Tekil Mesaj gösterimi
Eski 26.08.13, 08:41   #1
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Bu İktidarla Huzur Zor! | Rahmi Turan

PKK’nın 1 Eylül sonrası yol haritası, istihbarat raporlarına yansıdı.
Kitlesel sokak hareketleri planlayan örgüt, Türkiye’yi karıştırmak için günde 100 eylem yapmayı hedefliyor!
PKK’nın kurduğu KCK (Koma Civaken Kurdistan-Kürdistan Topluluklar Birliği) Eşbaşkanı Cemil Bayık:
“İktidar adım atmazsa biz adım atacağız. Biz bu iktidarla anlaştık, verilen sözler tutulsun! Aksi halde 1 Eylül’den itibaren yeni strateji izleyeceğiz. Bu da hayrınıza olmayacak!” diyor.
Açık bir tehdit bu… Küstahça, hayasızca…
“Yüz verirsen deliye, gelir yapar halıya” denir ya. Bu da o hesap!

* * *

PKK’lılara bu cesareti kim verdi?
AKP iktidarı…
Kapalı kapılar ardında, kamuoyundan gizli olarak birtakım anlaşmalar yapıldı. “PKK’lı teröristler sınırı terk edecek” denildi. Hepsi hikâye!
Yaşlı, hasta ve sakat olanlar Türkiye’yi terk etti ama Güneydoğu’da örgüte silahlı 5 bin civarında yeni militan katıldığı istihbarat birimleri tarafından tespit edildi!
Bu adamlar, Türkiye Cumhuriyeti’ni yendiklerini düşünüyor ve her geçen gün arsızlıklarını artırıyorlar!
Taleplerinin başında “Anadilde eğitim” geliyor.
KCK yöneticileri “Şu çok iyi anlaşılmalıdır ki, ana dilde eğitimi tartışmak, Kürt halkı için artık onur kırıcı bir durumdur. Verilen sözler tutulmazsa, Kürt halkı sokağa dökülecektir” diye gözdağı vermeye kalkıyor!

* * *

Yaptığı hatayı anlayan Başbakan Erdoğan “Anadilde eğitim kesinlikle gündemimizde yok” diyor.
Bence haklıdır. Çünkü buna razı olmak, ülkenin temeline dinamit koymak demektir. Bir ülkede iki anadil olmaz! Olursa, o ülke parçalanır!
KCK ayrıca, Öcalan’a karşı haksızlık uygulandığını iddia ederek 1 Eylül’den itibaren haftanın her çarşamba ve cuma günleri sokaklara dökülüp, büyük protestolar organize ederek ülkeyi karıştıracakları tehdidini savuruyor!
Eylül’de Türkiye’yi sıcak, hatta sıcaktan da öte ateşli günler bekliyor!
Anlaşılan, içte ve dışta gaf üstüne gaf yapan bu iktidarla ülkemiz hiçbir zaman huzura kavuşamayacak!
Peki, çaresi ne?
Çaresi sandıkta! Mümtaz halkımızın artık uyanması gerekiyor!

* * * *

“Suçlu kim? Biz!”

Levent Kırca anlatıyor:
“Benim çocukluğumda, musluklardan akan suyu içerdik.
Günün birinde elimizin altındaki suyu bize şişeleyip satacaklarını söyleseler inanmazdık. Bize içtiğimiz suyu, üstelik paramızla, kontrolsüz bir şekilde satıyorlar.
50 kuruşa içiriyorlar, bir liraya işetiyorlar!
Ne içtiğimizi bilmiyoruz. Sağlıklı mı, temiz mi bilmediğimiz gibi…
…Yediler hastalıklı tavukları, içtiler radyasyonlu çayları. Art arda yuvarladılar mideye… Yalan mı? Değil!
Suçlusu kim? Biz!
Çünkü gördük, görmezden geldik, ses çıkarmadık, itiraz etmedik. Bal diye şekerli suyu dayadılar, dayattık…
Bakkal bitti, marketler var, AVM’ler var. Ne satılır markette? Hormon. Her şey hormonlu… Hormonlusunu yiye yiye domatesin, meyvenin, sebzenin tadını unuttuk.
Tarım ülkesi… Tarımcılık bitti. Suçlusu kim? Bu sefer söylemeyeceğim, kendiniz bilin.
Ev yaptılar dere yataklarına, sel götürdü. Ev yaptılar deniz kumundan, insanlar depremlerde inşaatların altında kalıp telef oldu.
Devlet de inşaat yapıyor. Nereye? Dere yatağına, deniz kumundan. Demire de gerek duymuyor. Nasıl olsa “Ölümlü dünya”… Bu evleri bile alıp dere yataklarında oturanlar da biziz.
Başımıza ne geliyorsa, itiraz etmesini bilmediğimizden, hakkımızı arayamadığımızdan geliyor…”

NOT:

Değerli okurlarım…
Birinci sayfada her gün, bu sayfada ise haftanın 4 günü (Pazar, Pazartesi, Çarşamba ve Perşembe) günleri yazacağım.
Bu nedenle yarın yokum. Çarşamba günü buluşmak üzere… R.T.

Tebessüm..

“Bunlar insanı kudurtur!”
Ülkenin politikası tartışılırken muhalefet milletvekili “Bu adamlar insanı delirtir vallahi… Bu iktidar bir gün beni kudurtacak!” diye köpürdü. Onu dinleyen arkadaşı sordu:
“Sahi, kuduracak olsan ne yaparsın?”
Muhalif milletvekili:
“İlk önce kâğıt-kalem isterim!” dedi.
“Neden? Vasiyetini yazmak için mi?”
“Hayır! Isıracağım Bakan ve vekillerin listesini yapmak için!”

Günün Sözü

“Kardeşlerimi Tanrı yarattı ama…
Arkadaşlarımı ben seçtim.”


Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.