Tekil Mesaj gösterimi
Eski 15.06.13, 20:03   #1
Canan
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5415
Mesajlar: 24,438
Ettiği Teşekkür: 97368
Aldığı Teşekkür: 135764
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Gezi’dekiler İhanet Şebekesiymiş!


Gezi’dekiler ihanet şebekesiymiş!





Başbakan Erdoğan, Ankara Sincan'da partililere sesleniyor...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara-Sincan’daki “Milli İradeye Saygı” mitinginde gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor.

İşte Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

Sevgili Ankaralılar, sevgili kardeşlerim, aziz vatandaşlarım, çok değerli yol arkadaşlarım sizleri bu anlamlı farklı buluşmada en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum. Buradan Sincan’daki bu mahşeri buluşmanın içinden bütün Ankara’yı, Ankaralı kardeşlerimi tüm Türkiye’yi ve dünyayı yürekten selamlıyorum. Akyurt’a Altındağ’a, Ayaş’a, Bala’ya, Beypazarı’na, Çankaya’ya, Elmadağ’a, Etimesgut’a, Evren’e Gölbaşı’na selamlarımı gönderiyorum.

Buradan Makedonyalı kardeşlerime, Malezyalı kardeşlerime, Sarabosna’daki Boşnak kardeşlerime, Pakistanlı kardeşlerime, Filistinli kardeşlerime en kalbi selamlarımı gönderiyorum. Üskup’e Gosvitar’a Zenitsa’ya Saraybosna’ya Gazze’ye oralarda bizi bağrına basan bizi duygulandıran kardeşlik hukukunu bir kez daha hissettiren kardeşlerime gönül dolusu selamlar gönderiyorum.

Londra’da Viyana’da Budapeşte’de ve daha pek çok yerde bize destek veren, Avrupa’nın Almanya’nın şehirlerinde, New York’ta destek gösterileri yapan dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum.

‘BELKİ BURADAN ABD’YE BAĞLANACAĞIZ’

Belki buradan birazdan ABD’ye bağlanacağız, Gazze’de El Cezire futbol kulübünün tüm üyelerinin “Seni Seviyoruz Erdoğan” dedikleri için hepsine teşekkür ediyorum. İşte Türkiye manzarası bu, manzara bu. Bu manzarada kavga yok. Bu manzarada gürültü yok. Bu manzarada yakıp yıkmak yok. Bu manzarada gönül insanları var. Bu manzarada acaba bu ülkede, taş üstüne taş acaba nasıl koyarız diyenler var. İşte Türkiye’nin gerçek fotoğrafı bu. Türkiye’yi görmek isteyenler varsa gelsin Ankara Sincan’a burayı görsün.

Ankara öyle bir haykıralım ki 80 vilayet başkenti duysun. Öyle bir haykıralım ta Üsküp, Bağdat, Şam, Gazze oradaki kardeşlerimiz bizi duysun. Şimdi soruyorum. Bir miyiz Ankara? İri miyiz Ankara? Diri miyiz Ankara? Beraber miyiz Ankara?

“TORUNUM BENİ BÖYLE UYANDIRIYOR”

Bu birlik beraberlik kardeşlik şuuruyla yoluna devam eden böyle bir topluluğu nasip ettin. Bunları öyle söylediniz ki, artık 3,5 yaşındaki torunum bile sabah beni bununla kaldırıyor. “Dik dur eğilme bu millet seninle” diyor. Allah’ın izniyle bu kervan böyle yürüyecek. Bu millet partisi ne olursa olsun, etnik kökeni mezhabi ne olursa olsun demokrasiye sahip çıkıyor.

Bugün buradan dünyaya ses verdiğiniz için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Bugün burada milli iradeye sahip çıktığınız için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Aşkınız, sevdanız muhabbetiniz için, ahde vefanız için sizleri kutluyorum. Ben biliyorum ki 17 gün boyunca Türkiye’nin her köşesinde, dünyanın her şehrinde, milyonlarca milyarlarca kardeşim bütün kalbiyle bizlere dua etti. Ben biliyorum ki nineler, dedeler, anneler babalar hatta çocuklar kimi zaman açıktan bizler için hükümeti için ülkelerinin huzuru için el açıp dua etti, yakardı.

