Tekil Mesaj gösterimi
Eski 28.08.13, 19:42   #1
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1430
Mesajlar: 7,316
Ettiği Teşekkür: 29585
Aldığı Teşekkür: 32415
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Exclamation Diyanet Kadına Karşı - Rana Ulaş



Diyanet İşleri, işinin gücünü bırakıp kadın konusunda ipe sapa gelmez söylemleri ile gündemi meşgul etmesini üzüntüyle izliyoruz. Diyanet İşleri’nin kurulma amacı ve görevleri nelerd? Ben de Diyanet İşlerinin resmi sitesine girip merakımı gidermeye çalıştım. Sitede “Temel İlkeler ve Hedefler” başlığı altında amaçları ve görevleri şöyle açıklanıyor;

“Laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek (Anayasa md. 136), İslam Dini'nin inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu ydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek. (633 S.K. md.1).

Toplumu din konusunda aydınlatırken dinin iki temel kaynağı olan Kur'an ve Sünnete dayalı sağlam bilgiyi esas almak, Müslümanların 14 asırlık dinî tecrübesini göz önünde bulundurmak, modern hayatı ve insanlığın ortak birikimini de göz ardı etmemek.….”

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in Kadına Şiddetin Önlenmesinde Din Görevlilerinin Katkısının Sağlanması Protokolü töreninde yaptığı konuşması ise amacını aşıp karşıt bir söyleme dönüşüyor.

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, BM'yi kadına karşı şiddet ile uğraşmak yerine, insanlığa karşı cinayetler ile uğraşmaya davet ederken, kadın şiddetini yani kadını önemsememekle, kadını insan yerine koymadığının altını çiziyor. Görmez bu açıklamaları belli ki, temel ilkeleri ve hedeflerini unutarak yapıyor. Bu gerici ve tutucu açıklamanın “Kadına Şiddetin Önlenmesinde Din Görevlilerinin Katkısının Sağlanması” töreninde olması da bir ironi oluşturuyor. Demek ki, kadına karşı şiddetin önlenmesinde din görevlilerinin bir katkısı olmayacağı gibi köstek de olacakları anlaşılıyor. Şimdiden hepimize geçmiş olsun.

Ülkemizde her gün 5 kadın öldürülüyor, hem de en yakınındaki erkeklerce. Ya babası, erkek kardeşi ya da kocası, sevgilisi katlediyor bu kadınları. Bunun yanında tecavüz, taciz ve şiddet de cabası. Tahrik indirimleriyle de çoğu kez bu katil ve tecavüzcü erkekler ellerini kollarını sallayarak sokaklarda dolaşıyorlar.

Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğü’nün 2012 yılına ait istatistik sonuçlarına göre, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı şiddetin önlenmesi 6284 sayılı kanun kapsamında, adli mercilere toplam 4 bin 374 olay intikal etti. Bu olaylardan 2 bin 48 dosya hakkında takipsizlik kararı verildi. 2 bin 52 olayla ilgili dava açıldı ve şiddet mağduru kadınlar hakkında koruma kararı verildi.

Bu rakamları, bu olayları görmezden gelmek, asıl insanlık suçudur.

Kadının üzerinde gittikçe artan ataerk ve din baskısı daha görülür duruma geliyor. Diyanet İşleri Başkanı Görmez aynı törendeki konuşmasında bu durumu şöyle açıklıyor; “Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı varken, yeni bir bakanlık kuruldu. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız kuruldu. Diyanet İşleri Başkanlığının kanunu çıktı. Diyanet İşleri Başkanlığı bilhassa sosyal içerikli din hizmetleri konusunda daha aktif hale getirildi. Yeni daire başkanlıkları oluşturuldu. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız saygı değer bakanımız göreve başladığı andan itibaren. Bu işbirliklerine çok daha önem verdiler.”

Demek ki artık yaşamımızın her alanına Diyanet İşleri karışabilecek.

Bu satırları yazdıktan bir gün sonra Din İşleri Yüksek Kurulu’nun üyesi Prof. Dr. Halil İbrahim Karslı’nın kadının örtünmesini gerektiğini açıkladı. Böylece yaşamımıza her alanda karışacaklarını vurgulamış oldu. Karslı adının örtünmesi gerekliliğine ilişkin “Çünkü kadının bedeni bir süstür. Dolayısıyla değerlidir ve korunması gerekir” açıklamasıyla tepki çekti. Kadını insan yerine koymamanın bir başka versiyonu da bu olsa gerek. Karslı tepki çeken açıklamalarını şöyle sürdürüyor;

“Cennette şeytan, insanın elbiselerini soymakta ve mahrem yerlerini açığa vurmayı başarmaktadır. Kıyamete kadar şeytan insanı bu konuda rahat bırakmayacak ve beden mahremiyetine hürmetsizlik göstermesi için elinden geleni ardına koymayacaktır.”

Kadını birey olarak değil yalnızca ailede var olabilen bir cins olarak ele alan bir zihniyetten de başka türlüsünü beklemek olanaksız. Kadına insan olduğu unutturulmaya çalışılıyor. Cumhuriyetin kadınlara getiridiği hak ve kazanımların değerini bu gün daha çok bilmeliyiz. Ne de olsa insanız.

Rana Ulaş
Odatv.com

__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.