibolu yarımadasının bir hamlede ele geçirilip İstanbul yolunun açılması için Çanakkale Boğazı'na doğru yola çıktı. Donanma, 25 Nisan 1915 günü sabaha karşı çıkarma yapılacak yerleri çok yoğun bir ateş altına aldı. Artık canlı kimsenin kalmadığına inanılınca, Gelibolu yarımadasının çeşitli yerlerine ve şaşırtmaca için de Anadolu yakasına çıkarma başladı. Kıyılardaki küçük birlikler barınaklarından çıktılar ve güçlü düşmanın karşısına dikildiler. Ölümüne direndiler. Tarihin kaydettiği en kanlı boğuşma başlamıştı. Gelibolu yarımadasının güneyinde yalnız bir tümen vardı. Bu tümenin küçük birlikleri düşmanı durdurmak için kahramanca dövüşüyorlardı. Ama düşman dalga dalga kıyıya çıkıyor ve her an çoğalıyordu. Bu tümenin gerisinde ise, Mustafa Kemal'in 19. Tümeni bulunuyordu. Ama bu tümen ordu ihtiyatı idi. Asıl çıkarma bölgesinin Saroz körfezi olacağı önyargısı içindeki Ordu Komutanı, çıkarma başlayınca, bir talimat bırakmadan, kuzeye, Saroz' a gitmişti. Oysa Arıburnu'na çıkan ANZAK Kolordusu, küçük birlikleri ezerek, iterek, adım adım yarımadanın ortasındaki çevreye egemen tepeler kitlesine ilerlemekteydi. Burayı ele geçirdiği takdirde, belki de savaşın sona ermesini sağlayabilirdi. Bu an, Mustafa Kemal Atatürk'ün tarih sahnesine çıktığı andır. Emir ve izin almadan ve duraksamadan, önce bir alayını, sonra da tümenini harekete geçirdi. ANZAK Kolordusu durduruldu ve kıyıya kadar sürüldü. Tehlikeyi fark eden donanmanın çılgınca ateşi yardımına yetişmeseydi, denize dökülecekti. Savaş bitene kadar dar bir kıyı şeridine yapışıp kalacaklardı. Düşman yarımadanın güney burnuna da üç tümen çıkarmıştı ama bunlar da ilerleyemediler. Türk askeri aynı özveriyi ve savaş yeteneğini bu kesimde de gösterdi. Gelibolu yarımadasında karşılıklı yüz binlerce asker aylar boyunca kıyasıya savaştılar. Bazı kesimlerde siperlerin arası 15-20 metre kadardı. Herkes ölümle yüz yüzeydi. İngilizler bu çıkmazdan kurtulmak amacıyla büyük bir taarruz hazırlığına giriştiler. ANZAK Kolordusu yirmi beş bin kişiyle takviye edildi, Arıburnu’nun kuzeyindeki Suyla koyuna dolgun bir kolordu çıkarıldı. Yeni kolordu ile Anzak Kolordusu, savaşı sona erdirmek amacıyla, iki koldan, çevreye egemen tepeler kitlesine ilerleyerek o kesimi ele geçireceklerdi. 6 Ağustos'ta (1915) taarruz başladı ve hızla gelişti. Ama bu kez de karşılarında Albay Mustafa Kemal'i bulacaklardı. Bu kesim komutanının kararsızlığı dolayısıyla yerine Mustafa Kemal getirilmişti. 9 Ağustos gece yarısı görevi devraldı ve 10 Ağustos sabahı birliklerini karşı taarruza kaldırdı. Düşman aynı gün ezildi ve Suyla koyunun kıyısına kadar kovalandı. Ertesi günü de egemen tepeler kitlesinin bir bölümünü işgal etmiş olan ANZAK Kolordusunu çıkış hattına kadar geri sürdü. İngilizler bütün ihtiyatlarını karaya çıkarıp talihlerini 21 Ağustos'ta bir daha denediler. Bu, asker sayısı bakımından Çanakkale Savaşı'nın en büyük muharebesidir. Ama Albay Mustafa Kemal'in komutası altındaki Anafartalar Grubu bu taarruzu da şiddetle kırdı, düşman büyük kayba uğradı. Bu yenilgi İngilizler için sonun başlangıcı oldu. Aralık 1915 sonunda ve Ocak 1916 başında Gelibolu'yu boşalttılar.

Arıburnu, Conkbayırı, Anafartalar'da yaptığı başarılı savunma muharebeleriyle savaşın kaderini değiştiren Kurmay Albay Mustafa Kemal Çanakkale'de siperlerde askerinin başında Çanakkale savaşını kazandı.


Çanakkale Savaşı ile ilgili İngiliz resmi harp tarihi Mustafa Kemal Atatürk için diyor ki: "Çanakkale Savaşları'nın kaderinde tek tayin edici rolü oynamış, Çanakkale'nin kaderini tayin etmiştir. Kısacası Gelibolu Savaşları, bütünüyle Mustafa Kemal'in üstün deha ve zekâsıyla etkili olduğu bir tarihi anlatır." Çanakkale zaferinden 19 yıl sonra, Atatürk, dünyaya şu eşi olmayan barış, hoşgörü ve uygarlık mesajını verir:

"Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz! Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."

Bu destanı yaratan bütün kahramanları derin bir saygı ve rahmetle anıyorum, Atatürk’ü ağızlarına almayanları ise şiddetle lanetliyorum.


Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misalidir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”

Mustafa Kemal ATATÜRK


Bir düşünür demiş ki;

“Zorsa Başarırım...
İmkânsızsa Biraz Zaman Alır...”

18 Mart 2013
Mustafa Akten

__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
14 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.