Tekil Mesaj gösterimi
Eski 28.07.13, 12:44   #1
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1428
Mesajlar: 7,277
Ettiği Teşekkür: 29582
Aldığı Teşekkür: 32337
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Thumbs down Ve O Fotoğrafın Kahramanı Dünyaya Gözlerini Açtı..

Ve o fotoğrafın kahramanı dünyaya gözlerini açtı: Atlas Diren bebek doğdu...



Direniş günlerinin sembol fotoğraflarından biri de karnında ‘Diren Gezi Parkı, geliyorum!’ yazan hamile kadının fotoğrafıydı. Gezi direnmeye devam ederken Diren bebek dünyaya geldi.

Gezi Direnişi'nin ilk günlerinde sosyal medyada yayılan sembol fotoğraflardan biri de ‘Diren Gezi Parkı, geliyorum!’ fotoğrafıydı. Telgrafhane'den Taylan Özbay, fotoğrafın kahramanlarına ulaştı.

Fotoğrafın sahibi Tuğfe Tufan Taşan'ın eşi Orkun Taşan'ın tüm ‘Çapulcular’a hitaben kaleme aldığı satırlar şöyle:

“Tüm Çapulculara selamlar,

Gezi Parkı gösterilerini ilk günden beri eşimle birlikte soluksuz olarak izliyoruz. Eşimin hamileliği nedeniyle biber gazı ve tazyikli suya maruz kalmaktan korktuğumuz için ne yazık ki orada bulunamadık. Sadece bir kere sırf sizlerle aynı havayı soluyabilmek için arabamızla Beşiktaş sahiline kadar gidip tekrar geri döndük. Orada bulunan ve sadece attıkları sloganlarla özgürlüklerini savunan herkesten yanınızda olamadığımız için özür dileriz. Hala içimizde bir burukluk ve sizlere karşı mahcubiyetimiz var.

Kısaca sizlere bizden, yani ailemizden bahsetmek isterim. Ben ve eşim bugüne kadar hiçbir siyasi partiye üye olmamış ve hiçbir gösteriye katılmamış apolitik insanlarız. İkimiz de üniversite mezunu ve özel sektör çalışanıyız. Herkes gibiyiz aslında… Borçlarımız, zorluklarımız, yerine getirmek zorunda olduğumuz sorumluluklarımız var ama sizlerin sayesinde hayata giderek artan bir umutla bakıyoruz.

Bu duyguları yaşarken evde olmak gerçekten çok zor. En sonunda bir Pazartesi gecesi adeta tüm bu çaresizliğimizin dışa vurumu olarak eşimin aklına bir fikir geldi, ‘Hadi karnıma bir yazı yazıp paylaşalım?’; ikimiz de çok heyecanlanmıştık, ‘Nasıl yazacağız peki?’ diye sordum, çözümü göz kaleminde bulduk(!) Eşim, ne yazacağımıza benim karar vermemi istedi, ben de duygularımızı en yalın haliyle anlatabilmek için, ‘#direngeziparkı geliyorum!!!’ yazdım.

Amacımız gösterilere mizahi bir dille yaklaşarak destek vermekti, sanırım bu amaca da ulaştık. İki günde fotoğrafımız elden ele adeta çığ gibi büyüdü. Bu durum bizi hem çok mutlu etti hem de çok şaşırttı, bu kadar kişiye ulaşabileceğimizi tahmin etmemiştik. Sanırım sosyal medyanın zehir olarak görülme sebebi de bu olsa gerek.

Fotoğrafımızın altına yapılan yorumları okudukça mutluluğumuz daha da arttı çünkü dışarıda direnen abileri-ablaları bebeğimize sahip çıktılar, ona isimler taktılar ve bizlerin kim olduğumuzu bilmeseler de iyi dileklerini ilettiler.

