Tekil Mesaj gösterimi
Eski 01.09.13, 07:25   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,784
Ettiği Teşekkür: 21564
Aldığı Teşekkür: 11276
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart 30 Ağustos 91.Yılı Geride Bırakırken

30 AGUSTOS ZAFER BAYRAMI 91. Cİ YILINI GERİDE BIRAKIRKEN

30 Ağustos 91. ci yıldönümü geçtimiz on yıl öncesinde gördüğümüz çoşkun kutlamaların yerine çok sönük, sıradan yasak savarcasına, alışageldiğimiz gösterilerin dışında sözüm ona kutlanarak geride bırakıldı.

Delikanlı olduğum yıllarda
Emperyalistlere atılan şamarın ardından gelişen olaylar, kazanılan milli zaferler ile milli duygularım şaha kalkar gururlanırdım. Bir zamanlar atalarımın padişah kulu olmasından utanır, kurtuluş savaşı ve kazanılan zaferlerin ardından kurulan cumhuriyet ile kurtulmanın hazzına varır, mutlu olurdum.
Cumhuriyet
ve kazandırdıkları ilkeler ile,bir kulun kulu olmaktan ve bu şekilde yaşamamış olmaktan iftihar eder şehitlere rahmeti esirgemez gazi ve gazi çocuklarına ve torunlarına ahde vefa duygusu ile teşekkür sunmayı ihmal etmezdim. Kula kul olma düşüncesi çok onur kırıcı gelmişti ve bir zamanlar böyle bir uygulamanın varlığına inanmak zordu.


Eh gençlik
dedik.. Sonra olgunlaşıp erginleşdikmi desem

olanlar,
yaşananlar bizi düşünmeye, okumaya, araştırmaya, öğrenmeye, sevk ve teşvik etti.

Birde baktık ve gördük ki, cumhuriyeti kuranların ilkeleri, öğütleri, tek bayrak tek millet ülküsü, mısak-ı milli sınır dediğimiz ve anlaşmalar ile kazanılmış sınır çizgileri içinde birileri sınırları değiştirmeye, devlet içinden devlet çıkarmaya kalkmış, güya devletin içinde tek millet olanlardan bir bölümü diğer bir bölümünü güya asimile etmeye kalkmış, o bir bölüm denilen halk, kendini Türk olarak (Türk yurdunda yaşamasına rağmen) görmemiş,
öksüz kalan çocuğun kadın hamamında anası, kahvehanede babası çok olurmuş misali o kendini Türk görmeyenlere içerden ve dışardan sahiplenecek hamiler bulunmuş çocuklar dağa salınmış, 40 bin civarında insan dağlarda eline silah verilen insanların sayesinde ölmüş.

Ne hazin ne acı trajedi!

Birde araştırdık baktık ki ne görelim, ilkeler yerine ilkesizliği, omurgası ve belli bir temeli ve vizyonu olan Türkiye cumhuriyeti devleti adeta ve tabir caiz ise omurgasızlığa ve vizyonsuzluğa mahkum edilmiş kimin idaresinde? Akp hükümeti ve akıldaneleri elinde.

2002-2013 yaklaşık 11 yıldır ülkede hükümet eden zihniyet ile;
soyal devlet ilkesi a sosyal devlete dönüşmüş, sadaka kültürü sosyal devlet yerine kaim olmuş,

Siyasi ahlak yok olmuş,

ticari ahlak yok olmuş,

sosyal ahlak yok olmuş,

ortalığı siyasi hacı yatmazlar doldurmuş, güya din ve ulvi duygular, cumhuriyeti kuranların ilkelerinin yerine ikame edilmeye çalışılırken, erkekler badem bıyığa, kadınlar kara kara çaputlara dolanırken bu hareketleri namus ve erdem göstergesi görenlerin (içinden iyi olanları tenzih ederek) namussuzluk ve erdemsizlikte asıl namussuz ve erdemsiz olanları fersah fersah geçtikleri, içinde yaşadığımız toplum hareketlerini gözlemleyerek vardığımız sonuç ve edindiğimiz intibadır.



2002-2013 n
eler oldu kısaca?


* Özelleştirme adı altında milletin olan ne varsa üç kuruşa gitti.

*Borcumuz kat be kat arttı. (Imf yi kapattık def ettik demelerine rağmen)


*
Artık okumak çok zor, geçim şartları çok ağır, işsizlik almış başını gidıyorken, mevcut çocuklu aileler çocuklarını nasıl okutacaklarını, nasıl ıstacaklarını, nasıl barındıracaklarını kara kara düşünürken,hükümetin başı vizyonsuz ve omurgasız başbakan, hanımlara en az 3 çocuk yapın direktifini 5 e kadar yükseltmiş bulunuyor.


