Tekil Mesaj gösterimi
Eski 10.04.13, 01:13   #24
Aristo
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 982
Mesajlar: 10,450
Ettiği Teşekkür: 45973
Aldığı Teşekkür: 39540
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: TC kimliği taşımaktan gurur duyuyorum.

@SerseriGezgin

Her ne kadar bazı gerçeklere parmak basmış olsan da, yukarıda yazdıklarını, daha önce yazdığın yazılar ve yorumlarla birleştirince bir kesim sosyaliste has derin bir naiflik göze çarpıyor. Hem yapılanların farkındasın, hem de açık tavır almakta zorlanmaktasın.

Evet 12 Eylül darbesi, ''türk-kürt ayrışmasını'' yaratmanın fiilen devreye sokulduğu dönem oldu. Özel politikalar ve anayasal değişikliklerle kürt olmanın bile yasaklandığı bir süreci başlatıp, en özel yöntemlerle etnik farklılıkların üzerine tuz basıp yıllarca kaşıdılar. Evet kürtlere bilinçli olarak özel yasaklar getirildiği gibi, köyleri boşaltmakla kalmadılar. Kürt olmayı suç haline getirdiler. Hatta kürtleri türklerden koparmak üzere kürt kökenli vatandaşların yaşadığı köylerde halkı meydanlara toplayıp herkesin gözleri önünde muhtarları ve saygınlık sahihi olanları silah soruyla sıçırtıp, bir de boklarını yedirdiler. Bahsettiğin Diyarbakır cezaevinde yapılan zulmün hesabı yoktur. İsteselerdi Diyarbakır cezaevine kapattıklarını yakalar yakalamaz katlederler, kimse de o katledilenleri sormazdı. Ama öldürmediler; bilinçli olarak zulümle bir daha asla uzlaşmayacak PKK' nin öncü kadrolarını yarattılar. Sonra da bu insanları aflar ve diğer gerekçelerle serbest bırakıp PKK' nın yanına yolladılar. Yani bir yandan PKK' ye artık ölse bile silahı bırakmayacak, içi intikam duygularıyla yanıp tutuşan kadrolar sağlarken, kürt kökenli vatandaşları da Türkiye' den soğuttular.

Ama kürt solu içersinde de Türkler ile düşmanlığa razı gelmeyen, asla kürt milliyetçisi olmayacak siyasi hareketler vardı. Dikkat edersen onların hepsini de PKK' ya yok ettirdiler. Ama sadece onları yok ettirmekle kalmadılar PKK' ya da kendi içlerinde ki daha duyarlı, daha demokratik ve daha çok sesli bir kürt solu isteyen kadrolarını yok ettirdiler. PKK, kendi dışında ki muhalifleri yok ederken, aynı zamanda kendi içindeki muhalifleri de yok etti. Hem de ''devlet'' desteğiyle...

Şimdi bir o eski kürt isyanlarını hatırlayalım, bir de bu güne bakalım. O isyanları çıkaranların ortak özellikleri feodal, dinci ve gerici olmalarıydı. Kürt ağaları, aşiret reisleri ve şeyler, şıhlar Osmanlı' dan elde ettikleri imtiyazlarla birlikte feodal egemenliklerini de kaybedeceklerini anlayınca yabancılarla işbirliği yapıp isyanlar çıkardılar. O isyanların hiç biri kürtlerin özgür olması veya demokratik hakları için değil, feodal yapının egemenliğini korumasını sağlamak amaçlıydı.

Bugün de benzer bir durumla karşı karşıyayız. Bakın PKK ve BDP tayfasının sınıfsal yapılarına. Özellikle BDP milletvekillerine bakın. Hepsi aşiret düzeninin temsilcileridir ve hepsi bir aşiretin temsilcisidir aslında. Hiç birinin, feodal yapıyı yok etme, aşiret düzenini, şeyhliği, şıhlığı kaldırma diye bir derdi olmadığı gibi tam tersine bunlardan beslenmektedirler.

İşte aynı sınıf bugün renkten renge girerek, aslında Ortadoğu' dan çoktan silinmesi gereken emperyalizmi arkalarına almış ve gericilerle, yobazlarla el ele bu coğrafyaya Amerikan egemenliğini dayatıyorlar. BOP uşaklarıdır bunlar. Aynı Barzani ve Talabani gibi kendi topraklarını kendi yeraltı ve yerüstü zenginliklerini Amerika' ya ipotek eden satılmışlardır.

Kendini sosyalist olarak ifade eden hiç kimse bu PKK ve BDP' nin ''ezilen halk'' yalanına itibar etmemelidir. Bir defa sokaktaki türk, yani bizler ne bir kürdün kürtçe konuşmasına, ne kürtçe dergi-gazete basmasına, ne folklorüne ne de başka şeylerine karşı çıkıp kürt düşmanlığı yapmadık. Bir defa Amerikancı devlet politikalarının faturasını türk halkına çıkarmayalım! Ha biz onların dinci, gerici, kadın düşmanı törelerine karşı çıktık ki bu da bizim insanlık görevimizdir zaten. Ben bir kürt kızı amcası tarafından tecavüze uğrayıp hamile kalıyor, aşirtet heyeti amca dahil o kızı öldürme kararı alıyor, kızın kardeşini hastanede gelip öldürüyorsa elbette buna karşı çıkacağım. Bu bizim töreler yüzünden zulme uğrayan kürt kardeşlerimizle dayanışmadır. Ama biz PKK ve BDP gibi BOP ışaklarına empati besleyemeyiz.

Bizim tek kriterimiz vardır: ''Emperyalizmden yana mı ya da ona karşı mı!'' Başka kriter yoktur. Ben emperyalizmle el ele veren hiç bir millete, milliyete ve etnik gruba destek vermem. Tersine emperyalizme ne kadar karşı isem onun işbşrlikçisi kürt de olsa, türk de olsa karşı çıkarım. Sosyaliste düşen görev budur!

Amerika' ya dünyanın en büyük yenilgisini yaşatan Vietnam' ı hatırlayalım. Sosyalistler asla ABD ile işbirliği yapan Güney Vietnam' a destek vermediler değil mi? Kuzey' e verdiler ama Güney' de ki ABD güdümlü ihanet çetelerini asla ''haklarını arayan, demokrasi isteyen kitleler'' olarak görmediler.

Emperyalizmin projelerine uşaklık edenler kim olursa olsun, onlara destek verenler farkında olmadan aslında desteğini emperyalistlere veriyordur.
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.