Fotoğrafı gören veya paylaşan birçok kişinin merak ettiği, bebeğimizin kız mı yoksa erkek mi olduğuydu. Bebeğimiz erkek ve adını dünyanın yükünü omuzlarında taşıyacak güce sahip olsun diye ATLAS koymaya karar vermiştik ama fotoğrafımız o kadar çok paylaşıldı ki, insanlar bebeğimize o denli anlam yüklediler ki onların dileklerine kayıtsız kalamadık ve bebeğimize ikinci isim olarak DİREN adını koymaya karar verdik. Yıllar sonra, adının anlamını merak ettiğinde 31 Mayıs 2013 tarihinden başlayarak yaşananları anlatacağız, Türk halkının tepkisini nasıl dile getirdiğini, birleşip nasıl tek vücut olduğunu anlatacağız. Adının böylesi bir hikayesi olduğu için gururlanacak ve her haksızlıkta isminin ağırlığına yakışır bir şekilde en ön saflarda olacak. Belki Gezi Parkı direnişine katılamadı ama sizlerin sayesinde daha özgür bir Türkiye’de büyüyecek…

Gösterilerde yanında olamadığımız herkesten binlerce kez özür diler ve hepinize ayrı ayrı teşekkür ederiz.’



Diren bebek (Annesi ve babası kusuruma bakmasın ama yazının bundan sonrasında kendisi yalnızca bu isimle anılacaktır) 20 Haziran günü tam da babasının doğum gününde dünyaya gözlerini açtı. Dünyaya geldiğinde ünü kendisinden önce öylesine yayılmıştı ki, hastanedeki hemşirenin dolabında bile anne karnındaki o resmi vardı.

Kendisi bugün itibariyle bir ayını çoktan devirmiş durumda; ağaçları kesmeye niyetlenenler, insanların özgürlüklerini kısıtlama hakkını kendinde görenler, baskı imparatorluğu mimarları, artık o karanlık adımlarını atmadan önce bir kez daha düşünsün, benden uyarması!

Diren’in, Gezi direnişinin tam da ortasında ve tam da o direnişin sembollerinden biri olarak dünyamıza merhaba demesinden midir nedir, annesinin paylaştığı fotoğraflara bakarken kendimi aynı ninniyi mırıldanırken buluyorum hep. Hani şu Melih Cevdet Anday’ın kaleme aldığı, Ruhi Su’nun bestelediği ‘Dursun Bebeğe Ninni’yi…

Bilenler bilir, 1950 yılında, aynı yıl kurulmuş Türkiye Barışseverler Derneği’nin başkanlığını yapan Behice Boran, Kore’ye asker gönderilmesini kınayan ve Adnan Menderes hükümetine karşı yayınlanan bir bildiri nedeniyle on beş ay hapis cezasına çarptırılır ve oğlu Dursun’u cezaevinde dünyaya getirir. Bunun etkisiyle de dostu Melih Cevdet Anday, ‘Dursun Bebeğe Ninni’ şiirini kaleme alır. Büyük ozan Ruhi Su’nun bestelediği şiiri Diren için biraz olsun değiştirerek yeniden anmamak mümkün müdür şimdi?

“Merhaba Diren bebek merhaba
İşte su

İşte ışık
İşte hava
İşte Diren bebek bizim dünya
Dandini dandini dastana
Diren bebek uyusun
Uyusun da aman çabuk büyüsün
Danalar girmiş bostana
Daha neler var neler var daha
İşte kundak
İşte hapis
İşte kavga
İşte Diren bebek bizim dünya
Dandini dandini dastana
Bostana girmiş danalar
Böyle tosunlar doğursun yarına ninni
Bizim aslan gibi analar.”
Hoş geldin Diren.

Bir yandan içimiz kanarken; Ethem’i, Mehmet’i, Abdullah’ı, Ali’yi uğurlarken…

Annenle baban fotoğrafını paylaştığı ilk günden beri seni bekliyordu tüm Gezi direnişçileri…

İyi ki geldin…



Sol Haber..
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
13 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.