Tekil Mesaj gösterimi
Eski 22.03.13, 14:10   #5
YILkI
Üye

YILkI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2013
Konular: 2
Mesajlar: 45
Ettiği Teşekkür: 158
Aldığı Teşekkür: 190
Rep Derecesi : YILkI Karimasını arttırmak için doğru yerdeYILkI Karimasını arttırmak için doğru yerdeYILkI Karimasını arttırmak için doğru yerdeYILkI Karimasını arttırmak için doğru yerdeYILkI Karimasını arttırmak için doğru yerdeYILkI Karimasını arttırmak için doğru yerdeYILkI Karimasını arttırmak için doğru yerdeYILkI Karimasını arttırmak için doğru yerdeYILkI Karimasını arttırmak için doğru yerdeYILkI Karimasını arttırmak için doğru yerdeYILkI Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: Paranoyak
Standart Cevap: Doğu Perinçek,Tüm Dalgaların Adındaki ASIL Adam....

NATO ASKERİ KONFERANSI 2006

O gün, Roma'da yapılan NATO toplantısında Amerikalı subaylar duvara bir harita yansıttılar.
15 Eylül 2006 farklı bir gündü.

"Eğer sınırlar böyle olsaydı, Ortadoğu'da barış daha iyi sağlanırdı" dediler.
Türk subayları bunun üzerine protesto ederek toplantıyı terk ettiler.

Amerikan subayları, bir yıl sonra 2007'de Atina'da yapılan NATO toplantısında aynı haritayı bir daha duvara yansıttılar.
Askeri ataşemiz protesto ederek toplantıdan ayrıldı.

O melun haritayı ekte görebilirsiniz.


Sınırların değişeceği, 7 Ağustos 2003'de ABD Savunma Bakanı Kondileza Rays (Rice) tarafından yazılan bir makalede açıklanmıştı.
Makalede, Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Fas'tan Orta Asya'ya kadar 24 Müslüman ülkenin rejimlerinin ve sınırlarının değişeceği belirtiliyordu.
İşte değişecek sınırların haritası da, NATO toplantısında duvara yansıtılmıştı.

Aslında harita, NATO toplantısında gösterilmeden çok önce yayımlandı.
Amerikan Ordu Dergisi emekli subay Ralf Peters'in çizdiği haritayı yayımladı.
İşçi Partisi, Aydınlık Dergisi, Ulusal Kanal, haritayı halkımıza açıkladı.
Yurt sathında bu haritayı protesto için imza masaları açtı.
Cumhuriyet Gazetesi haritayı renkli olarak ana sayfa göbekten yayımladı.


The Atlantic Month dergisinin Ocak-Şubat 2008 sayısında Ralf Peters şöyle yazıyor:
"Bir defa meslektaşlarımla Irak'ın yeni haritasını çizdim. Orada Türkiye'nin Güney-Doğu eyaletleri gelecekte yaratılacak Kürdistan arazileri olarak gösterilmişti. Türkler o önemsiz çizgilere haddinden fazla sinirlendiler. Lakin unutmamalıyız ki, Wilson Beyannamesi'nin 12. Maddesi'nde Kürtlere bağımsızlık vaat edilmişti"

Türkiye'de hem de kendini solcu ve hatta "komünist" diye adlandıran bazı aklıevveller, bu haritanın Türk basınında yayımlanmasından sonra: "Bu haritanın Amerika'nın resmi görüşü olduğunu sanmıyoruz. Yayımlandığı dergi de özel bir dergidir, Amerikan Ordusu'nun resmi dergisi değildir" demişlerdi.
Amerikalılar da bunun üzerine: "Vay canına, Türkler anlamadılar galiba" diye düşünüp, haritayı NATO toplantılarında duvara yansıttılar.

İşte bu harita, Büyük Ortadoğu Projesi'nin gerçekleştirmeye çalıştığı haritadır.
ABD Dışişleri Bakanı Rays'ın "24 Müsliman ülkenin sınırları değişecek" derken kastettiği harita budur.
Recep Bey: "Ben Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesinin Eşbaşkanıyım, bize bir görev verildi, bu görevi yapıyoruz biz. Hani Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesi var ya, işte bu proje içinde Diyarbakır bir yıldız olabilir, bir merkez olabilir" derken bu haritayı gerçekleştirmek için Amerika tarafından görevlendirildiğini açıklamaktadır.

Kendi ülkesinin bölünmesini öngören Amerikan projesinin Eşbaşkanı olan bir Başbakan gayrimeşrudur, gayrimillidir.
Türkiye'yi bölmekle görevlendirilen bir kişi, Türkiye'nin Başbakanı olamaz.