*
Okumak bir dert, okuyanların iş bulması bir dert, iş bulmak neredeyse imkansız. Zaten her üniversite mezunu iş bulacakmış diye bir kanun ve kuralda yokmuş imam Tayyip hazretleri böyle buyurmuşlar..


*
Köylü artık yurdun efendisi değil! Köylü ekemez, ekse bile biçemez, biçse bile satamaz, satsa bile masrafını koruyamaz hale gelmiş, her tür rant ve rant alanı yaratılan çevre içinde hükümete yandaş ve oydaş olanların rahat ve huzur içinde yaşadıkları büyük şehirlerin albenisinden yoksun ve uzak, geçimi için kara kara düşünür hale gelmiştir. Kaldı ki şehirliye efendi olmak!

*
Yerli tohum kalmadı. Türkiye artık bir tahıl ambarı değil.


* Türlü ayrımlarla millet kırıldı. Cemaat tarikat, ırk üzerine bölünmeler ayyuka çıktı Apt. da dahi insanlar birbirlerine selam vermez ve kuşku ile bakar hale geldi.


*
Vatan, bir yerinden tutanın elinde kalıyor.

* Şehite, Gaziye bakan yok, vatandaş ise azarlanıyor, horlanıyor. iş isteyenler, derdini anlatmaya çalışanlar aşağılanıyor muhatap dahi alınmıyor.


*
Teröristler kahraman gibi karşılanıyor... 40 bin insanı öldürenler cani başılar artık terörist olmaktan çıkarıldı aktivist oldular yaşasın imam Tayyip hazretleri ve hükümeti.

*Gerçek aktivist olanlar muhalefet edenlerin çoğu içeride. Gazeteciler, Parti Genel Başkanları, rektörler, yazarlar, eski Gn. Kurmay başkanları or general ve ordu komutanlığı yapmış general ve her rütbeden subaylar terörist oldukları gerekçesi ile güya yargılandılar..Yıllardır zindanda idiler olmaya devam ediyorlar.


*
Milletin tamamının, bırakın yüzde yüzü, yüzde ellinin bile oyunu almayan bir hükümet, koca bir milletin kaderini ben çizerim diyor. Astığı astık, kestiği kestik..Diktatör davranışlar içinde olan gelmiş geçmiş en bilgi yoksunu başbakanı bünyesinde barındırıyor, uzamış tırnak gibi kesip atamıyor.


*
Anayasanın değiştirilemez, hatta değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeleri tartışmalara açıldı. Değişirmi değişmezmi? Anayasanın ve cumhuriyet ilkelerinin bekçisi olduğunu söyleyen kişi ve kurumların varlığına rağmen değişirmi göreceğiz.

* Atatürk karalanabildiği kadar karalandı. Ona Deccal diyenlerin, sarhoş diyenlerin heykeli dikilsin denecek kadar iş çığrından çıktı.


*
'Ne Mutlu Türküm Diyene' demek, Türk bayrağı ve Atatürk flaması taşımak, T.C ibaresi yazmak, neredeyse suç oldu.

Yukarda ifade edilen tüm olumsuzluklara ve daha sayılamayacak kadar çok yolsuzluk, vurgun, talan ve devletin tarumar edilmesi ortada dururken, savaş çığırtkanlığı sıfır sorun politikası yerine kaim edilmeye çalışılırken, Türkiye cumhuriyeti devletinde hukuk kavramı yerini hukuksuzluğa, kanun adamıyız diyenlerin yerini kanunsuzluğun şiar edildiği kurumlara dönüştürenlerin varlığının ve zihniyetinin hüküm sürdüğü bu ülkede istikrar, mutluluk, barış, sevgi, ve gerçek huzurdan bahsetmek olasımıdır?
Yoksa ifade ettiklerim bu ülkede yok ben ve benim gibi düşünenler hayal dünyasında ve bir senaryo yazımı içindemiyiz? Yoksa bünyemizde bakar körlük varda bazı gerçekleri bizmi göremiyor sapıtıyor saptırıyoruz?


Günümüz aydın, aydınlıklar ve güzellikler hep Türk milleti ve Ne Mutlu Türküm Diyene diyenler ile beraber olsun.

01.09.2013
Mustafa Akten
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti