Tekil Mesaj gösterimi
Eski 16.09.13, 11:00   #1
Cansuyu
« Gün Batımı »

Cansuyu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2013
Konular: 1857
Mesajlar: 7,734
Ettiği Teşekkür: 20107
Aldığı Teşekkür: 34522
Rep Derecesi : Cansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Neseli
Standart Türk Toplumu Nereye? | Rahmi Turan

Şu soruyla sık sık karşılaşıyoruz: “Türk toplumu nereye gidiyor?”
Nereye gittiğimizi biz zaten yıllardır anlatıyoruz ama bunu, bir yabancıdan dinlemek daha ilginç oluyor.
Rainer Hermann bir Alman gazeteci… Uzun yıllar Türkiye’de yaşamış. Türk toplumunu iyi tanıyor.
Türkiye izlenimlerini “Wohin Geht Die Türkische Gesellschaft” (Türk Toplumu Nereye Gidiyor?) adlı bir kitapta toplayan Alman gazeteciye göre Türk halkının asıl sorunu, insanlar arasındaki kültür çatışmasıdır.
Hermann, kitabında, 29 Ekim 1923 tarihinden sonraki Türk toplumunda meydana gelen gelişmeleri inceliyor ve “Atatürk, Osmanlı ümmetinden bir millet yaratmaya çalışmıştır. Cumhuriyet tarihi, bazı olumsuzluklara rağmen, bir başarı öyküsüdür” diyor.
Alman gazeteci Türkiye ve Türkler’in son yıllarda Atatürk ilkelerinden sapıp, bağnaz ve tutucu bir karaktere büründüğünü belirtip, Türkiye’nin Batı toplumlarından, her geçen gün biraz daha uzaklaştığını ileri sürüyor.
İster sevelim, ister sevmeyelim… Beğenelim ya da beğenmeyelim…
Uzun yıllar yurdumuzda yaşayan bir Alman gazetecinin izlenimleri böyle…
AKP iktidarı ile birlikte
Batı’dan hızla uzaklaşmaya başladık. Türkiye’yi tanıyan yabancılar bile, halkımızın karşıt kutuplara ayrıldığı, ülkemizdeki gidişatın hiç de iyi olmadığı görüşünde…
Dost yabancılar halimize üzülüyor, düşmanlar ise mutlulukla gülüyor!

THY, aldatmacaya son vermeli!


“Bir dokun, bin ah işit”
Geçen hafta, Türk Hava Yolları’nın “Mil işkencesini” yazdıktan sonra o kadar çok şikâyet geldi ki, yer vermeye sayfalar yetmez.
Meğerse ne kadar çok aldatılan varmış…
Okurlarımdan Begüm Günbak “Biriktirdiğim millerle Toronto’ya gitmek için bilet almak istedim. Aylar sonrası için bile ‘Yer yok efendim’ dediler. Hiç inandırıcı değil. İnsanları aldatıyorlar” diyor.
Kamer Rodoplu adındaki okurum da “Bir yıl öncesinden, New York seyahati için eşime ‘kısıtlı mil’ sınıfında yer vermediler. THY’nin bunu planlı bir şekilde yaptığına inanıyorum. ‘Kısıtlı mil’ sınıfı biletlerini, hiçbir zaman açmıyorlar. Durum düzelmediği takdirde Miles&Smiles kredi kartımı iptal edeceğim. Rekabet Kurulu’na şikâyet etmeyi de düşünüyorum” diyor.
Bunlar sadece iki örnek… Gelen şikâyetler o kadar çok ki, THY yönetiminin de, Garanti Bankası’nın da, oturup, durumu müzakere etmelerinde kendileri açısından büyük yarar var.

Kutlama ve geçmiş olsun!


İki tıp profesörü… İkisi de arkadaşım… Ve biri mutlu, diğeri üzücü iki olay!
Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Kemal Sarıca, Avrupa Taş Hastalıkları Derneği (EULİS) Başkanı seçildi.
İlk defa böyle önemli bir göreve seçilen bir Türk doktorunun, Avrupa çapındaki bu başarısı sevindiricidir.
Üzücü olaya gelince…
Yeditepe Hastanesi, Gastroenteroloji (Mide ve bağırsak hastalıkları) Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Pata, tatil için ailece Antalya’ya gitti. Keşke gitmeseydi…
Antalya Havaalanı’nda bindiği araç, önüne çıkan başka bir araca çarpınca, arka koltukta oturanlar peş peşe Prof. Pata’nın üzerine yığıldılar… Ve Profesör Pata’nın kaburga kemikleri kırıldı!
Kemal Sarıca’yı kutluyor, Cengiz Pata’ya ise “Geçmiş olsun” diyorum.


Tebessüm
“Ya neresini sıkacaktık?”


Demirel’den fıkra gibi bir olay…
Başbakan olduğu dönemde Demirel ile rakibi Ecevit, birbirlerine fena halde darılmışlardı. Bir törende karşılaşınca, etrafa ayıp olmasın diye mecburen el sıkışmak zorunda kaldılar. Olayı duyan gazeteciler törenden sonra heyecanla “Sayın Demirel, Sayın Ecevit’in elini mi sıktınız?” diye sorunca Demirel, tam Demirelce cevap verdi:
“Ya neresini sıkacaktık kardeşim?”


Sözcü
__________________
“Gittin mi büyük gideceksin!
Ayrılık bile gurur duyacak seninle..



Cansuyu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cansuyu'in Mesajına Teşekkür Etti