Tekil Mesaj gösterimi
Eski 26.07.13, 00:53   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21549
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Atatürk'ün ölümünden önce ve sonra

ATATÜRK'ÜN ÖLÜMÜNDEN ÖNCE VE SONRA

(LOZAN YIL DÖNÜMÜ)


Gelecek nesillerin Türkiye'de cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz!

Bilâkis, Türkiye'nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tesbitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk


Günümüzde sıkıştıklarında cumhuriyetten, Atatürk'ten dem vuranlar, Atatürk'ü yeri geldiğinde Türk milleti hayatından silmeye çalışanların içinde hükümet, başbakanı, cumhurbaşkanı ve parlementoda sahip oldukları vekil çogunluğu gelmektedir.
 

Yukarıda Atatürk söylemi, ne kadar büyük deha ve basiretle söylenmiş olacak ki, parlemento çoğunluğunun bir bölümü ile hükümet edenleri işaret eder gibi. (istisnalar hariç)
 

İfade edilen çoğunluğun partisi AKP dir. AKP, cumhuriyetin temel niteliklerinden ve vazgeçilmez ögelerinden olan laiklik karşıtı odak olmakla mahkum olmuş bize göre meşruiyetini yitirmiştir.
 

Meşruiyetini yitiren AKP hükümetinin başbakanı meydanlarda ve salonlarda 37 kez bir başka ülkenin yani emperyalist ABD'nin orta doğu ve kuzey Afrika projelerinin eş başkanıyım demiştir.
 

Namert dostun olacağına mert düşmanın olsun.
 

Hazret AKP başbakanı imam Recep Tayyip Erdoğan' ABD'den bahsederken sıtratejik dostları olduğundan dem vurur, 12 Eylül 1980 ihtilali ABD icazeti ile olmuş, 12 Eylül ve ABD işbirliği içinde imam Tayyip Erdoğan'ı ülkenin başbakanlığına hazırlamışlardır. Bu konuyu istisnasız tüm muhalif yazarların yazılarından okumuşsunuzdur.
 

Acaba ABD hazret Tayyip Erdoğan'ın söylediği gibi gerçekten Türkiye'ye dostmudur? Yoksa Erdoğan'ın şahsi sıtratejik dostumudur?
 

Aşağıda cumhuriyetin kurucusu, Türk milletinin atası, unutulmaz komutan, siyaset ve devlet adamı Atatürk, kurtuluş savaşından dört ay sonra, cumhuriyetin ilanından dokuz ay önce Amerikan milletine hitaben lozan konferansının kesintiye uğraması nedeniyle Şubat 1923 de ABD senatosuna aşağıdaki mektubu göndermiştir.




Mektup a
şağıdaki gibidir;

"Büyük Amerikan Milletine, siz zulüm ve zorbalığı kendi vatanınızdan uzaklaştırdınız.

Siz, uzun ve kanlı bir mücadeleden sonra kendi özgürlük ve bağımsızlığınızı kazanarak halk egemenliğine dayanan demokratik bir devlet ve güçlü bir uygarlık kurdunuz.


Yer kürenin diğer tarafında diğer bir ulus var ki, o da aynı özgürlük, aynı bağımsızlık ve aynı demokrasi uğrunda mücadele ediyor, kan döküyor.


Bu ülkünün ar
ılık ve yüceliğine karşı düşüncelerinizi yanıltmak istiyorlar.
Bu propagandayı yapanlar, ya birtakım cahil tutucular veya yeni kazandığımız özgürlüğü kaldırmak ve bizi ondan mahrum etmek isteyen gizli ve açık düşmanlarımıza alet oluyorlar.
Yalanlara ve iftiralara inanmayınız.


Özgürlük ve bağımsızlık uğrunda savaşan ve tıpkı sizler gibi dünyada ilerleme ve adaleti sağlamak için samimi bir surette mücadele eden Türk halkına kalbinizi açık bulundurunuz." demiş Gazi Mustafa Kemal Atatürk.


Acaba ABD gerçekten özgürlüğün, bağımsızlığın, adaletin örneği olabilmiştir? Yoksa, sahip olduğu askeri ve mali gücü ile dünya üzerinde hegomanyasını yürüten, çıkarlarına ters düşen milletlerin idari rejimlerine bakılmaksızın hükümetlerini deviren yerine kendi çıkarlarını koruyacak imam Tayyip benzerlerini iktidara taşıyan bir ülkemi olmuştur?


