Tekil Mesaj gösterimi
Eski 15.08.13, 21:05   #1
Adile
Üye

Adile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2013
Konular: 11
Mesajlar: 75
Ettiği Teşekkür: 201
Aldığı Teşekkür: 295
Rep Derecesi : Adile Karimasını arttırmak için doğru yerdeAdile Karimasını arttırmak için doğru yerdeAdile Karimasını arttırmak için doğru yerdeAdile Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Tarımı Katledilen Türkiye 2050'de Taş mı Yiyecek!



Uploaded with ImageShack.us
Tarımı katledilen Türkiye 2050'de taş mı yiyecek!

Türkiye'nin tahıl ambarı olan Konya'nın Ilgın ilçesinde üç yıldır faaliyet gösteren taş ocağı adeta üreticilerin kabusu oldu. Buğday, pancar, haşhaş ve ayçiçeği üreticileri taş ocağının yarattığı toz yüzünden üretimlerinin yüzde 70'lere varan oranlarda düştüğünü belirterek yetkililerden önlem almalarını talep ediyor. ZMO Konya Şube Başkanı Özkan Taşpınar, taş ocağı ve benzeri faaliyetlerle tarım arazilerinin heba edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, "artan nüfusa göre 2050'de tarımsal üretim yetersiz kalacak. Uçak, otomobil ve telefon olmadan da yaşayabiliriz ama gıdasız hiç bir zaman yaşayamayız" diye konuştu.

Yusuf Yavuz yazdı, tıklayınız
https://www.facebook.com/photo.php?fbid=518452544896464

Sivri Dağ katliamına son verilmesi için imza kampanyası:

Tıklayınız
http://chn.ge/1cTiDft
Tarımı katledilen Türkiye 2050'de taş mı yiyecek!

Yusuf Yavuz

Türkiye'nin tahıl ambarı olan Konya'nın Ilgın ilçesinde üç yıldır faaliyet gösteren taş ocağı adeta üreticilerin kabusu oldu. Buğday, pancar, haşhaş ve ayçiçeği üreticileri taş ocağının yarattığı toz yüzünden üretimlerinin yüzde 70'lere varan oranlarda düştüğünü belirterek yetkililerden önlem almalarını talep ediyor. ZMO Konya Şube Başkanı Özkan Taşpınar, taş ocağı ve benzeri faaliyetlerle tarım arazilerinin heba edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, "artan nüfusa göre 2050'de tarımsal üretim yetersiz kalacak. Uçak, otomobil ve telefon olmadan da yaşayabiliriz ama gıdasız hiç bir zaman yaşayamayız" diye konuştu.

ILGINLI ÜRETİCİLERİN TAŞ OCAĞI KABUSU

Konya'nın Ilgın ilçesinde özel bir firma tarafından işletilen taş ocağı, yöredeki üreticilerin kabusu oldu. Hazır beton elde etmek için ilçe merkezine yaklaşık 500 metre mesafede bulunan Sivridağ'da açılan taş ocağının, ekili alanlara zarar verdiğini belirten üreticilerden Tahir Çiftçi (55), 3 yıldır faaliyet gösteren taş ocağının ürünlerdeki verimi büyük ölçüde düşürdüğünü öne sürdü.

PANCARDA VERİM YÜZDE YİRMİYE DÜŞTÜ

Taş ocağı açılan alanın bitişiğindeki 100 dekarlık arazisine bu yıl pancar ektiğini anlatan Çiftçi, üründeki verimin yüzde 20'ye düştüğünü dile getirdi. Taş ocağından malzeme taşıyan ağır tonajlı kamyonların kulandığı yolun da tarım arazilerinin içinden geçtiğini de dile getiren Çiftçi, "taş ocağının atık suları da arazilere akıyor. Alanda ekili arazilerin dışında meyve bahçeleri de var. Ocaktan çıkan tozlar ürünlere zarar veriyor. Bu konuda BİMER'e de yazdık ama bir sonuç alamadık. Görüştüğümüz firma yetkilileri bizi belediyeye yönlendiriyor. Belediye ise 'bizim alanımız değil' diyor. Yetkililerin bu konuda bir çözüm üretmelerini istiyoruz. Çünkü verimli arazilerimizde ektiğimiz ürünün masrafını ancak karşılayabilir durumdayız" diye konuştu.

AYÇİÇEĞİ VERİMİ 500 KİLODAN 100 KİLOYA DÜŞTÜ

Taş ocağı yakınındaki 7 dekarlık arazisine bu yıl ayçiçeği ektiğini anlatan üreticilerden Adnan Cengiz (43) ise "ayçiçek ekili tarlam taş ocağının tozundan bembeyaz oldu. Bitki gelişemiyor ve bu yüzden ürün alamıyorum. Bu ocak açılmadan önce 500 kilo ürün elde ediyordum. Taş ocağından sonra bu oran 100 ila 200 kilo arasına düştü. Buradaki üreticiler durumdan oldukça şikayetçi ama ellerinden bir şey gelmiyor" şeklinde konuştu.

