Tekil Mesaj gösterimi
Eski 08.04.13, 18:17   #1
Lion
...Az İnsan Çok Huzur...

Lion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2012
Konular: 670
Mesajlar: 5,850
Ettiği Teşekkür: 12122
Aldığı Teşekkür: 23860
Rep Derecesi : Lion karizması günden güne artıyorLion karizması günden güne artıyorLion karizması günden güne artıyorLion karizması günden güne artıyorLion karizması günden güne artıyorLion karizması günden güne artıyorLion karizması günden güne artıyorLion karizması günden güne artıyorLion karizması günden güne artıyorLion karizması günden güne artıyorLion karizması günden güne artıyor
Ruh Halim: Ruhsuz
Thumbs up Apoletini Söken Yüzbaşı

...Yaşanmış olay...

İstanbul Hükümetinin Harbiye Nazırı Ziya Paşa her zamanki yumuşaklığı ile;
- "Beyler.." dedi,
".. İngilizlere kafa tutamayız.
Adamların hiç şakası yok.
Daha geçen gün, bir bahane icat ederek İzmit'i tekrar işgal ediverdiler. "
Sarı Atlas döşeli büyük oda, nezaretin ileri gelen subayları ile doluydu.
Hürriyet ve İtilaf Partisi yanlısı olan birkaç gerici subay dışında hepsi,
Anadolu'ya geçmeye çoktan hazır,
Ankara'nın İstanbul'da kalmalarını gerekli gördüğü namuslu askerlerdi.
Kapı açıldı, kapının boşluğu içinde yaver göründü:
—Emrettiğiniz yüzbaşı geldi efendim.'
—İçeri al.'
Nazır subaylara bilgi verdi:
—Az önce sözünü ettiğim talihsiz olayın faili.' Yüzbaşı bekletmeden içeri girdi,
Kaygılı bakışlarla kendisini izleyen subayların arasında hızla ilerleyerek
Nazırın masası önünde durdu, selam verdi:
- 'Yüzbaşı Faruk, İstanbul. Beni emretmişsiniz. '
Uzun boylu, kumral, yakışıklı, biraz bıçkın havalı bir subaydı.
Nazır önündeki yazıya bakarak yumuşak sesle,
'Oğlum..' dedi,
'.. Dün akşam Beyoğlu'nda, İngiliz İnzibat Subayı Teğmen Miller'i
Emre rağmen selamlamamışsın.
Doğru mu?'
—Evet, efendim, doğru.'
Nazır, dürüst subaya babacanca yol gösterdi:
- 'Herhalde görmediğin için selamlamadın, değil mi çocuğum?'
—Hayır, efendim, gördüm.'
Nazırın canı sıkıldı:
—Niye selamlamadın öyleyse? Selamlamanız için emir verilmişti.'

—Rütbesi benden küçük olduğu için selamlamadım Paşam.
Askerlik töresince, önce onun beni selamlaması gerekmez miydi?'
Ziya Paşa derin bir kederle ellerini açtı:

- 'Askerlik töresi mi kaldı a yavrum?
Adamlar galibiyet haklarını kullanıyorlar.
İngiliz Komutanlığı bu sabah olayı protesto etti.
Mesele çıkarılacak zaman değil.
Hemen şu müzevir teğmeni bul da özür dile.
Olayı kapatalım.'
Başıyla çıkması için izin verdi.
Ama yüzbaşı yerinden kıpırdamadı:

- 'Paşam, bir de beni dinlemenizi rica ediyorum.'
Nazır bıkkınlıkla, 'söyle bakalım' dedi.
'Balkan savaşında teğmendim.
Çanakkale'de üsteğmen, Suriye cephesinde yüzbaşı oldum.
Ben bu rütbeleri tek başıma savaşarak almadım.
Her rütbemde binlerce şehidin ve gazinin hakkı var.
Onların hakkını korumak namus borcumdur.
Beni affedin, özür dileyemem.'
Harbiye Nazırı bozuldu:
- 'Anlamadın galiba.
Harbiye Nazırı olarak emrediyorum. '
Yüzbaşı sükûnetle, 'Anladım efendim' dedi
Apoletlerini bir hamlede söküp
Nazırın masasına bıraktı:
—Artık emrinizi dinlemek zorunda değilim!'
Selam vermeden dönüp kapıya yürüdü.
Oturan subayların, İstanbul'u tutan birkaçı dışında
Hepsi saygıyla ayağa fırladı.
Hepsinin rütbesi yüzbaşıdan daha büyüktü.
Gözleri dolarak, yüzbaşıya selam durdular...
Bu Cumhuriyeti böyle subaylar kurdular.
Cumhuriyetin nasıl kurulduğunu hiç unutmayın..
Bu Cumhuriyet acıyla, üzüntüyle, kanla ve şerefle kuruldu.

Lion isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
12 Üyemiz Lion'in Mesajına Teşekkür Etti.