Tekil Mesaj gösterimi
Eski 29.03.13, 10:10   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,784
Ettiği Teşekkür: 21561
Aldığı Teşekkür: 11275
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Yandaş, Yanaşma, Besleme Basın

YANDAŞ, YANAŞMA, BESLEME BASIN!

Kimler yandaş basın katagörisi içinde nitelenir? Fikriyatı ile, siyaseten organik bağı ile, angaje olduğu siyasi partiye gönüldaşlığı ile, yandaş olmuştur.Haber ve yazıları, yorumları elbette yanlı ve geniş halk kesimlerinin çıkarlarından yana değil, yandaş olduğu, parti'den yana olacaktır.

Yanaşma deyince ne anlamak lazımdır? Yanaşma olanların safı ve katagörisi aslında gücü elinde bulunduran parti'den yana değildir, ama yaşamanın bir koşulu, arkadaşlarının başına gelenler kendi başına da gelmemesi çabası, besleme olanların beslenme tarzlarınıda göz önüne alarak güçü elinde bulunduranlara, yazıları ile, yorumları ile, haberleri ile, kurumlarının bütünü ile yanaşmasıdır,bir anlamda dönekliktir.Yanaşma budur!

Besleme Basın dendiğinde ne anlaşılmalıdır? En çok görülen örneklerdir. Görsel basın dahil tüm basın kollarında bu gün için bol sayıda varlar. Tv kanalları Prıme Tıme zamanlarından sabahlara kadar yapılan havanda su dövme toplantıları, hazret imam Recep Tayyip Erdoğan'a her konuda sabahlara kadar methiyeler ve TRT dahil proğram başına astronomik rakamlarla ödemeler, yazılı basında ise sabit köşeler bu köşelerden muhalif olanlara sövgüler organik bağ içinde oldukları imam Recep Tayyip efendiye övgüler.

Dilimizin döndüğünce yandaş, yanaşma, besleme basından bizim anladığımız şekilde örnekler verdik. Tabi konuları bizden çok daha iyi bilen Cumhuriyet çocukları var. Onlara saygılarımız daimdir.

Şimdi lütfen aşağıya aldığım metni çok dikkatli okuyunuz 1880 yılında, yani 133 yıl önce olmuş bir hadise, bu günün Recep Tayyip Türkiye'sindeki besleme, yandaş, yanaşma basını ve onun bireylerini anlatıyor.
 
"Gazeteci Swinton, 1880’lerde,vegünümüzde de en etkili gazetelerden olan Amerikan New York Times"ta makale yazıyor. Gazete bir Yahudi tarafından satın alındıktan sonra düzenlenen toplantıda, davetli gazeteciler basının onuruna kadeh kaldırmak üzere kürsüye çağırıyorlar onu.
Swinton elindeki kadehiyle kürsüye çıkıyor. Ve tarihi cümleler dökülüyor bir bir ağzından...

"Dünya tarihinin şu anına dek, Amerika"da "özgür, bağımsız basın" diye bir şey olmamıştır. Bunu siz de biliyorsunuz biz de..." diye başlıyor sözlerine...
Ölüm sessizliğindeki salonda herkes buz kesiliyor.
"Hiçbiriniz düşündüklerinizi olduğu gibi yazmaya cesaret edemezsiniz. Bunu yapmaya kalktığınızda yazdıklarınızın önceden basılmayacağını bilirsiniz, çünkü: Çalıştığım gazete bana düşüncelerimi özgürce yazmam için değil, tersine yazmamam için bir ücret ödüyor. İçinizde benzer biçimde benzer ücret alan başkaları da vardır. Düşüncelerini açıkça yazacak kadar salak olan herhangi biri, sokakta başka bir iş arıyor olacaktır. Çalıştığım Gazetemin herhangi bir sayısında düşüncelerimi apaçık yazmaya izin verseydim, yirmidört saat dolmadan işimden atılırdım. Gazetecilerin işi; gerçeği yok etmek, düpedüz yalan söylemek, saptırmak, kötülemek, servet sahiplerine ve iktidara dalkavukluk etmek, kendi gündelik ekmeği uğruna yurdunu ve soyunu satmaktır. Bunu siz de biliyorsunuz, ben de… Öyleyse şimdi burada "bağımsız, özgür basının(!) şerefine(!) kadeh kaldırmak" saçmalığı da nereden çıktı?

Bizler, sahnenin arkasındaki zengin adamların ve emperyalistlerin oyuncakları, kullarıyız. Bizler ipleri çekilince zıplayan oyuncak kuklalarız... Onlar ipleri çekiyorlar ve biz dans ediyoruz. Yeteneklerimiz, olanaklarımız ve yaşamlarımız, hepsi başkalarının malı... Bizler entellektüel fahişeleriz."

Günümüz Türkiye'sindeki güya basın olanlardan bir bölümünü, ve o günkü koşullarda şahsiyetsizlik örneği sayılacak Gazeteci Swinton vb. Bu gün Türkiye genel matbuatı içinde cirit atıyor. Bizdeki bu adamların adı Recep Tayyip Kalemşorları!

29.03.2013
Mustafa Akten
 
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.