Tekil Mesaj gösterimi
Eski 13.06.13, 18:04   #1
İmge
Gerçek Üye

İmge - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 27
Konular: 438
Mesajlar: 966
Ettiği Teşekkür: 1737
Aldığı Teşekkür: 3764
Rep Derecesi : İmge muhteşem bir gelişmedeİmge muhteşem bir gelişmedeİmge muhteşem bir gelişmedeİmge muhteşem bir gelişmedeİmge muhteşem bir gelişmedeİmge muhteşem bir gelişmedeİmge muhteşem bir gelişmedeİmge muhteşem bir gelişmedeİmge muhteşem bir gelişmedeİmge muhteşem bir gelişmedeİmge muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cezaevindeki Askerler Uyardı: Aman Dikkat!


Casusluk suçlaması ile yaşamları karartılarak, İzmir’de askeri cezaevine tıkılan muvazzaf subaylardan birinin yaptığı ironi çok anlamlı.

Kendisini ziyarete giden bir silah arkadaşının üzüntüsünü görünce, onu teselli etmek(!) için şunları söylemiş:
“Üzülme kardeşim. Biz içeridekiler, sizlere oranla daha güvendeyiz. En azından sabahın köründe koğuşumuzun basılma tehlikesi yok. Ama siz, yarın başınıza neyin geleceğini bilmiyorsunuz. Aman kendinize dikkat edin!”

****

İşte bu onurlu askerler, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi ‘tutukluluk hallerinin devamına’ diye karar alınca, 9 Haziran’dan itibaren açlık grevine başlamışlar.

Muvazzaf askerlerin bu grevi Cumhuriyet tarihinde ilk kez yaşanıyormuş.

Ve bir basın açıklaması yapmış bu muvazzaf subaylar.

Açıklamada;

Yargının hukuksuzluğu ve keyfiliğinden…

Davanın tamamen bir komplo olduğundan…

Yargılama sırasında, iddia makamı ve mahkeme üyeleri tarafından kendilerine tek bir soru bile sorulmadığından…

Bu davanın tamamen silahlı kuvvetleri itibarsızlaştırma ve tasfiye amacı taşıdığının altı çiziliyor, ve;

“Baştan sona hukuksuzluk ile dolu bir utanç sürecinin içindeyiz”deniyor.

****

İster Silivri’de, isterse başka bir ‘işkencehanede’ olsun, muvazzaf ve emekli tüm askerlere uygulanan yöntem aynı. İzmir’de açlık grevine başlayanların çektiği zulmü onlar da çekiyorlar.

PEKİ, DIŞARIDAKİ ASKER NE DURUMDA?

AKP iktidarıyla birlikte, hem onuruyla ve hem de yaşamıyla oynanarak ayağa düşürülen askerin ve askerliğin geldiği nokta içler acısı…

Genelkurmay’ın, etkinlik olarak Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden farksız hale getirildiği…

İtibar açısından da, her tür karanın sürülerek (casuslarla dolu, genelkurmay başkanı terörist, fuhuş yuvası, darbeciler örgütü…) ayaklara düşürüldüğü silahlı kuvvetlerimiz var artık.

Kendi ordusuna bunlar yapılırken, ‘oh olsun’ dercesine sesini çıkartmayan bir genelkurmayımız var, ne mutlu bize!

Böyle bir ordunun, ‘iç’ durumu elbette çok iyi olamaz. Ne halde olduğunu birkaç örnekle anlatmaya çalışalım…

Bir muvazzaf tümgeneral anlatıyor;

“Bir görev kusuru yaptığı için bir üsteğmeni fırçaladım.

Normalde dönüp çıkması gerekirdi, gitmedi. Yüzü gerildi ve bana şunları söyledi. ‘Komutanım. Kusurluyum ve bir daha yapmamaya çalışacağım. Ama önemli bir nokta var: Siz, benim kusurumu giderme yerine ordunun başında bulunan komuta kademesinin yaptıklarına bakın. Baksanıza ne hale geldik. Komutanlarına güvenmeyen subay olur mu? Hem sonra, harp okullarına başvuranların kimler olduğunu biliyor musunuz?’

Ne diyeceğimi şaşırdım. Normalde bu davranışın cezası büyük. Ama içimden bir ses ona hak verdi. O gittikten sonra uzun süre kendime gelemedim.”

Bir subay anlatıyor;

“Artık askeri hiyerarşi diye bir şey kalmadı. Astın üste güveni yok. Kimse imza atmak istemiyor. Hangi subay astsubaya bir sorumluluk vermeye kalksak, tutuklu komutanlardan söz ediyor. Bir keresinde ihale yoluyla yiyecek almıştık. İhaleyi yapan subay, ‘imza atmam’ diye tutturdu. Yahu bu ihaleyi sen yaptın, neden imzalamıyorsun?, dediğimde, ‘Hiçbir komutana artık güvenmiyorum!’ diye çıkıştı. ‘Çünkü’ diye ekledi. ‘Çünkü, onlar kendi komutanlarına terörist denmesini bile içlerine sindirmişlerdir. Yarın beni hiç korumazlar.’ Şimdi siz gelin de durun bu silahlı kuvvetlerde!”

Bir astsubay ise bir askerin kendisine söylediklerini şöyle anlatıyor;

“Bana şunları söyledi: ‘Komutanım, vatan diye bir şey bıraktılar mı? Dağları taşları sattılar. Vatanı bölmek isteyenleri kahraman, komutanları hain ilan ettiler. Zorlamayın bizi, dolduralım şu zamanı da gidelim.’

Valla ben de o genci haklı buldum.”


****

İşte içerdeki askerlerin durumu…

İşte görevi başında (muvazzaf) olanların durumu…

Tam da AKP’nin istediği gibi. Öyle değil mi?

Prof. Dr. Suat Çağlayan

Kaynak
__________________
İmge isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz İmge'in Mesajına Teşekkür Etti.