++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++ +++++






12 Eylül günü oylanacak olan, AKP’nin Türkiye’yi bölme Anayasasıdır.
Tayyip Erdoğan tam 34 yerde kameralar önünde Amerika’nın Büyük Ortadoğu projesi’nin eşbaşkanı olduğunu söylemiş ve kendisine bir görev verildiğini, kendisinin bu görevi yerine getirdiğini itiraf etmiştir.
2007 yılında Anayasa mahkemesinde yapılan yargılamada, iddianame’de bu konu bir suç kanıtı olarak getirilince, altına imzasını koyduğu savunmasında konuşmalarını inkar etmiş, yani açıkça yalan söylemiş, sonra 2009 yılında bu sefer Meclis kürsüsünden bir kez daha Büyük Ortadoğu Projesinin eşbaşkanı olduğunu söylemiştir.
Bütün milletimiz, Büyük Ortadoğu Projesi’nin ne olduğunu biliyor. Projenin sahibi olan ABD, hedefinin Fas’tan Orta Asya’ya 24 Müslüman ülkelerin sınırlarını değiştirmek olduğunu açıkça söyledi.
Amerika düşündüğü Yeni Ortadoğu’nun haritasını da yaptı. Roma’da 15 Eylül 2006’da yapılan bir NATO toplantısında bu Harita duvara asıldı. Türk subayları bunu protesto ederek toplantıyı terk ettiler.
Aynı harita, bir yıl sonra Atina’da yapılan bir toplantıda bir kez daha duvara asıldı. Askeri ataşemiz protesto ederek toplantıdan ayrıldı.
Bu Harita’da, Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğusu, “Özgür Kürdistan” adıyla kurulan yeni bir devlet içinde gösterilmektedir.
İşte Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi bölmeyi hedefleyen bu projenin eşbaşkanıdır.
İktidar olduğundan bu yana bu proje çerçevesinde kendisine verilen grevleri yapmıştır.
DİYARBAKIR NERENİN MERKEZİ OLUR
Tayip Erdoğan 15 Şubat 2004 günü Kanal D ekranında katıldığı “Teke Tek” programında gazeteci Fatih Altaylı’ya “Diyarbakır Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi içinde bir merkez olabilir” demiştir.
Bu itiraf, AKP’nin görevinin ne olduğunu tartışmasız bir şekilde ortaya koymaktadır. Aklı başında herkes, Diyarbakır’ın nerenin merkezi yapılmak istendiğini bilir.
Şimdi Güneydoğu’nun birçok ilinde, Diyarbakır’ı “bir merkez olarak ilan etmenin” provaları yapılıyor.
Bu tablonun sorumlusu Tayyip Erdoğan’dır.
AKP’NİN AÇILIMLARININ ÜLKEMİZİ GETİRDİĞİ YER
2002 yılında AKP iktidarı devraldığı zaman sıfır seviyesinde olan terör, bugün hergün birkaç Mehmetçiğin şehit olduğu boyuta ulaşmışsa, Batı destekli bölücülük bugün özerklik ilan etme noktasına gelmişse, bunun da biricik sorumlusu Tayip Erdoğan’dır, AKP iktidarıdır.
İnegöl ve Dörtyol’da ilk işaretlerini gördüğümüz etnik çatışma tuzağının mimarı da AKP’dir.
AKP’nin açılım politikaları, milletimizi Türk, Kürt, Alevi, Sünni olarak bölmektedir.
Milletimizi etnik kökenlerine ve inançlarına göre bölmek bir emperyalist projedir. Gerçek sahipleri Amerika ve Avrupa’dır.
“Böl, çatıştır, parçala” emperyalistlerin klasik hegemonya kurma politikasıdır. AKP, bu politikanın Türkiye’deki taşeronluğunu üstlenmiştir.
AKP’NİN ASIL AMACI
İşte AKP üstlendiği bu görevi başarmak için şimdi referanduma gidiyor.
Devletin bütün olanaklarını kullanarak, TRT’yi “evet” propagandasının aracına dönüştürerek, tehdit ve yasaklamalarla vatandaşı sindirerek 12 Eylül’de istediği sonuca ulaşmayı hesaplıyor.
Böylece Türkiye’yi bölecek olan uğursuz projeyi uygulayabilme gücüne kavuşmuş olacaktır.
AKP’ye Hayır demek, Türkiye’nin bölünmesine Hayır demektir…

Böyle olduğu için karşı tarafta AKP var. Arkasında ABD ve AB emperyalistleri bulunuyor.
PKK de, boykot politikasıyla AKP’nin yanında yer alıyor.
Bu tarafta ise bütün millet bulunuyor.
Bu referandumda sağ sol yok! Millet ile bir avuç millet düşmanı karşı karşıya.
Milletimiz AKP’ye de, Anayasasına da Hayır diyor.
ABD’ye de,
AB’ye de,
AKP’ye de,
Anayasalarına da HAYIR!
__________________
YILkI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz YILkI'in Mesajına Teşekkür Etti.