Tekil Mesaj gösterimi
Eski 22.04.13, 23:44   #1
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1428
Mesajlar: 7,278
Ettiği Teşekkür: 29582
Aldığı Teşekkür: 32337
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Exclamation "4 Kadın Al Diyen Barzani İle mi Özgürleşeceksin?"

Gazeteci-yazar Soner Yalçın, 20 Nisan Cumartesi günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde Büyük Salonda Türkiye’deki büyük oyunu anlattı. “Bu oyunun asıl amacı ne? Kim perde arkasındaki aktörler? Oyunun hedefinde neler ve kimler var?” diyen Soner Yalçın’a Kadıköylüler büyük ilgi gösterdi.

Odatv davasında 682 gün tutukluluğun ardından özgürlüğüne kavuşan gazeteci-yazar Soner Yalçın, 20 Nisan Cumartesi günü Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde bir konferans verdi.

Konferansın düzenlendiği Büyük Salon, tamamen doluydu. Koltuklarda yer kalmayınca sahneye ve merdivenlere onlarca izleyici oturdu. Konferansta konuşan Yalçın, yaşadığı durumları dinleyicilerle paylaştı: “En yürekli aydınlarımız için burada konuşuyorum. Gözaltılar, tutuklamalar olmadan önce evinde oturan, yazı yazan, kitap yazan biriydim. Şimdi beni, aslında hepimizi evlerden çıkarttılar. Buraya getirdiler. Mücadele için birlikte olmaya başladık. Şimdi Anadolu’ya gittiğimde beni görünce insanlar, ‘Soner Bey televizyona da çıkın. Televizyonda da konuşma yapın’ diyorlar. Ben de diyorum ki, ‘Tamam yapayım da beni çağırmıyorlar.’ Medya, bizim hakkımızda söylemediğini bırakmadı. Ama insan en azından bu insan 2 yıldır cezaevinde çıkıp bir şeyler söyleyebilir, demeli. Gazetecilik namusu, ilkesi gereği bunu yapması gerekiyor. Beni, bizi televizyona çıkartmak istemeyenlerle; bizi, beni cezaevine atanlar aynı zihniyette.”




‘2 TÜR GAZETECİ VAR’

Yalçın, Türkiye’de 2 tür gazeteci olduğunu belirterek, “Bunlardan biri -kibarca söylüyorum- başarı odaklı gazeteci. Bunlar için gazetecilik bir araç. Neyin aracı? Zengin olmanın aracı, bir statünün aracı… Bunlar para pul için her şeyi yapıyorlar. Bunları gazetelerde, televizyonlarda görüyorsunuz. Bunlar vicdanını şeytana satmış gazeteciler. Bir de gerçeğe odaklı gazeteciler var. Bunlar gerçeğe, hakikate aşkla bağlıdırlar. Ucunda ne olursa olsun. İşsiz kalmak, hapis yatmak, karanlık kuytularda katledilmek... Bunlar mutlaka gerçeği halka ulaştırmak ister. Gerçeği yazan gazeteciler, kimsenin etkisine girmezler. Ne bir iktidarın ne de bir cemaatin… Düşünsel bağımsızlıklarını sonuna kadar korurlar. Satın alınamazlar. İş gerçeğe dayanırsa kimseyi de tanımazlar. Gerçeğe aşkla bağlı gazeteciler şunu çok iyi bilirler: ‘Başarı ölümlüdür. Ama gerçek ölümsüzdür.’ Türkiye tarihine baktığınız zaman birkaç tane gazeteciyi anımsarsınız. Bunlar gerçeğe odaklı gazetecilik yapmış insanlardır. Diğerlerini hiçbir zaman hatırlamazsınız. Fakat gerçek çok tehlikelidir. Bunu yapacağım deyip hayata geçiremiyorsunuz. Bir acıyla karşılaşıyorsunuz. Ama iş sonuçta kişiliğe dayanıyor” dedi.

BİZ NEYİ BİLİYORUZ?

Cezaevine girmesinin sebebini açıklayan Yalçın, “Bildiklerimizden ve bu bildiklerimizi size ulaştırmamızdan korkuyorlar. Ben sadece meseleyi AKP ve cemaat meselesi olarak görmüyorum. Bundan öncede farklı cemaat ve iktidarlar oldu. Ve yarın da olacak. Bunlar piyon. Biz asıl perde arkasındaki oynatıcıyla ilgilenmemiz gerekiyor. Yoksa bizi günlük kısır tartışmaların içine sokuyorlar. Bu oyuna düşmemeliyiz.