“2014 SEÇİMLERİNİN İLK ADIMIDIR”

Siz kurulan tuzağı hissettiniz. Yapılan saldırıların hedefini anladınız. İşte bugün siz bu meydanda tek bir gönül olarak, o alçak tuzağı haince saldırıları bozuyor, millet burada diye tüm dünyaya haykırıyorsunuz. Biz 10,5 yıldır milletimizin tamamıyla, her kesimden insanımızla birlikte, Türkiye’yi ekonomide demokraside hak ve özgürlüklerde dünyanın en önemli ülkesi haline getirme gayreti verdik. Biz herkese el uzattık ama birileri bize yumruk uzattı. Yumruk uzatanla toka yapılabilir mi? Bunun talihsizliği içerisinde bugün buradan itibaren artık yola çıktık. Sincan’da başladık. Şimdi bu aynı zamanda Mart 2014 seçimlerinin yerel kampanyasının ilk adımıdır.

Bu anlayışla Türkiye’de çok uzun zamandır hasreti çekilen birlik ve beraberliği biz bu sürede tesis ettik. Milletimizin tamamı yönünü aynı hedeflere yöneltti. Kimsenin şu gördüğünüz tarihi birliği bozmasına asla izin vermeyeceğiz. Kimsenin Türkiye’nin sokak sokak köy köy ayrılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Çünkü biz Birlikte Türkiye’yiz. İnşallah hepsinin hevesleri kursaklarda kalacak.

Bizim millet olarak öyle bir direnişimiz vardır ki tüm direnişleri bozar, tüm oyunları bozar, tuzakları alt üst eder. Biz duada yakarış ile direniriz. Biz sükut ederek, susarak, sabrederek “Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler” diyerek direniriz.

“SOKAKLARA DÖKÜLEN OLMADIK”

Ama onlar bunu anlamaz. Biz 27 Mayıs’ın karanlığını böyle bir direnişle açtık. Biz 12 Eylül’ün 27 Nisan’ın karanlığı böyle bir direnişle açtık.Birileri gibi sokaklara dökülenlerden olmadık. Eline taş alan, molotof alanlardan, sapan alanlardan olmadık. Birileri gibi gece yarılarına kadar kornalarına basanlardan olmadık. Tencere tava çalarak komşusunu rahatsız edenlerden olmadık. Bunlar mı çevreci? Bunun adı gürültü kirliliği. Çapulcudan çok rahatsız olmuşlar. Dedim ki bana gelenlere, bak dedim size ben TDK’nın lügatınden okuyorum, “düzeni bozma gayreti içinde olanlara çapulcu denir” aynı zamanda kamu düzenini bozmak suçtur.

“HANİ DEMOKRASİ HAK HUKUK DİYORDUNUZ”

12 tane parti teşkilatımız yakıldı yıkıldı. Ya parti teşkilatı sana ne yaptı be? Hani demokrasi diyordunuz, hak hukuk diyordunuz. Ben özellikle başta Taksim meydanı olmak üzere, ülkemin değişik yerlerinde olanlara sesleniyorum. Sizin demokrasi özgürlük anlayışınız bu mu? Olayın özü Gezi Parkı mı? Bunları size belgelerle daha sonra açıklayacağız. Bu iş dışarıda ve içerde koordineli olarak yürüyen bir süreçtir. Hepsinin belgeleri elimizde. Bu ihanet şebekesini milletimize tanıtacağız.

Biz bu ülkede Ak Parti iktidarı olarak milletin kılık kıyafetine bakıp, sakalına bıyığına bakıp, ağzındaki duaya alnındaki secde…

Alçakça onlara şiddet uygulayanlardan olmadık. Başörtülü bir bayan araba sürüyor değil mi? Arabaya vuruyorlar. Yavrusuyla eşini bekliyor ona saldırıyorlar. Taciz ediyorlar. 6 aylık çocuğunun aracıyla orada tekmeyle yerde süründürüyorlar. Sizin özgürlük anlayışınız bu mu?

