Tekil Mesaj gösterimi
Eski 13.07.13, 17:13   #16
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1429
Mesajlar: 7,302
Ettiği Teşekkür: 29585
Aldığı Teşekkür: 32394
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Günde İki Litre Şarap İçiyorum - Tezek(Blog Yazısı)

Chapter; türklerle çalışmaya çalışmak

Ne zor seymiş zamanla anlayacaktım. Abi kıramı ödeyemiyorum deyip zamanında ise gelmezler. 1 gün iyi çalışıp 2. Gün nasıl arazi olurum nasıl az çalışırımın derdine düşerler. Son dakika seni arar abi gelemiyorum derler. Bütün bunlar olurken her millete bok atmayı eksik etmezler, diğerlerinin ne kadar ezik ve salak olduğunu söyler dururlar. Mazaretler bir türlü bitmek bilmez. Abi bizi niye eziyorsun yabancıları ezsene derler. Anlatmaya çalışırdım hep, hepinizi aynı ücreti alıyosunuz kimseyi becermek gibi bir derdim yok. Elimden geldiğince adaletli olmaya çalışıyorum diye. Ama yok anlatmak imkansızdı. Kebabçi da 10 dolara çalışıp ses çıkarmayanlar ve köpek muamelesi görenlere iş yaptıramıyordum. Türkler yüzünden kaç basım derde girdi. Götümü dönemiyordum. Döndüğüm an ezilmek kaçınılmazdı

Hiç unutmam bir türkle şöyle bir diyaloğum olmuştu, abi bu avustralyalılar çok salak. Eee si işte bunlarda hiç beyin yok. Tepemin taştı attı, lan ****nin oğlu bak bakım bir etrafına, tr de bunların 10 da biri var mı? Bu sistemin bu alt yapının yanından bile geçebilirmiyiz. Tr de bulaşık yıkayarak saatine 20 dolar kazanabilirmisin?

Salakların ülkesine kültürlerini ve dillerini satın almak için gelmiştik, aynı zamanda bulaşıklarını yıkayıp boklarını temizliyorduk. İşte tr de ajdar a bakıp kendini akıllı gören veya ajdarı aptal sanıp acıyan insanlardan böyle yorumlar gelmesi şaşırtmıyordu beni.

Chapter; ajdar reyiz

Tr de ajdara gülen, acıyan, onu gördükten sonra kendini akıllı sanan herkesi cope atmak lazım. Geriye çok bir şey kalmaz ama. Az olsun öz olsun. Ha benden on uyarı zamanı geldiğinde, hayat hikayesini yazarsa, galiba ilk cümle; beni aptal sananların aptallıkları bana bu satırları yazdırıyor diye başlayacaktır.

Chapter; askere gidememek ve getirdikleri.

Önce etrafındakiler aşağılar, aslan gibisin oğlum gidip yapsana, sonra o baskı ailene yansır. Sizin oğlan hala neden askere gitmedi. Annen baban senin yüzünden ezilirler. İş ararsın askerlik yaptın mı derler. Pasaport uzatmak istersin askerlik yaptın mı derler. Anneni babanı özlersin görmek istersin, hele bir dur askerlik derler. Benim vatana borcum var ve hala ödeyemedim. Vatan bana bişi ödemese de bundan şikayet etmiyorum. Ben bir asker kaçağı olarak, bedelli isteyenlere nefret besleyenlerden biriyim. Bedelli çıksa durumum biraz da olsa düzelir, ama ölmek parası olmayanın derdi olur ancak. Askere gitmemiş olmam bana çok bedeller ödetsede, bedelli askerliğe karşıyım. Bedel ödemeye hazırım diyorsan kaç, bak ne bedeller ödeyeceksin.

Chapter hırs;

Ne güzel de kandırılıyoruz, kişisel başarılarımızın baş tacı edildiği bir yaşamda. Kaynağı belirsiz bir şey var içimizde başarıya gebe. Ne olursan ol ama yenilme diyor bize. Nerden alıyor gücünü, neden başarılarımıza teslim olduk? Hırslarımız bizleri zombi etmedi mi? Yasama dair en güzelini yapan en değerlimiz olmadı mı? Başarısının ve korkularının kölesi olmayan insani var edebilecek miyiz? Başarısını korkusu ile var eden insanı öldürebilecek miyiz? İçimizi kemirenlere bizi bir yola sokmak isteyenlere kuşkuyla bakmamız gerek. Bize dayatılanı yemeden önce neden diye sorarsak, kendimize bir adım daha atmış olacağız. İnsanın var oluşuna olan hakkında her sorusu aslında önemli bir adımdır.