APO 100 ÖNEMLİ İSİM ARASINDA

Time dergisinin yapmış olduğu araştırmalara göre, dünyanın en önemli 100 ismi arasında Öcalan da var. Yalçın, Öcalan’la yaşanan olayların Amerika’da da yaşandığını belirterek Teksaslı Mark William’dan bahsetti. “Amerikan basınında Mark William ev hapsine çıksın diye bir şey duydunuz mu? 99 yıl ceza aldı ve yatacak. Amerika’da vatanseverlik yasası var. Teksas’ta yapılan küçük bir eylemde kimsenin gözünün yaşına bakmıyor, 11-25 yıl arası ceza veriyor. O senin kendi problemin tamam da sen bizim meselelerimize Batı olarak çok karışıyorsun. Çok fazla talepte bulunuyorsun ”

4 KADIN HAKKI VEREN BARZANİ İLE Mİ ÖZGÜRLEŞECEKSİN?

“Açılımcı adam şeyhe gidiyor, şeyh de şeriat istiyor. Nasıl akil bunlar? Nasıl bunlarla çözebilirsiniz? Demokrasi istiyorsan bu sırtındaki kamburdan kurtulman gerekiyor. Adamlara kalsa Şeyh Said’in heykelini dikecekler. Şeyh Said’le bir özgürleşme olabilir mi arkadaşlar? Kürt olun, Türk olun, Laz olun, Çerkez olun benim derdim o değil. Bir özgürleşme meselesini etnisiteye bağlayamazsınız. Adam şeyhe gidiyor, elini öpüyor ve şeriat istiyor. İşte adamın istediği bu… Nasıl özgürleşeceksin?

Anayasasına 4 tane kadın almayı koyan Barzani ile birleşerek nasıl özgürleşmeyi sağlayabilirsin?”

BİZE HER ŞEYİ UNUTTURMAYA ÇALIŞIYORLAR!

Kendi tarihimizden de örnekler sunan Yalçın, Batı yüzünden Osmanlının birçok kez masaya oturduğunu ve ilk ayrıldığını, o masadan hiç başarıyla ayrılmadığından söz etti. Batının Balkanların güvenliğini sağladığını bu yüzden Batıya çok fazla imtiyaz verildiğini, bunlar yetersiz kaldığını hissedince daha fazla toprak istediğini ve sonunda hepsinin bağımsızlığa sahip olduklarını ve istediklerini yaptıklarını söyledi. Daha sonra Yalçın, “Balkanlarda 1,5 milyon Türk’ü katlettiler. Bu katliama kimse sesini çıkartmadı. Ve hiçbir zaman dünyanın gündeminde olmadı. Bizler Balkanları nasıl kaybettiğimizi bileceğiz. Bize soruları unutturmaya çalışıyorlar. İşte Türkiye’de yapılan da bu. Bizim aydınlanmamızı istemiyorlar. Gerçeği öğrenmemizi istemiyorlar” diye konuştu. Soner Yalçın, “Adam çıkıyor, ‘30 yıldır Kürt sorunu var’ diyor. Osmanlı’da ne olup bittiğini bilmiyor. Öyle kafasında sorusu da yok. ‘Kürtleri özgürleştireceğiz’ diyorlar. Şimdi ne yapacaklarsa yapsınlar. Ahmet Türk’ün 300 Marabası nasıl özgürleşebilir?”



NASIL YAŞAMAK İSTİYORSUNUZ?

Yalçın, örgütlemenin gerektiğini vurgulayarak, “Nasıl bir Türkiye’de yaşamak istediğinize kendiniz karar vereceksiniz. Bunun içinde birlik olacaksınız. Ben size tarihi anlatıyorum. Sizler bu hastalığı iyi biliyorsunuz. Biz bu hastalığı teşhis edebiliyorsak bunu düzeltmeliyiz. 70’li yıllarda ülkenin bağımsızlığı için ülkücüsü, devrimcisi be olursa olsun, hepsini biçtiler. Şimdi de yeni bir yapı oluşturacağız. Aynı anlayışlarla yeni sözlerle siyaset yapmalısınız” dedi. Kemalist devrimin öneminden bahseden Yalçın, sözlerine şunları ekledi: “Biz Kemalist devrimin niteliğini, Kemalist devrimin daha sonra durdurulup gericileştirildiğini -askeri darbelerle- bilmemiz gerekiyor. Biz Kemalist devrimin kuruluş antlaşmasına bağlı kalırsak o yolda yürürsek biz tüm sorunlarımızı çözeriz. Tam bağımsız bir ülke oluruz.“


