Tekil Mesaj gösterimi
Eski 05.09.13, 17:53   #14
Haziran__
Tam Üye

Haziran__ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 17
Mesajlar: 260
Ettiği Teşekkür: 364
Aldığı Teşekkür: 1409
Rep Derecesi : Haziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Kaygili
Haziran__ - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Füze Hareketliliğine İsrail'den Açıklama!

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mislina Mesajı göster
"Cevaplar ürkütücü olabilir mi?Evet fazlası ile ürkütücü bu aralar yanıtlar...

Yanıtlar ürkütücü değil, asıl olan gerçeklerin giderek ürkütücü bir durum almasıdır.

Savaşların çeşitli nedenleri olmakla birlikte, istisnai bir kaç durum dışında temel nedenin ekonomik-politik gerçeğin olduğudur.

Sanayi devriminin ortaya çıkışıyla birlikte, üretim tarzının basit ve ihtiyaca göre üretildiği lonca tarzından önce atölyeler ve giderek fabrikasyon ve tarımda ise büyük plantasyonlara dönüşmesiyle birlikte daha fazla işgücüne ve giderek daha fazla ham maddeye gereksinim ortaya çıkmıştır.

Bir yandan üretilen mamul maddenin iç piyasaya fazla gelmesi, diğer yandan üretime gerek duyulan ham maddelerin artık yurt içi kaynaklardan sağlanamaması yeni pazar ve yeni kaynakların bulunmasını zorunlu kılmıştır. Bu yeni üretim tarzı sömürge alanlarını zorunlu kılmış, bu amaçla zaman içinde Uzak Asya Ülkelerini,Afrika ve Amerika kıtasını işgal ederek, burada hem doğal kaynakları elde ederken, diğer yandan büyük kıyımlar yapmışlar, duyulan insan gücünü karşılamak içinde sistemli bir biçimde de köle olarak buradaki halkı kullanmışlardır.

19 yy' ın ortalarından itibaren, Almanya ve İtalya'nında birliklerini sağlayıp, tarih sahnesinde yer almalarıyla birlikte, bölüşüm savaşı hızla artmış ve o ana kadar Afrika' nın sadece kıyı toprakları sömürgeleşmişken, 19yy .ın sonuna gelindiğinde tüm Afrika'nın sömürgeleştiğini görebiliriz.

Sonraki süreçte, Almanya ve İtalya'nın, sömürü pazarında pay almalarıyla birlikte azalan sömürü alanları, diğer yandan giderek büyüyen ekonomilerin ürünlerini pazarlayacakları yeni pazarlara duyulan gereksinim ve üretimi sağlayacak mamul madde girişinin sağlanamaması sonucu sömüren taraflar arasındaki arasındaki rekabeti keskinleştirmiş, 19. yy son çeyreğinde başlayan bloklaşma çabaları1905 yılında bir yanda Almanya, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorluğu, diğer yanda İngiltere, Fransa ve Rusya ittifakıylarıyla sonuçlanmış, 1914 yılında, o güne kadar hiç görülmemiş bir çapta bir savaşla (1.ci Dünya Savaşı) sonuçlanmıştır. Yaklaşık 4 milyondan fazla insanın ölümüyle son bulmuştur.

II. Dünya Savaşı' nında altında 1929 yılında ortaya çıkan büyük sermaye krizinin olduğu konusunda da bu gün büyük bir görüş birliği vardır.

Emperyalizmin tarih sahnesine çıkışıyla birlikte, sömürü araçları çeşitlilik kazanmış, mali bağımlılık yoluyla sömürüyü giderek ağırlaşmıştır. 2 büyük dünya savaşı sonucunda toplam 40 milyon insanın ölümü, geride bırakılan evsiz kalan milyonlarca insan, yetim kalan çocuklar, yıkık şehirler, kaybolan tarih, yoksullaşan kitleler...

Mali sermayenin oluşmasını sağlayan sermaye birikimiyle birlikte sömürü biçimi de değişmiş ve mali sermaye ile de sömürünün yapıldığı yeni bir evreye geçilmiştir. Oluşturulan Dünya Bankası, IMF gibi kuruluşlar, Bölgesel Gümrük Birlikleri, Ortak Pazar, Kredi kuruluşları, bankalar gibi kuruluşlar ve birlikler, bu yeni evrenin araçları olarak varolmuşlardır. Böylece mali sermaye de sömürü araçalrından biri haline gelmiştir. Bu yeni evre emperyalizmdir.

Yakın tarihimize baktığımızda 21. yy için savaşlar tarihi denilmektedir. Yanılmıyorsam 243 savaş yapılmıştır. 50 milyonun üstünde insan ölmüştür. Ve süreç hala devam etmektedir.

Emperyalizm bu gün bir yandan mali araçlarıyla, diğer yandan askeri gücüyle ve aklımıza gelen gelmeyen diğer araçlarıyla sömürüye devam ediyor.

Bir yandan pazar paylaşımına giren Çin ve Rusya ile daralan pazarlar, diğer yandan sürekli büyüme ihtiyacı gösteren ekonomilerine giderek artış gösteren kaynak akışını sağlamak, tıpkı 1900 lerin başında yaşananlar gibi mücadeleyi acımasız bir rekabete, ortaya çıkan krizlerle de savaş haline çevirmektedir. Günümüzde hala atlatılamayan ve süregelen büyük mali krizle birlikte düşünüldüğünde, Önce Kuzey Afrika'da, sonrasında Suriye'de yaşananları anlamak ve acı bir gerçek olarak anlamak zor olmayacaktır.

Yaşanan süreç emperyalizmin kriz süreci ve bu krizi atlatmak için giriştiği mücadeledir. Bu sürecin en acı gerçeğiyle de ne yazık ki halk karşı karşıyadır. Hep de böyle olmuştur. Ne zamana kadar mı? Uyanacak, mücadele edecek ve bağımsızlığını kazanacak, kendisi sömürüsüz düzenini kuracak. İşte o zaman acı gerçeklerin yerine mutlu güzel gerçeklerin tarihi yazılacak.
__________________
Hoş olayım olmayayım
O yâr benim kime ne

Haziran__ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Haziran__'in Mesajına Teşekkür Etti.