Yaşlanmaktan en çok neden kadınlar korkar?

Yaşlanmanın güzelliği ortadan kaldırdığı bir gerçek. Güzelliğini kaybedecek olan kadının yaşlanmayla savaşması da kaçınılmaz. Kendini güzelliğinde bulan kadın, elbette ki böyle bir direnç gösterecektir. Kremler kozmetik ürünleri estetik ameliyatlar hep talep edilen bir sınır içinde kalabilmek için. Ama yaşam yaşlıya yatırım yapılmasın diye güzelliği almış ondan. Çünkü yaşlı ölmek zorunda olandır.

Chapter; kürt adam

Gündelik yaşamın sorumluluklarını yerine getiren ben, akşam olduğunda gündüz bir koyun olmanın öcünü kürt adam olarak alıyordum. İki farklı kişiliğim vardı, birisi gündüz, para ve yaşamak için eyvallah çeken tezek. Patron bir şey derse kafasını önüne eğip tamam diyen tezek. Akşam ise bütün bu değerlere küfür eden, yapmak zorunda olduğumuz her şeyi en ince ayrıntısına kadar sorgulayan, aşağılayan bir tezek. Bu iki var oluş arasında ki uçurum giderek açılmakta idi. Gündüz ki tezek iyi para kazanan, standart ne diyorsa yapan. Akşam ki ise, gerçek dünya o değil köyün olmaktan vazgeç diyendi.

Bu uçurum giderek büyüdüğü için, her iki var oluşum birbirini etkilemeye başlamıştı. Bazen içimde ki canavar, gündüz ki koyun halimin bahçesine atlayıp, aslında benim gündüzki halimden beklenmeyecek çıkışlar yapmamı sağlıyordu. Biraz daha agresif ve sıktır çeken olmuştum. Fark ettiğim şey; eğer dozajında tutmayı bilirsem, kurtadam yanım bana büyük avantajların kapısını açıyordu. Çünkü bir nevi deli cesareti diye tanımlanabilecek, kararlar alıyordum. Tabi burda kriter başarılı olmak tı. Ve ben bunu yapıyordum. İnsanlar daha fazla saygı duyuyor. Benimle konuşurken dikkatli olmaya çalışıyorlardı. Şunu unutmayın, iyi bir delilik başarıların arkasında gizlenen deliliktir. O yüzden deli olursam süper olurum gibi bir yanılgıya düşmeyin.

Bazen de koyun yanım el pençe divanda gelip, hacı napiyorsun, bak çok güzel işin var buralara kolay gelmedin riske atma hiç birşeyi diyordu. Gollüm gibiydim yani. Ama iki yanımı da dengede tutacak bir farkındalılık bilinci geliştirmiştim. Bir sürü türkle çalıştım. Bir çoğu büyük umutlarla gelmişti buraya. Kimisi de ingilizce öğrenip gidip mesleğimi yapacağım diyordu. Kimisinin tr de yapmak istedikleri büyük hayalleri vardı. Ve hepsi yaptığı işleri aşağılıyordu, tipik türk mizacı. Ulan au ya geldik yaptığımız şeye bak diyordu. Çoğu türkiye de çok büyük işler yapacağına inanan tiplerdi.

Ve çoğu bulaşık yıkamakta bile başarısızdı. Hepsine aynı şeyi söyledim. Bulaşık yıkamak dünyada ki en boktan işlerden biri, ve dünya da ki en salak insanların bile yapabileceği bir iş. Eğer bulaşık yıkarken bile başarılı olamıyorsan sakin kendini kandırma, ben büyük adam olacağım diye. Çünkü bulaşık yıkamak beyninizi bile kullanmanızın gerekmediği kadar basit bir işti. Bu işi bile beceremeyenler tr ye gidip yönetici olacaklardı. Ve belki de haklıydılar, eğer tr bu durumda ise galiba bulaşık yıkamayı bile beceremeyenlerin yönetici olmasından dır.

Köyün yanımında kürt yanımında birbirine ihtiyacı vardı. Ne safi koyun ne safi kürt olabilirdim. Köyün yanımın fedakarlığı, kürt yanımı ekonomik olarak besliyordu. Ve ben karanlıkta atılacak avlar arıyordum kürt yanımla. Ve burnuma kokusu geliyordu, neye saldırmam gerektiğimin. Hedef belliydi, neden varız, niye geldik, nereye gidiyoruz. Yani var oluş sancısı idi saldırmam gereken. Önce çok iyi bildiğim korku ile başladım olaya.
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.