Tekil Mesaj gösterimi
Eski 13.07.13, 17:01   #11
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1431
Mesajlar: 7,317
Ettiği Teşekkür: 29585
Aldığı Teşekkür: 32418
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Günde İki Litre Şarap İçiyorum - Tezek(Blog Yazısı)

Chapter çaresizlik.

Uyuyordum. Sabah saat 5 gibi bir tel çaldı. Amcamın kızı arıyor, sesinde bir gariplik var. Nasılsın felan diyor. Dedim ne oldu şöyle geveleme. Adnan dayın kalp krizi geçirdi. Yoğun bakımda. Yoğun bakım kısmının yalan olduğunu zaten sizde biliyorsunuz.

Adnan dayım aslında dayım değil, dayımın oğlu ama hep dayı derdim. Annemin büyüttüğü, okuttuğu biri sülalemizden çıkan ilk adam gibi adam. Çobanlıktan doktorluğa giden bir serüveni var. Ve hepimize örnek. Telefonu kapıyorum, ağlayamıyorum bile. Yorganı kucağıma çekip büzüşüyorum yatakta. Ne söylenecek bir söz ne ağlanacak bir omuz var. Üniversite de okuduysam onun çok emeği var. Şimdi bunu neresinden tutup kabullenmeli. Yök yaw diyorum yaşı daha 42, o yaşta insan olur mu? 6 yasında oğlu var. Bana 15 yıl önce yolladığı yeğenim, köyün güdüyoruz ama adam olmamız lazım diyen mektuplarını hala saklıyorum. Birlikte ava gittiğimiz zamanları hatırlıyorum, bana ilk tokat attığı zamanı. Lan şimdi gidilecek zaman mı. Nere gittin orospu çocuğu dayım.

Ben hep dayı lan kalp krizi geçiricem diye ödüm bokuma karışıyor derdim. Lan ben doktorum sol kolum ağrısa bunun 20 den fazla nedeni olabilir raad ol diyordu. Üniversiteye hazırlanırken, üşümemek için nasıl kıçlı başlı yattıklarını anlatırdı. Ankara tıp i kazanıp bize örnek olmuştu. Hatta 96 da tıp merkezi açmıştı ankarada. Şimdi bana diyorlardı ki yok artık gitti. Mektupları açtım tekrar tekrar okudum. İnsan çok garip oluyor. Bir zamanlar o kalem elinde idi ve benim okuduklarımı yazıyordu. Ondan geriye o yazılar kalmıştı.

Hayatımda çok önemli bir yere sahip birinin cenazesine de gidemiyordum. Bu nasıl bir adaletti bir türlü çözemedim.

O an anam aklıma geldi. Dayımı anam büyütmüştü. Dayımın anama saygısı çok büyüktü, ben birşeyler yaptıysam esme anamın bana öğrettiklerinden çıkardıklarımdan yaptım diyordu. Anamın acımasızlığının bile aslında onu keskinleştiren, bir bileg olduğunu anlatıyordu. Anami aradım, ankaraya gitmeye hazırlanıyordu cenaze için, ama konuştuğum kişi anam değildi. Zaten bu beni şaşırtmadı. Ana hepimiz öleceğiz demeninde bir yararı olmayacaktı. Zaten 1 yıl boyunca çok değişecekti anam . Ben msn de her kamera açtığımda, 1 yılda 10 yıl yaşlanan bir anne ile konuşacaktım. Bu da beni çökertecekti zaten.

Aradan aylar geçtikten sonra, üçyol dan eve doğru yürürken, gözlerini benim çırpındığım acilde açmış. Kader işte yıllar sonra annem aynı yerde idi. Standart çok ince çizgidir, kırbaç bu yüzden çok acıtır. Sırtında şakirdayan kırbacın acısı, seni standartta tutar. Standartan çıkarsan eğer kırbacın acısı bile lusk gelir. Çünkü gerçek acı, seni standarta zorlayan değil. Standartın dışına çıkınca hissedeceğindir.

Bir anneye anlatılmaz, insanlar doğar yaşar büyür olur. Anne anlamaz ölümü. Ölümün en zor durağı anne yüreğidir. İşte size bu satırları yazıyorsam, o kadının yüreğine bu sığmaz, bunu bildiğim için yazıyorum. Yoksa, hepinizin götüne koyam ölmek tadacağım en huzurlu şey olacak.

Dayısı olmuş biri olarak, oğlunun olduğunu düşünen bir anneye teselli vermek benim haddime düşmezdi. Google earth i açtım baktım nereye gömerler diye. En büyük lüksüm bu idi. Şu an dışarda yağmur başladı bırakında biraz dinleyeyim lan. Yarın yine gelirim.

Dayım gitmişti, bana öğütlediklerinin yakınında bile değildim. Koşullar, üzülüp kendimi salacağım kadar esnek değildi. Buzdan bir zeminde yürümeye çalışıyordum. Ve düşersem eğer elimden tutacak kimse yoktu. Anamın köyüne gömmüşlerdi, ve siyah beyaz bir resmi ile küçük bir ilan vermişlerdi. Anam kendi de değildi ama, aradığımda bana yansıtmamak için, aman oğlum hepimiz öleceğiz diyordu. Allah bu acıyı unutturacak acılar vermesin diyordu. Ama akrabalardan öğrendim kadarıyla durumu hiç iyi değildi.
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.