Tekil Mesaj gösterimi
Eski 08.09.13, 15:56   #1
Dilaver
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,680
Ettiği Teşekkür: 18755
Aldığı Teşekkür: 20034
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Türk'ün Tarihsel-Ulusal İçkisi | Kımız










Kımız, Türklerin ulusal içkisidir. Kısrak sütünden yapılır. Kımız besin olarak da, içecek olarak da Türk’e atadan kalmış bir ilaçtır. Bir ilaçtır; çünkü birçok derde iyi gelmektedir.

Kımızın kullanımı hakkındaki bilgiler çok eskilere, Hun Türklerine değin dayanır. Tarihi kayıtlara göre Asya Hun Devleti çağında Türkler kımız içerlerdi.
Kımızla ilgili en eski bilgi Homeros'un İlyada adlı yapıtında yer alır. Herodotos da kımızın yapılışı üzerine önemli bilgiler verir. Buna göre İskitler, kısrakları gözlen bağlanmış kölelere sağdırır, yuvarlak tahta fıçılara konan süt gene gözleri bağlı kölelerce sürekli olarak karıştırılırdı.


Tahta Fıçıda Kımız




Çin tarihçisi Sima-Qian da (İÖ y. 145 – İÖ y. 85) kımızın Hun içkisi olduğunu belirtir. Çin’de Tang hanedanı döneminde (618-907) kımızın yaygın olarak kullanıldığı tarihsel kaynaklardan öğrenilmektedir.

Yine tarih kayıtları, Avrupa Hunları ile Gök Türklerin de kımız ürettiklerini belirtmektedir. Rus tarihçileri de, Rusların Kıpçak Türklerine gönderdikleri elçilerin resmi içki olan Kımız ile ağırlandıklarını yazarlar. Moğollar tarafından da benimsenmiştir.

İslamı kabul etmiş Oğuzların destansı öykülerinden oluşan Dede Korkut Kitabının birkaç öyküsünde de kımızdan ve kımızla ilgili geleneklerden söz edilir.

Kımız Doğu Türklerince öyle sevilmektedir ki “Kımızı kim içmez” sözü Kazak Türkleri arasında en yaygın terimlerden biridir. Kazak Türklerinde kımız, avıl (köy, oba) tarafından ortaklaşa yapılır, ortaklaşa kullanılır. Kımız için kimse kimseden para almaz. Kımız yaz aylarında bolca bulunur, kış aylarında ise pek bulunmaz.



Kımız yapmak üzere sütü sağılacak kısrak yük taşımada kullanılmamış, sağım için yetiştirilmiş, yayla ya da bozkırda doğal olarak yetişen bitkilerle beslenmiş, süt bezlerinin güçlenmesi için en az iki yavru doğurmuş, ayrıca, temiz ve bakımlı olmalıdır.


Sağmal Kısraklar ve Yavruları



Kımız kısrak sütünden, kendine özgü bir maya ile ekşitilir. Ekşitme sonucunda kısrak sütü az-çok köpüklü, mayhoş lezzetli, güzel kokulu, keyif verici bir içki biçimini alır.

Ak Kımız ve Kara Kımız diye iki çeşittir. Ak kımız; mandalina, portakal gibi yemişlerden daha az alkol içerir. Ak kımız bir kaç ay kadar bekletildiğinde alkol oranı artar ve kara kımız denilen alkollü ve lezzetli bir içki durumunu alır.

Kımızın mayasını yapmak çok karışık ve güç bir iştir. Kımızın özelliği, mayasından ileri gelir. Bozkır halkı olan Kırgız Türkleri ile Başkurt Türkleri, en iyi maya olarak eski kımızı kullanır.

Güzün mayalı kımız, ağzı iyice kapatılmış bir şişe içinde saklanır. Yazın kımız çalma zamanı gelince, bu mayaya aynı oranda taze kısrak sütü katılır ve ılık bir yerde 24 saat bekletilir. İkinci gün buna iki misli daha taze süt katılır. Normal olarak bundan üç veya dört gün sonra bakteriler üremeğe başlar.

