Tekil Mesaj gösterimi
Eski 02.06.13, 21:19   #6
ZeZe
Alea İacta Est

ZeZe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2013
Konular: 219
Mesajlar: 2,121
Ettiği Teşekkür: 11284
Aldığı Teşekkür: 9993
Rep Derecesi : ZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyor
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Susmakta bir yere kadar

Hep bu soru soruluyor ve hep ne ağaçmış arkadaş deniyor. Öncelikle olayların başlangıcından bakmak lazım 3 gün öncesine kadar kaçımızın haberi vardı Gezi Parkı'nda nöbetlerin tutulduğundan. Ki 5 gündür aktif olarak sabahlayan nöbet tutan çevreci insanlar vardı. Neden dersen onu da açıklayayım, AVM yapılacağı kararı verilince karar mahkemeye taşındı ve mahkeme sonuçlanmadan hükümet oldu bittiye getirmek için ağaçları sökmeye başladı. Bunun üzerine duyarlı insanlar durdurdu ve mahkeme sonuçlanana kadar dokunamazsın dedi. Sonra ne oldu? Sosyal medyada duyanlar bizde yardım etmek, bir iyiliğimiz dokunsun istiyoruz diyerek koştular Gezi Parkı'na. 5 gündür sabahlara kadar canlı yayınlarını izledim. İnsanlar eğlence içinde parklarını koruyordu. Sonra Perşembe günü sabahı çadırlarda uyuyan insanları umursamadan sabahın 5'inde çadırlar ateşe verildi. Biber gazları atıldı. İnsanlar kovalandı. Bunun üzerine medyada herkes birbirine haber verdi herkes o gün Gezi Park'a daha fazla olarak koştu. Yine sabaha kadar neşeli bir şekilde geçti. Eylem bile değildi bu olay yani

Cuma sabahına kadar...

Cuma sabahı değerli hükümet inada bindirdi olayı. Sabahın 5'inde yine insanlara saldırarak parktan zorla çıkardı. İnsanlar da sen doğru yapmıyorsun o zaman ben bunu kınıyorum ve eylem yapıyorum Taksim'de oturuyorum dedi. Vay sen misin bunu diyen.
Sevgili kendini padişah sanan zat kızdı hemen dağıtılacak bu çapulsuz marjinaller dedi. İnsanları gaz, panzer ve dayakla dağıtmaya başladılar.
O çapulsuzlar da sığır değil sonuçta "biz insanız ve bu bizim doğal hakkımız yahu" dedi. "Sen nasıl hem ağaçlara, hem koruyanlara kıyarsın" dedi ve sosyal medya da hızla iletişim başladı. Akşama kalmadan Taksim insan kaynıyordu. Bunu gören diğer iller "bizde toplanalım bu ne ya yetti artık her şey bir yere kadar" dedi. Sonunda birbirinden güç alarak, organize olunmadan, siyasi bir amaç güdülmeden insanlar sokağa çıkmaya alkış ve sloganlarla yapılanlara tepki göstermeye başladı.

Yani sevgili arkadaşım,
Senin sitem ettiğin şehit olayları, zamlar, içki yasağı, Atatürk Orman Çiftliği'nin katledilmesi, Suriye ile savaş gerginliği, açlık, ABD uşaklığı, terör gruplarıyla kardeşlik, komutanlara terörist damgası, bayram yasakları derken halk yetti dedi. İki ağaç son damla oldu. O bile eylem değilken eyleme dönüştü tavırdan dolayı. Mesele o bu şu yaşananlara tepki veya tepkisizlik değildi aslında, bu olayların büyüme sebebi sayın kendini padişah sanan başbakanın tavrı, üslubu ve saygısızlığıdır şahsımca.
__________________

Hükümetlerin icraatı olumsuz olupta millet itiraz etmez ve düşürmezse, bütün kusur ve kabahatlere katılmış demektir.

Gerçekten şunun bunun oyuncağı olabilen milletler, haklarını algılamamışlar demektir. Ve böyle bir millet, denetim altında bulundurulmaya layık olur..
Mustafa Kemal ATATÜRK




Benim dinim adalet, hak, vicdan.
Buna göre yaşayanlarla aynı dindeniz.
Kendinize ne derseniz deyin, kim olursanız olun.
Genç evli çifti üç ay kira ödemedi diye
sokağa attıran hacı ile cennette olmaktansa,
kediye ağlayan ateistle cehennemde yanmaya razıyım.

İhsan Eliaçık
ZeZe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz ZeZe'in Mesajına Teşekkür Etti.