10 YILLIK AKP YÖNETİMİ

Bu sürece gelene kadar tarihimizi anlatan Yalçın, AKP yönetimini eleştirerek, ”10 yıllık AKP yönetiminde biz, 30.000.000 hektar tarım alanı kaybettik. Biz Belçika kadar toprak kaybettik. Bunun 12.000.000’u buğday. 61,8 oranında tarım ürünlerinin üretimi düştü. Kaybetmeye devam ediyoruz. Bize bunları unutturmaya çalışıyorlar. Şili’de bir belgesel çekmek için gittik. Havaalanından çıktıktan sonra köpekler geldi. ‘Biz sizin davetliniz olarak geldik, bunu bize gönderdin. Biz uyuşturucu mu taşıyoruz?’ ‘Çok özür diliyoruz, hayır’ dediler. Biz dışarıdan ülkemize sebze, meyve girmesini istemiyoruz. Mikrop getiriyorlar dedi. Adamlar tavrını nasıl koyuyor? Hepimiz biliyoruz değil mi? Dünyada kendi kendini yöneten 6 ülkeden biriydik. Ne oldu şimdi? Samanı bile dışarıdan alır olduk. İran’a Irak’a koyun satan biriyken şimdi bize angus geliyor. Türkiye Cumhuriyeti’ni bir belediye başkanı yürütüyor. Türkiye Cumhuriyeti’ni bir belediye başkanı yürütemez.”



AYDINLIK BİR TÜRKİYE İÇİN

Gazeteci Yalçın, yeni bir Türkiye’nin kurulmasının herkesin elinde olduğunu küçük bir yüzdenin bile her şeyi değiştireceğini vurgulayarak, şöyle devam etti: “Yeni bir Türkiye kurulur, yeter ki siz o güçte hissedin kendinizi. %5, %4, %3 her şeyi değiştirir. Ben bunları tarihe bakarak söylüyorum. Şu an bir rüzgar esiyor. O rüzgarı ters çevirmek için örgütlenin. Ve şuna inanacaksın; o Kemalist devrimin başlangıçtaki ilkelerine bağlı kalacaksın. Onun o devrimci ruhunu kirletme, hayata geçireceksin. O halkçılığa sahip çıkacaksın. Gittiğiniz hangi parti olursa olsun. Artık o partilerin de o örgütlerin de bir cephe örgütü haline geldiğini göreceksin. Gittiğinizde söyleyeceğiniz; Mustafa Kemal’le birleşeceksiniz, bayrakta birleşeceksiniz. İstiklal Marşı’nda birleşeceksiniz. Bu ülkenin toprağında birleşeceksiniz. Ayrıntılara kendinizi kaptırmayın. O parti, bu parti, bu eylem, o eylem bırakın bunları. Kararın ne olacağını biliyoruz. Sonucu biliyoruz. Kemalist devrimin yaptığını yapacağız. İnsanı insan yapmak istiyoruz. Kardeşçe yaşamak istiyoruz. Bizim kimsenin kimliğiyle kavgamız yok. Bizim kimsenin diliyle kavgamız yok. Biz bunları kültürel bir zenginlik olarak görüyoruz. Bir toprağın çeşitliliğidir, zenginlik.”

SON OLARAK, ÖRGÜTLENİN

“Muğla’da konuşma yaparken bir hanım el kaldırdı. ‘Buyrun’ dedim. 15 senelik evliymiş. Kocası Fethullah Gülen cemaatindenmiş. Tanzaya’ya falan gitmişler. Ailesinden ayrılmış. Çocuklarıyla görüşüyormuş ama kocasını görmek istemiyormuş. ‘Peki, ne yapıyorsunuz?’ dedim. Tek başına 2,5 aydır Muğla’nın tüm köylerini yürüyerek 2B’ye karşı ayaklanmaları için dolaşıyormuş. Şunu unutmayın, bu mücadelede nice önderler çıkar. Bir kez daha söylüyorum örgütlenin. Sokağa çıkın.”

Odatv.com

SerseriGezgin Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.