Tekil Mesaj gösterimi
Eski 25.06.13, 13:05   #1
ZeZe
Alea İacta Est

ZeZe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2013
Konular: 219
Mesajlar: 2,121
Ettiği Teşekkür: 11284
Aldığı Teşekkür: 9993
Rep Derecesi : ZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyorZeZe artık herkes tanıyor
Ruh Halim: none
Standart Erdoğan ve Gül Savaşıyor

Bu haftaki sayısında 10 sayfa Türkçe bölüm yayınlayan Alman Der Spiegel Dergisi, Ankara'da Erdoğan'la Gül arasında güç savaşı olduğunu yazdı. Erdoğan'ın futbolculuk döneminde "İmam Beckenbauer" diye çağrıldığını ve nakşibendi olduğunu yazan dergi, "Gül de yaşlı imam Fetullah Gülen hareketine yakın" dedi.




Türkiye’deki son gelişmeler, Alman basınında analizlerle geniş yer bulmaya devam ediyor. Bu haftaki sayısında kapak dahil , 10′u Türkçe olmak üzere tam 25 sayfa Türkiye’deki olayları irdeleyen Der Spiegel Dergisi, “Türkiye’de hükümet krizi: Ankara’da kardeş kavgası” diyerek, Cumhurbaşkanı Gül’le Erdoğan arasında büyük bir güç savaşı başladığına yazdı.

EYLEMLER BİRLİĞİ PARÇALADI

Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül’ün yıllardır, kudretli bir birlik resmi çizdiğini belirten makalenin yazarı Maximilian Popp, “Ama başlayan kitlesel eylemler bu birliği parçaladı. Gül, Erdoğan’dan uzaklaşmaşa başladı, şansı yükseliyor. AKP içinde güç savaşı başladı” yorumunu yaptı.
Dergi yorumuna şöyle devam etti:

“Farklı kökenlerden geliyorlar ve ikisi de Allah’a inancı kullanıyor ve tek amaçları var: Güç… İkisinin koalisyonu politik islama büyük bir izme verdi. Şimdi başlayan eylemler ise bunu tehdit ediyor. Erdoğan ve Gül farklı karakterdeler. Erdoğan sertlik yanlısı. Çocukluğunda Kasımpaşa’da simit satmış. Futbol oynamış, ‘İmam Beckenbauer’ diye tanınmış biri. Çabuk öfkelenen, kaprisli, kendini zapt edemeyen birisi.

Gül ise birleştirici ve uzlaştırıcı bir yapıda görünüyor. Erdoğan’ın aksine ingilizce biliyor. Ailesi daha bir üst düzeyde. Gül, Suudi Arabistan’daki İslam Bankası’nda yöneticilik yapmış ve Refah Partisi’nden milletvekili seçilmiş.

O dönemler generallerin güçlü olduğu, otoriter, askeri, laik bir yönetimin bulunduğu dönemlerdi. Gül o zaman, ‘seküler sistem bitmiştir, biz bunu değiştirmek istiyoruz’ diyordu.”

ERBAKAN’A KARŞI DARBE YAPTILAR

Dergi, o zamanlar Gül ve Erdoğan’ın çok yakın olmadığını ama bu amaç konusunda fikirbirliğinde olduğunu belirtirken, sonra ikilinin Erbakan’a darbe yapıp 2001′de AKP’yi kurduklarını ve bir yıl sonra da iktidara geldiklerini vurguladı.

Erdoğan’ın siyasi yasağı, bunun kalkması, Gül’ün başbakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı, ardından Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’na giden yol anlatıldıktan sonra, ikilinin bir çok kez kriz yaşadığına değiniliyor.

Ardından WikeLeaks belgelerinde yer alan ABD’li diplomatların, “Gül her zaman Erdoğan’ı zora sokmak için çabalıyor. Her zaman partide daha fazla etkin olmak için uğraşıyor” şeklindeki yorumlarına yer veriliyor.





ERDOĞAN’IN SINIRINI TEST EDİYOR

Son olaylarda, Erdoğan’ın sertlik yanlısı olduğunun buna karşı Gül’ün, her na kadar Erdoğan’a karşı çok açık pozisyon almasa da, onun nereye kadar gidebileceğini gözlediği belirtildi.

Dergi, ikili arasındaki kavganın asıl nedeninin etki ve post kavgası olduğunu, ikisi de koyu bir sünni inançtan geldiğ için bir ideoloji kavgası olmadığını belirtirken, “Ama Erdoğan daha çok tutucu nakşibendilere, Gül ise Fetullah Gülen hareketine yakın. Bu hareket yaşlı bir imamın, son yıllarda okul ağları, bankalar, sigortalar ve media gruplarına sahip olduğu bir hareket. Modern görünse de, değişmez bir islami ajandası olan hareket.”
Der Spiegel, Gülen hareketine yakın Zaman Gazetesi’nin son dönemlerde eleştirdiği Erdoğan’ın hedefinin “Başkanlık” olduğunu, son dönemlerde parti tüzüğünü değiştirip başbakan olarak devam etmek isteyebileceğini belirtirken; Gül’ün amacının da cumhurbaşkanlığı koltuğunu korumak olduğunu vurguluyor.

SİYASAL İSLAMIN SONU OLUR

Dergi son olarak şunu vurguluyor:
“Soru, Gül’ün bunu isteyip istemediği ve Gülen hareketinin bunu onaylayıp onaylamayacağı. Eğer böyle olmazsa, AKP’den bir ayrılma söz konusu olabilir. Bu da, muhafazakar güçlerin bölünmesi anlamına gelir ve Türkiye’deki politik islamın sonu olur.”

Kaynak
__________________

Hükümetlerin icraatı olumsuz olupta millet itiraz etmez ve düşürmezse, bütün kusur ve kabahatlere katılmış demektir.

Gerçekten şunun bunun oyuncağı olabilen milletler, haklarını algılamamışlar demektir. Ve böyle bir millet, denetim altında bulundurulmaya layık olur..
Mustafa Kemal ATATÜRK




Benim dinim adalet, hak, vicdan.
Buna göre yaşayanlarla aynı dindeniz.
Kendinize ne derseniz deyin, kim olursanız olun.
Genç evli çifti üç ay kira ödemedi diye
sokağa attıran hacı ile cennette olmaktansa,
kediye ağlayan ateistle cehennemde yanmaya razıyım.

İhsan Eliaçık
ZeZe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz ZeZe'in Mesajına Teşekkür Etti.