BUĞDAYDA YÜZDE 80'E VARAN ÜRÜN KAYBI

Ilgınlı bir başka üretici Özgür Küçükkağnıcı da geçmişte haşhaş ve pancar ektiği arazisine bu yıl buğday ektiğini ancak bir süre önce hasat ettikleri buğdayda verim kaybının çok yüksek olduğunu dile getirdi. Dekar başına 33 kilo tohum kullandıklarını ancak buna karşın yalnızca 110 kilo ürün alabildiklerini anlatan Küçükkağnıcı, "arazimizden geçmişte 8 ila 10 ton arasından ürün elde ediyorduk. Şimdi bu oran 2-3 tona kadar düştü" ifadelerini kullandı.

PATLATMALARDAN EVLERİN DUVARLARI ÇATLADI

Sivridağ'ın bir kaç yüz metre yakınında Ilgın Belediyesi'ne ait bir taş ocağı daha bulunduğunu belirten üreticiler, her iki ocağın kamyonlarının da tarlaların ortasında açılan yolu kullandığına dikkat çekiyor. Ancak taş ocaklarının olumsuz etkileri yalnızca tarım arazileriyle sınırlı değil. Ilgın'ın Şıh Bedrettin Mahallesi'nde ikamet eden yurttaşlardan Nazım Ak (53), "taş ocağında yapılan her patlatmada evlerimiz sarsılıyor, duvarlarda çatlamalar oluyor. Çocuklarım ilçe kaymakamlığına giderek durumu anlattılar ancak şimdiye kadar hiç bir çözüm üretilmedi" dedi.

ZMO ŞUBE BAŞKANI TAŞPINAR: 'TARLALAR HEBA EDİLMEMELİ'

Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Özkan Taşpınar yaptığı değerlendirmede 1. sınıf tarım arazilerinin hiç bir zaman heba edilmemesi gerektiğine işaret ederek şöyle konuştu: "artan nüfus yoğunluğuna göre 2050 yılında tarımsal üretim yetersiz kalacak. Bu nedenle hiç bir tarım arazisinin verimsizleştirilmemesi, tarım alanından çıkartılmaması gerekiyor. Aksi uygulamalar her zaman ülkemizin zararına olacaktır. Taş ve kömür ocakları ile enerji yatırımları için tarım alanlarının heba edilmemesi gerek. Uçak, otomobil ve telefon olmadan yaşayabiliriz ama gıda olmadan yaşayamayız. Bu nedenle tarım alanlarımızın heba edilmesine için ne gerekiyorsa yapılmalı."

AV. BÜLENT KAÇAR: 'HUBUBAT DEPOSUNUN KATLİ'

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkan Yardımcısı Avukat Bülent Kaçar da, patlatmalı taş ocaklarının çevresel etkilerinin hiç de ÇED raporlarında belirtildiği gibi olmadığının altını çizdi. Çevre ve Ekoloji Hareketi Avukatları (ÇEHAV) üyesi de olan Kaçar, tarım alanlarında taş ocağı açılmasının tarımın katledilmesi anlamına geldiğini öne sürerek, "hele Konya gibi ova niteliğinde, ülkenin hububat deposu bir bölgede taş ocağı açmak, o hububat deposunun katli anlamına gelir. Zaten su konusunda sıkıntı çeken bölgenin bir de bu yolla zarar görmesi kabul edilemez" değerlendirmesinde bulundu.
Patlatmalı taş ocaklarının 'tehlikeli işletmeler' kapsamında olduğunu da anımsatan Avukat Bülent Kaçar, buna bağlı gürültü kirliliğinin insanları ve doğal yaşamı olumsuz etkilediğini de sözlerine ekledi.

ILGIN ZİRAAT ODASI: 'BİLGİMİZ YOK'

Telefonla ulaşarak görüşüne başvurduğumuz Ilgın Ziraat Odası yetkilileri ise üreticiler tarafından konuyla ilgili kendilerine herhangi bir başvurunun olmadığını, dolayısıyla konu hakkında bilgi sahibi olmadıklarını dile getirdi. Oda yetkilileri, kendilerine başvuru yapılması durumunda gerekli incelemeleri yapacaklarını da belirttiler

15.08.2013

Fotoğraflar için tıklayınız
http://wp.me/p2AUHa-RY


Yusuf Yavuz
__________________



Karanlığın içine baktığında, karanlık da senin içine bakar.
Adile isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Adile'in Mesajına Teşekkür Etti.