Tekil Mesaj gösterimi
Eski 24.07.13, 11:15   #1
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1429
Mesajlar: 7,313
Ettiği Teşekkür: 29585
Aldığı Teşekkür: 32405
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart TuzAK Parti - Melih Pakdemir



Mesela “perküsyon” dedikleri, bildiğimiz dümbelek… “Algı yönetimi” dedikleri, bildiğimiz akıl çelmek, kafa kola almak… “Satış elemanı” dedikleri, bildiğimiz tezgâhtar… “Komplo” dedikleri de bildiğimiz tuzak, birilerini tehlikeli bir duruma düşürmek için kurulan düzen…

Son günlerde dümbelek kafalılar, cümle âlemi kafaya almak için tezgâh peşindeler, tuzak üzerine tuzak kurma hevesindeler.

Malum Şahıs (MŞ) ikide bir tuzaklardan söz eder oldu. Kendisine tuzak kurana o da tuzak kuracakmış… “Onların bir tuzağı varsa Allah’ın da milletin de bir tuzağı var” deyip duruyor.

Allah tuzak kurar mı? Allah’ın işine karışılmaz, gerçi böyle bir ayet de varmış, ama ne bileyim, teoloji benim alanım değil…

TuzAk Parti filan da olabilir… Peki ama millet, evet “millet” tuzak kurar mı? Daha da vahimi “millet” tuzak kurmaya azmettirilir mi?

Tuzak, tezgâh, pusu… Bunlar hepsi aynı haltın soyudur...

Tuzaklardan ilki 2010 referandumuydu. Hani kışın kar yağdığında bir leğen ve uzun bir ipe bağlı sopayla kurulan kuş tuzakları vardır. Kuşlar leğenin altındaki kırıntıları toplamaya geldiğinde, uzakta bir yerden ip çekilir, sopa devrilir, leğen kuşların üzerine düşer… Meşum referandumda “12 Eylülle hesaplaşma” bu tuzağın kırıntılarıydı. Sonra torba yasalarıyla bu marifetlerini kurumsallaştırdılar. Kürtlere kurdukları tuzakların, attıkları pusuların haddi hesabı yok.

En son Gezi Parkı’nda da Vali Mutlu “valla saldırmayacağız gelin” demiş ve kalabalık toplanır toplanmaz saldırmışlardı.

Ali İsmail’imize kurulan pusuyu mobese kameralarındaki gece kayıtlarından kahrolarak seyretmedik mi? Karanlığın ****luğundaki katillerin, National Geograhpic’in belgesel çakallarından hiç farkı yoktu.

Gezi Parkı’ndaki çapulcu düğününe bile pusu attılar arkadaş! Hadiseyi dehşetle izleyen bizim Murat’ın (Sümer) bir tweet’i ibretlikti: “Oldu olacak ‘5 dakika içinde boşanmazsanız müdahale edeceğiz’ deyin!”

Gençliğimde sanırım Çetin Altan’dan okumuştum. “Batı medeniyetinde düello esastır, Doğu’da ise pusu atılır,” mealinde şeyler yazmıştı. MŞ ve şürekâsı pusu atmayı, tezgâhtarlığı, tuzak kurmayı, hilekârlığı pek seviyorlar. Tabii ki Arapçayı da pek seviyorlar.

Ve şu işe bakın, “hile” Arapçada çare demek; yöntem, çözüm demektir.

Çare diye gösterdiklerinde mutlaka bir hile var bu yüzden…

Milleti kredi kartına muhtaç ettikten sonra, çare olarak kredi kartı almamayı tavsiye etmek bir hile değil mi? MŞ şöyle dedi: “Allah selamet versin fakir fukara bayılıyor bir tane daha fazla kredi kartı almaya! Onunla sanki hava atıyor…”

Fakir fukara açlıktan bayılmamak için, bir nebze hava alabilmek için o yılana ve yalana sarılıyor, behey zalimler! Yahu neo-liberalizmin tuzaklarını, tezgâhlarını esirgeyen ve kollayan zaten MŞ değil mi?

Sonra da, yok faiz lobisiymiş, yok dış mihraklarmış… Faiz lobisinin, dış mihrakların, Soros örgütlerinin adamları yok mu Türkiye’de? Var elbette: “Genç Siviller!” Eylem tarzları tam da CIA el kitaplarında ve gaydurugubbak otpor’da yazılan türden…

Peki nerede şimdi onlar? Şimdi muhtemelen palamut olmuşlardır, Meşe (MŞ) palamudu… Bu yüzden Gezi Parkı, ağaç filan deyince akıllarına sadece Meşe (MŞ) ağacı geliyordur. Meşe, Amerikalıların da “milli ağaç” kabul ettikleri bir ağaç türü… (İzmirliler eksik kalmasın, onlar da bildiğimiz bilyeye meşe dermiş.) Ha, bir de Meşe Odunu var: Kaba, anlayışsız herifler için kullanılır.

Malum Şahıs (MŞ) içeride zevahiri kurtarmak için acaba Rojeva nedeniyle Suriye’ye pusu atar mı, savaş tezgâhına serer mi milleti? Kürt çözümünde yine çamura yatar mı? Çünkü gündem yaratmada inisiyatifi tamamen kaybetti. Kendisine dayatılan her gündeme mecbur. Ama neyse ki onun arkasında hâlâ “Allah’ına kadar” bir Amerika var…

Ve MŞ, “benden vazgeçti mi ki” korkusuyla aslında hep ve sadece ona bakıyor, Allah’a bakıyoruz diye yalan söylüyor.

007 James Bond’un meşhur lafıdır: “Tavuk da su içerken Allah’a bakar.”

Oysa bizim çapulcular, Turgut Uyar’ın izinden gidiyorlar, “göğe bakalım” diyorlar.

Çünkü orada, gökyüzü meydanında, sinsi pusular, hain tuzaklar değil tarihsel bir düello görüyorlar.

Bu meydanda cengimiz var! Çapulcular safa gelsin.

Sefa gelsin!

Melih Pakdemir - Birgün



__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.