Tekil Mesaj gösterimi
Eski 25.04.13, 11:59   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,784
Ettiği Teşekkür: 21561
Aldığı Teşekkür: 11275
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart İnsan-ı Kamil Olmak Kolay mıdır?

İNSANI-KAMİL OLMAK KOLAY MIDIR?

“Hayatın karşına çıkardığı müşkül hadiselere sabır ve tahammül et. Onları hiç kimseden bilme ve hiç kimseye karşı kalbinde bir adavet besleme; hiç kimseye hiddet ve şiddet gösterme. Bu suretle hareket edersen en büyük müşkülleri bile yenersin ve sen de "insan-ı kâmil" mertebesine erersin”.

Forum gerçek’de Saklı Ruh Nik’i ile üye arkadaşımız yukarıda veciz şekilde insan yapısında olması gerekenleri içeren bir cümleyi yorum hanesinde daimi vurgu olarak paylaşmış. Sabır ile koruktan helva olduğunu şahsen bilenlerdenim. Sabrın sonunun güzellik ve iyilik olacağı söylenir ama maalesef her zaman sabrın sonu selamet getirmez. Sabırla tahammül, katlanmak ve kabullenmek olarakta karşımıza çıkacağından neye? Ne kadar? Nerede? Hangi koşullarda katlanacağız? Bu hususu yaşayacaklarımız belirler.

Hiddet ve şiddet elbette insana yakışmayan ama özelde öfke baldan tatlıdır veya çok saygın, ulema, hikmeti ve bilgisi kendin sadir çok değerli başbakan hazreti imam Recep Tayyip Erdoğan'ın buyurdukları, öfke bir sanat, onu yönetmekte bir sanattır.

Yukarıdaki cümlede geçen en güzel yer “insanı- kâmil” olmak. İşte bu hususu gerçekleştirmek çok zor. İnsan yaratılışı itibarı ile en iyisi, en güzeli, en çoğu benim olsun ister ve doyumsuz bir yaratılış fıtratındadır. Kerhen paylaşım ve bölüşüme razı olanların dahi bu yaptıklarından çok huzur duymadıkları ve istemeden, gönül rızası olmadan yaptıkları hep bilinir. İstisnalar kaideyi bozmaz diye bir sözümüzden hareketle istisna olanları yazdıklarımızdan muaf tutarız.

İslam öğretilerine göre bir "KENZ" den bahsedilir ayrıca birde "İNFAK" dan söz edilir.
Kenz olayında dağıtımı yapılmamış servetin insan böğrünü nasıl dağlayacağı anlatılır, infak’ta ise dincilerin uydurduğu gibi sahip olunan servetin 1/40 değil ihtiyaçtan fazla artanın tümünün dağıtılması öngörülür. Etrafımıza bakalım! İslam öğretilerine uyan ve Müslüman olduğunu söyleyen kaç insanın kenz öğretisi anlayışı ve infak emri ile hareket ettiğini görürsünüz. Bunlar İslam açısından öğretiler uyan olur uymayan olur herkesin kendi bileceği husustur. Ama çağımızda bir sosyal devlet anlayışı ne için vardır? Din ile devlet işlerinin ayrıldığı Laik’lik ilkesinin uygulandığı ülkelere ve Atatürk Türkiye’sindeki sosyal devlet öngörülerine baktığımızda Türkiye sosyal devlet ilkelerini ilerletmek bir yana adeta sosyal devlet ilkesini sadaka kültürüne bağlamıştır.

Devletlerin özellikle sosyal devlet olan devletlerin ilkelerinden biride, gelir dengesindeki paylaşımın adil ve hakkaniyet ölçüleri içinde olmasını gözetmek bunun için planlamalar yapmaktır. Bu husus Türkiye'de gelir gider dengesinde maalesef yok olup gitmiştir.

Her yok olup giden denge unsurları insan-ı kâmil nitelemesine uygun nitelikleri törpülemiş, dejenere etmiş, yozlaştırmıştır. Ünlü bir atasözü;” biri yer biri bakar kıyamet orda kopar”

Aç midenin sancısını ancak aç yatağa girenler bilir. Yokluk ve yoksulluğun törpülediği insani değerlerin kaybını ve önemini ancak sefalet içinde yaşayanlar bilir.

“Tok, aç olanın halinden anlamaz” dersek, yatağa başımızı koyduğumuzda azıcık aşım kaygısız başım diyerek sahip olduklarımıza şükrederek bizden daha kötü durumda olanları, aç ve açıkta kalanları, hastaları, sakatları, özürlüleri, her tür yardıma muhtaç olanları, zalimlerin zülmüne uğramış olanları, haksız ve bigünah yere hapishane köşelerinde yatanları düşünmez onların hali ile hallenmez isek acaba insan-ı kamil olabilirmiyiz?

25.04.2013
Mustafa Akten


__________________
Mustafa Akten Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.