Orta Asya’dan İran yolu ile Anadolu’ya gelen. Türkmen toplulukları da kımız yapar ve içerlerdi. Günümüzde bu gelenek, Orta Asya bozkır halkları ile Türkiye’ye son dönemlerde gelmiş Türkistanlı ve Afgan göçmenler arasında sürmektedir. “Kımız yapımında süt kadar maya da önemlidir. En iyi maya at derisinden torbalarda kurutularak saklanan eski kımızdır. Bu mayaran, laktik asitle üreyen bir basilin ürünü olduğu anlaşılmıştır. Kazaklar ve Başkurtlar gibi bozkırda yaşayan konar-göçer halklar kımızı at derisinden “saba” adı verilen tulumlar içinde hazırlarlar.


Saba



Bu torbalara önce taze kısrak sütü konur ve içine üçte bir oranında maya katılır. Ilık bir yerde tutulan mayalı sütün bir sopa ile belli aralıklarla karıştırılması gerekir. Daha sonra birkaç saat dinlendirilir. Sütün yüzünü kaplayan kabarcıklar, mayalanmanın başladığını gösterir; bunun üzerine yeniden tulumdakinin birkaç katı süt eklenir, kuvvetli biçimde karıştırılır, çalkalanır ve dinlenmeye bırakılır. Dinlendirme ve yeniden kısrak sütü ekleyip karıştırma işlemi birkaç kez yinelenir. ‘Dinlendirmeler dışında kanştırma işlemi ara vermeden yapılır.

Böylelikle süt iyice mayalanır, alkolleşme artar ve kımız içilecek duruma gelir. Üç dört gün bekletilen kımız çok sert olur: Kırgızların “kara kımız” dediği bu içkiyi yalnızca yetişkin erkekler içer. Dinlendirme, yani mayalandırma ve alkolleşme derecesine göre iki kımız türü daha vardır.

Bunlardan yeni mayalandırılmış, en çok bir günlük taze kımıza ”sağmal kımız” adı verilir; bunu çocuklar, yaşlılar ve kadınlar içer. Alkol derecesi yüksek “kara kımız” süt karıştırılarak yumuşatılırsa “erek kımız” adını alır.







Bir litre kımız da 22 gr Belok, 17 gram yağ, 39,6 gram süt şekeri, 20 gram da alkol vardır. Bunların vereceği kalori 530′dur. Kımızın içinde çeşitli mineraller de vardır. Özellikle kalsiyum ve fosfor yüksek orandadır. Kımızdaki vitaminleri sayarsak A, B, ve C vitaminlerinin bol olduğunu görürüz.

Kımızdaki alkol oranı yüzde 1,2′dir ki bu birçok meyvedeki alkol oranından daha düşüktür. Ayrıca, kımızın albümin değeri yumurtanınkinden çoktur.

Kımızın içinde bulunan önemli maddelerden biri de süt ekşisidir. Bu, bir yandan sindirimi iyileştirdiği gibi, vücudumuzdaki asitalkolün dengesini de etkiler. Kımızda bulunan az miktardaki alkol, kalp damarları, sinir sistemleri ve soluk alma organlarını düzenler. Kımızın asitkarbonu ise, sindirim yollarındaki hareket ve emme fonksiyonlarını destekler. Kımızın tuz terkibinde kalsiyum bol olduğundan, vücudumuzdaki tuz maddelerinin normal alışveriş etmeleri de sağlanır. Kımızda bulunan A, B, C vitaminleri, onu tedavi aracı olduğu kadar koruyucu bir ilaç haline de sokmuştur.



Yararlanılan Kaynaklar

Metin: bilinmeyenturktarihi.com /eokul-meb.com

Fotoğraflar:todo.selyam.net

__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.