“CAMİLERİMİZDE İÇKİ İÇTİLER”

Baş açığı da burada, başörtülüsü de burada. El ele omuz omuza, hep birlikte Türkiye. Polisimize el uzattılar. Sabrettik, sabrediyoruz. Polisimize başında maalesef milletvekili sıfatında bulunan bir CHP’li tarafından en ahlaksız en edepsiz şekilde dil uzattılar. Sabrettik. Başörtülü kızlarımıza el uzattılar, sabrettik. Okullara sokmadılar, üniversitelere sokmadılar. Camilerimize ayakkabılarıyla girdiler. Camilerimizde içki içtiler. Sabrettik. Sabrediyoruz.

“8 AY DAHA SABREDECEĞİZ”

Duvarlara hakaretler yazdılar. Sabahlara kadar azgınca küfrettiler. Şahsımda dahil olmak üzere hep küfür ettiler. Ama sabrettik. Çünkü biliyorduk ki kem söz sahibinindir. Çocukları, yaşlıları, kadınları rahatsız ettiler. Bütün bunlara karşı sabrettik. Bir kere tüm bu vandallıkların, tüm bu insanlık dışı hareketlerin hesabını yargıda soracağız. Bunu eğer takipsiz bırakırsak bu da olmaz. Ayrıca 8 ay daha sabredeceğiz. 8 ay sonra sandık gelince bunlardan hesabı işte orada soracağız. Sandıkları patlatacağız ona göre. Ben size inanıyorum.

Türkiye 17 gündür ibretle izlediğimiz tarihe de bu şekilde kaydedilecek bir olay yaşadı. Meselenin çıkış yeriyle geldiği nokta çok farklı. Her çevreden çok farklı insanlar geldiği halde bir şey konuştular. Dediler ki Gezi Parkı. Bunların çoğu aslında Gezi Parkı’nı yeni öğrendiler.

Biz Taksim’de Gezi Parkı’na gelen saf temiz kardeşlerimi hadi kabulleniyorum, eyvallah. Fakat bunu anlıyorum da ortada henüz bir şey yokken, bu genç kardeşlerimin orada birileriyle bulunmasını anlamıyorum. Çünkü ne ihale, ne atılan bir adım ne de yapılan bir şey var. Acaba niye buraya geldiler? Çevre duyarlılığıyla ortaya çıkan kardeşlerimi diğerlerinden ayırıyorum. Onların taleplerine saygı duyduğumu ifade ettim. Ama iş daha ilk günden itibaren çevre duyarlılığının ötesinde başka bir noktaya gitti.

Orada illegal örgütler vardı. Gezi Parkı perdesinin gerisinde çok farklı hesaplar devreye sokuldu. Bu konuda ulusal medyanın bir kısmı yalan haberlerle, iftira ile, provokasyonla her türlü ilkesizliği sergiledi.

Uluslararası medya aynı şekilde her türlü iki yüzlülüğü sergiledi. Kimi siyasetçiler, söylemleriyle, eylemcilere para vererek. Dilenci mi onlar yahu? Eylemcilere para vererek, sokakta polisimize küfrederek, bir mezhep çatışması için her türlü tahriki yaptılar.

Sosyal medyada sahte hesaplar üzerinden yalan haberlerle akıl almaz provokasyon gerçekleştirildi. Sokaklarda, caddelerde, çadırların içinde dışında milletin değerleriyle örtüşmeyen, edep adapla örtüşmeyen görüntüler yaşandı.

Çünkü biz yakıp yıkarak kırıp dökerek, yalanla iftira ile bu yola koyulmadık. Bize, yani bu gördüğünüz millete 27 Mayıs’ta o oyunu oynadılar. Biz bu oyunun hesabını hukukla, demokrasiyle sorduk. Unutmayın bize 12 Mart’ta, 12 Eylül’de 28 Şubat’ta bu oyunu oynadılar. Oralarda da hesabımızı yine sandıkta sorduk. Ama hukuk içinde demokrasi içinde ahlak ve edep içinde sorduk. İnşallah işte bu hukuksuzluğun bu şiddetin bu sandıktanımazlığın hesabını da ahlak ve edebimizle sandıkta soracağız.
Sözcü
__________________


Canan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.