Tekil Mesaj gösterimi
Eski 19.03.13, 01:33   #17
No Pasaran
« Çapulcu »

No Pasaran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2012
Yaş: 28
Konular: 197
Mesajlar: 821
Ettiği Teşekkür: 1866
Aldığı Teşekkür: 4393
Rep Derecesi : No Pasaran has a spectacular aura aboutNo Pasaran has a spectacular aura aboutNo Pasaran has a spectacular aura aboutNo Pasaran has a spectacular aura aboutNo Pasaran has a spectacular aura aboutNo Pasaran has a spectacular aura aboutNo Pasaran has a spectacular aura aboutNo Pasaran has a spectacular aura aboutNo Pasaran has a spectacular aura aboutNo Pasaran has a spectacular aura aboutNo Pasaran has a spectacular aura about
Ruh Halim: Meskul
Standart Cevap: CHP'den istifa eden Salih Fırat AKP'ye geçiyor

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Damon Mesajı göster
Kılıçdaroğlu da bizden değil, buna kesin inanıyorum artık. Tezgahla Baykal' ı parti başkanlığından uzaklaştırdılar.
Sayın Damon,

Haklısınız, ben her ne kadar Baykal'ı veya genel olarak ömrümün hiçbir döneminde CHP'yi tutmasamda Baykal Kılıçdaroğlu'ndan kesinlikle daha iyidir. En azından dönem dönem duruşuna sahip çıkıyordu.

CHP genel olarak(yanlış hatırlamıyorsam parti programında da) kendini sosyal demokrat olarak tanımlıyor. Fakat CHP'ye bugün için sosyal demokrat demek sosyal demokrasiye hakarettir.

Diğer bir deyiminiz de doğrudur, katılıyorum. Kılıçdaroğlu'nun gelişi ve Baykal'ın gidişi tamamen bir operasyondur.

Türkiye'de bir dönüşüm süreci yaşandı ve bu süreç halen devam ediyor. Süreç AKP öncülüğünde daha gerici ve daha liberal bir Türkiye'nin oluşması için adımlar içeriyordu. CHP deki dönüşüm de bunun bir ürünüdür. Baykal o dönemler hem yıpranmıştı ve hem de yeni bir yüze ihtiyaç vardı. Toplumdaki gazı alacak bir adam gerekiyordu ve Kılıçdaroğlu bunun için en uygun adamdı. CHP deki tasfiye bu şekilde oldu, hatırlarsınız belki Kılıçdaroğlu geldiği dönem partiden çok kişi tasfiye edildi. Veya Kılıçdaroğlu'nun önce CHP Parti Meclisi(PM)'ne atadığı sonra danışman yaptığı Nurcu, Fetullah Gülen hayranı Muhammed Çakmak durumu özetliyordur. Daha da örnekler artar aslında. S.Demirel'in CHP'ye akıl hocalığı yapması, seçimlerde sağcı adamların aday gösterilmesi, Kılıçdaroğlu'nun "laiklik tehlikede değildir" çıkışı ve onlarca söylem... Tabi ülkedeki dönüşüm bununla sınırlı değil. Yakın dönemlerinde başlayan Ergenekon, Balyoz, Oda Tv, Devrimci Karargah, KCK vs gibi duruşmalarla da geriye kalan muhalifler toplandı. Netice de bunlar hukuki değil, siyasi davalar. Siyasi davaların özelliği de sonucunun baştan belli olmasıdır.

Kişisel olarak siyasi durumları kişilerle ölçmeyi yanlış buluyorum. Siyaset kişilere emanet edildiğinde bu tür sonuçların ortaya çıkması da olağan görünüyor. Aslında Türkiye'de siyaset algısı böyle. Genelde düşünce şudur: "iyi bir lider olsun, partiyi taşısın". Kuşkusuz lider önemli ama partinin öncü kadroları ve siyaset taşıyıcıları buradan soyutlanıyor. Partinin ilkeleri, programı, tüzüğü vs. bu tamamen arkada bırakılıyor ve siyaset "liderin" iki dudağı arasına sıkıştırılıyor. Parti de "demokratlık" adı altında herkes farklı bir fikir beyan etmemeli. Parti fikir kulübü değildir, aynı düşünceyi paylaşan insanların oluşturduğu bir yapılanmadır. Farklı düşünenlerde düşüncesine uygun bir partiye gitmelidir yada partinin politikalarına ikna edilmelidir. Önemli olan akıl ortaklığıdır. CHP de böyle birşey olmadığı için her kafadan farklı bir ses çıkıyor. Bu böyle sürdüğü müddetçe kim gelirse gelsin, CHP hiçbir zaman düzlüğe çıkamaz.

Biraz uzattım sanırım, kusura bakmayın.

Selamlar.
__________________
''Işık, daha çok ışık!''
No Pasaran isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz No Pasaran'in Mesajına Teşekkür Etti.