Atatürk mektubunda yüre
ğinizi Türk milletine açınız demiş ABD buna uymuş ve kurulduğu günden beri cumhuriyet ve Atatürk ilkelerine karşıt olmuş ve yıkılması için elinden geleni yapmıştır.
ABD'nin bu tutum ve davranışı bilindiği için Türk milleti içinde pek az dostu vardır. Hükümet eden Tayyip Erdoğan hariç.


Daha vahim ve elim bir vak
ıa!
Atatürk'ün gönderdiği mektup, Amerikan Senatosu'nun 26 Şubat 1923 günkü oturumunda, Senatör Oven'in önerisi üzerine, okunarak zapta geçirilmiştir. Bundan dört hafta sonra, Mustafa Kemal, ünlü 'TIME' dergisine kapak olmuştur.


Atatürk'ün ABD'ye o günkü koşullarda uzattığı zeytin dalı ve barıştan yana el, tam 15.5 yıl havada kalmış, dostluk eli'ne, tam onbeş buçuk yıl sonra cevap gelmiştir.


10 Kas
ım 1938'de, Türk Milleti, acıların en büyüğünü yaşıyordu, ayrılıkların en acımasızı olan ölüm, Atatürk'ü yakalamış ve Atatürk ölmüştü.


Durum, bütün ülkelere resmen bildirildi.


Afganistan'dan Finlandiya'ya, Japonya'dan Letonya'ya kadar bütün ülkeler cenazeye en üst seviyede heyetlerle kat
ılacaklarını bildirdiler.


Atatürk'ün en çok savaştığı ülke İngiltere, özel bir zırhlı ile gönderilen ve başında, onun Anafartalar'da denize döktüğü kıtaların komutanı Mareşal Lord Birdwood ve İngiltere'nin Akdeniz Filosu Başkomutanı Oramiral Dudley Pound olmak üzere kalabalık bir heyet ve 12 subay 160 erlik bir tören kıtası ve 56 mevcutlu bir bando ile katılırken, düşman Yunanistan, başında Başbakan Metaxas olmak üzere, 12 kişilik yüksek bir heyetle cenaze töreninde bulunacağını açıkladı.


ABD'den ise, uzun süre cevap gelmedi.
Sonunda, Amerikan D
ışişleri Bakanlığı Protokol Dairesi, 18 Kasım 1938'de, Ankara'daki Büyükelçiliği'ne gönderdiği yazıda, törende ABD'yi, sadece Büyükelçi'nin temsil edeceğini bildiriyordu.


Yazıda, asıl enteresan olan ifade, şöyle idi:
"ABD Büyükelçiliği'nden alınan bir telgrafta Amerikan hükümeti adına cenaze töreninde kullanılmak üzere, 300 dolarlık bir çelenk yaptırılması için büyükelçiliğe yetki verilmesi önerilmiş, ancak ABD dışişleri bakanlığı bu bedeli yüksek bulduğundan, büyükelçiliğe 200 dolar harcama yetkisi verilmiştir."


Ne ac
ı ve hazindir ki, bu gün Türkiye'de AKP hükümetinin başbakanı ABD gibi bir ülkenin sıtratejik dostu, mali ve siyasi ikbalini bağladığı ülkedir.


Ne acı ve hazindir ki, Nato'da ve dünyanın bir çok platformlarında birlikte ve iç içe olduğumuz, aymaz hükümetler tarafından ülkemiz topraklarında kendisine üsler verilen ABD!
Türkiye üzerinde emelleri olan bir ülke ve yurdumuzun parçalara ayrılarak kendisine kolay yem olmasını arzu eden dost görünüşlü düşman ülkedir.


Ne ac
ı ve hazindir ki dost görünen bu ülke Lozan Antlaşması'nı tanımayan ilk ve tek ülkedir...

Bizler ABD'yi hiç bir zaman dost görmedik, dost olarak tanımadık. Tüm dünyada yaptıklarına baktığımızda kendisini hep lanetle ve protesto ile andık. Emperyalist bir ülke olarak bildik, millet olarak ABD ile aramızda sorun çıkarmayacak şekilde ilişkiler istedik ama hükümet edenlerin aymazlığı buna imkan vermedi. İkili askeri, ticari ve siyasi bir çok anlaşmaların altına imza atılınca, dönülmez akşamın ufkundayız şarkısını hep beraber söylemeye başladık.



2
5.07.2013
Mustafa Akten

__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti