Tekil Mesaj gösterimi
Eski 16.09.13, 13:38   #1
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1426
Mesajlar: 7,248
Ettiği Teşekkür: 29577
Aldığı Teşekkür: 32264
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart ABD'nin Gizli Belgesi Ortaya Çıktı: Sarin Gazı El Nusra'nın



ABD'de ortaya çıkan bir istihbarat belgesi, Suriye'de kullanılan Sarin gazının muhalifler tarafından kullanıldığına işaret ederken dikkat çeken bir gerçeği de ortaya çıkardı; Gazlar Türkiye'ye gönderilmiş.


ABD haber ajansı WND'den F. Michael Maloof haberine göre; Gizli belgeye göre öldürücü silah tutuklanan aşırı İslami kişimim evinde bulunduğunu belirtiyor.

Obama yönetiminin bir bölümü ısrarla ve de herhangi bir kanıt göstermeden, Şam yakınlarındaki son Sarin gazı saldırısının Esad rejiminin işi olduğunu tekrarlamış. Yönetim bu ölümcül silahın El Kaide bağlantılı Suriyeli isyancılar kullanılmış olma ihtimalini inkar etmiş hatta göz ardı etmiştir.

Ancak sadece WND tarafından ulaşılabilen gizli evrakta A.B.D. ordusunun bu SARİN gazını bu yıl içinde Suriye'de savaşmakta olan en sağcı aşırı İslami örgüt olan JABHAT AL-NUSRA üyelerinden el koyduğu belirtilmektedir.

Evrak, Sarin gazının Irak'taki El-Kaide tarafından Türkiye'ye hareket ettiği ve bu esnada bir kısmının yakalandığı, hatta bir kısmının da geçtiğimiz Mart ayında siviller ve Suriye askerlerine karşı kullanıldığı ifade edilmektedir.

SARİN GAZI IRAK’TA ÜRETİLDİ TÜRKİYE’YE GÖNDERİLDİ

Evrak GİZLİ ve NOFORN (Not for foreing distribution) (Dış dağıtım için değildir) ibaresi ile sınıflandırılmıştır. Evrak A.B.D. istihbarat camiasının Milli Yerel İstihbarat Merkezinden, kısaca NGIC tarafından WND'ye Salı günü temin edilmiştir.

Açıklandığı kadarı ile El-Kaide Sarin gazını Irak'ta üretmiş ve Türkiye'ye göndermiştir.

Bir A.B.D. ordu kaynağının bildirdiğine göre bir takım sorgulamalar oldu. Hatta bir grup raporda da 50 kadar göstergenin ANF/AQI (El-kaide Irak)'ın SARİN isimli kimyasal savaş malzemesini üretme ve geliştirme çabası içinde oldukları belirtilmektedir.

''Bu (Evrak) söz konusu gazın daha ilk üretme çabaları ile ilgili faaliyetlerin Mayıs 2013 sonlarına doğru Irak ve Türkiye'de bir takım kilit kişilerin tutuklanması ile ortaya çıkmıştır demektedir.
''Gelecekteki raporlarda ise göstergelerin geçmişine dikkat ederek ve gözlemlerin sürdürülerek tutuklamaların devamı NGIC raporda söylenmektedir.''

Mayıs 2013'teki müsadere Türk Güvenlik Güçlerinin 2 kilogramlık bir SARİN gazı tüpünü El-Kaide bağlantılı Jabhat El-Nusra Cephesi militanlarının evlerinin aranması esnasında gerçekleşmiştir.

SARİN GAZI ADANA VE MERSİNDE ELE GEÇİRİLDİ

SARİN gazı şüpheli Suriyeli Radikal İslami militanların ADANA ve MERSİN'deki evlerinin aranması esnasında ele geçirilmiştir.

Aynı aramalar esnasında ise 12 El-Nusra Cephesi elemanı tutuklanmıştır. Onlar Türklerin Terör ile Mücadele ile savaşan Tim'ince de Suriye'de savaşan en ''Saldırgan ve acımasız ancak başarılı'' olarak adlandırılan militanlarıdır denmektedir.

Türk Terörle Mücadele polisi aynı müsadere esnasında silah, evrak ve dijital bellek saklanan bir gizli bir yerde ele geçirmiştir.

Bu tutuklamalar esnasında Ruslar ''Mükemmel'' bir soruşturma yapılması ve SARİN gazı bulunduran militanların tespitini talep etti.

Bu müsadereyi Mart ayında Halep çevresindeki Han el-Assal bölgesinde kimyasal bir saldırı takip etti. 26 sivil ve Suriye Hükümet gücü askerleri SARİN gazi ile öldürüldüler ve bu saldırı bir roket atışı ile gerçekleştirilmişti.

Suriye hükümeti Birleşmiş Milletleri bir soruşturma için davet etti. Şam hükümeti saldırının arkasında El-Kaide militanlarının olduğunu iddia etti. Hatta bu saldırıda Türkiye’nin de ilgisinin olduğunu iddia etti.

Suriye Hükümetinin iddiasına göre, Roket teröristlerce kontrol edilmekte olan bir bölgeden geldi. Ve bu bölge Türkiye sınırına yakındır.'' Bu da silahın Türkiye’den geldiğini düşündürmeye yeter denmekteydi.''

A.B.D istihbarat birimi olan NGIC'nin raporu da önceki belirlemeler ışığında Halep yakınlarındaki saldırının Suriye'deki militanlarca yapıldığını ortaya koymaktadır.

Bu aynı zamanda Rusya ve B.M. tarafından gerçekleştirilen ve 100 sayfalık bir raporda da belirtilen iddialar açıkça desteklemektedir. Rapor Suriye'deki militanları (Asileri) işaret etmekte ve Suriye Hükümetini değil. Bu Marta ayında Halep yakınlarındaki saldırıda kullanılan SÂRİN SİNİR gazını El-Kaide militanlarının kullandığını göstermektedir.

Her ne kadar raporun tamamı henüz yayınlanmadıysa da WND'nin kaynakları ölümcül Sarin gazının Irak'ın Sünni kontrolündeki bölgede üretildiğini ve oradan da El-Kaide bağlantılı Suriye Muhaliflerince Türkiye'ye sevk edildiğini ortaya koymaktadır.

B.M.lerin Ruslardan aldıkları evraklarda ise Ölümcül Sârin gazının Yabancı Sünni güçlere Saddam dönemindeki Irak Baas partisi (ki bugün yasadışıdır) liderlerinden İZZET İBRAHİM AL-DOURİ tarafından verilmiştir.

Al-Douri Saddam Hüseyin'in başkan olarak atanmasından önce kendisinin emir eri idi.

Kaynaklara göre Halep'te kullanılan Sarin Sinir gazı eski Irak Askeri Sanayi Kurumunun başında bulunmuş olan General ADNAN AL-DOULAİMİ tarafından hazırlanmıştır. Gaz Baas partisi bağlantılı yabancı savaşçılara (Sünni ve Suudi Arap kökenli) El-Nursa cephesi elemanlarına Türkiye'nin iş birliği ile ve Türkiye'nin Hatay Bölgesindeki Antakya şehri bağlantıları ile Halep’te teslim edilmiştir.

BM'in elindeki belgelerin kaynağının ise Al-Douri'nin emirberi olduğu söylenmektedir.

Al-Doulami Saddam'ın kimyasal silah projelerindeki en öneli oyunculardan biriydi. Ayrıca Al-Doulami Sünni kontrolündeki bölgede (Kuzey Irak'ta) yasa dışı Baas partisi yerleşik durumda olup Sarin Gazını üretmektedir.

MUTFAK YAPIMI SARİN GAZI

NGIC'nin tasvirine göre söz konusu gaz ''Bench-Scale '' türü olarak adlandırılmıştır. Bu da Terör uzmanı Yossef Bodansky'nin analizlerini güçlendirmektedir.21 Ağustosta Şam eteklerindeki kimyasal silahlı saldırıda Suriyeli Muhaliflerin kendi kendilerini yaraladıkları görüşü Bodansky'ye ait olup bu sayede Suriye Muhaliflerinin, A.B.D.'nin Suriye'deki müdahalesini tetiklemek maksadı yatmaktaydı.

A.B.D kongresi Terörizm ve Konvansiyonel olmayan Silahlar ile mücadele Çalışma grubu eski başkanı Yossef Bodansky kullanılan SARİN gazının askeri derecede olmayıp '' Mutfak '' yapımı olarak adlandırılabilecek kalitede olduğu belirtmişti.

Sorgulamasına göre Askeri derecedeki Sarin gazının , kurbanlarının üzerinde ''SAÇ ve ELBİSE PARÇALARI'' toplanması gerekmekteydi.

Çünkü bu moleküller askeri tip Sarin gazı sayesinde çözülüp parçalanacaklardı. Bodansky diyordu ki '' herhangi bir koruyucu elbise ve maske olmaksızın kurbanlara dokunanların ise ölmesi ve yaralanması gerekmekteydi.

Değişik videolarda izlendiği üzere kurtarmaya gelenlerin kurban dan kurbana dolaştıkları ve kurtarmaya çalıştıkları görülmekte, ancak daha sonra bu kurtarıcıların ölüm veya yaralanma haberleri ulaşmadı.

Bu da kullanılan Sarin Gazının ''Mutfak'' yapımı ve yavaş etki yapan bir gaz olduğunu izah etmişti Bodansky.

Ayrıca MFS (Fransız sınır tanımayan doktorlar grubunca) verilen bilgilere göre (Tıkanıklık , köpürme ,kusma ve ishal ile , hafifletilmiş Sarin gazının atılması da mümkün kılınmıştır ) demektedirler.

Cihadcı hareketin de evvelce Türkiye ve Irak'ta el'e geçirilmiş olan laboratuvarlar ve El-Kaide'nin 2001 ve 2002'de Afganistan da biriktirmiş olduğu belgelerden anlaşıldığı kadarı ile söz konusu kimyasal silah üretme teknolojisine sahip olduklarını Terör uzmanı söylemektedir.

Terör uzmanının eklediğine göre Muhalefet tarafından gösterilen ve BM uzmanlarında test edilen fırlatıcılar Suriye ordusunun kullanmakta olduğu standart silahlar değildir denmektedir.

Evvelce El-Nusra tarafından esir edilmiş olan ve diğer esirlerden ayrı tutulmuş olan Eski bir İtalyan gazeteci ve Belçikalı araştırmacı kendilerini kaçıranların aralarında 21 ağustosta kimyasal silahlarla gerçekleştirecekleri ölümcül bir saldırıyı konuştuklarını duyduklarını ifade etmişlerdir.

İtalyan Domenico Quirico ve Belçikalı araştırmacı Pierre Piccinin geçtiğimiz Pazartesi günü 5 aylık esaretten serbest bırakılmışlardı.

Piccinin, Beşşar Esad Hükümeti Şam eteklerinde Sarin gazı veya başka bir kimyasal silah kullanmadı dedi..

Tutuklu olduğu esnada kendisini kaçıranlardan ikisinin SKYPE ile İngilizce ve aynı anda 3 kişi ile konuştuklarını duyduğunu söyledi.

Konuşma gerçek olaylar konusundaydı dedi Quirico Ve bu üçlü konuşmadakilerden birinin kendisini Hür Suriye Ordusu generali olarak takdim ettiğini söylüyor.

Konuşmada militanların bu eylemin Batı güçlerini harekete geçireceğini ve askeri bir harekat ile Esad rejimine son vereceklerini konuşmaktaydılar.
İkisi de bu konuşmayı dış dünyaya iletme imkanından yoksundular. Çünkü tutukluydular .Ve Skype'deki görüşmeyi duyana kadar da kimyasal silahlar konusunda herhangi bir şey bilmiyorlardı.

Obama'ya bir mektup yazarak Şam'ın 21 Ağustostaki saldırının arkasında olmadığını yazan ise eski ve emekli bir istihbaratçı olan Ray McGovern idi. Ve saldırının arkasında asilerin olduğunu iddia ediyordu.

WND'nin evvelce bildirdiğine göre eski istihbaratçıların ve analizcilerin 21 Ağustos saldırısından Esad'ın sorumlu olmadığını yazmıştık. Bu ölümcül saldırının Suriye Muhaliflerinin batı'yı tetiklemek için yaptıkları bir plan olduğunu yazmıştık. Ve bugün bunun kanıtları gelişmekte ve ortaya çıkmaktadır.

Obama'ya yazdığı açık mektupta istihbarat analisti 21 Ağustos tarihinden önce Muhaliflerin askeri komutanlarının ani bir tırmanış için hazırlık talep ettiklerini ve bunun değişecek olan savaş gelişimi ile ilgili olduğunu ve devamında ise A.B.D.'nin vakit kaybetmeksizin Suriye'yi bombalayacağını beyan etmişler ve büyümekte olan kanıtların Suriye muhalifleri ile destekçilerini işaretlediğini belirtmişti.

Diyor ki bu raporlar kutuda kimyasal elementler olduğunu ortaya çıkartmaktadır. Ve bu kutu konservenin açıldığı Şam eteklerinde açılmıştır.

Muhaliflerin ordusunun Komutanı ile Katar, Türk ve ABD istihbarat yetkilileri arasında bir kaç toplantı Türk Ordusunun Antakya/Hatay garnizonunda yer almış ve şimdilerde ise Suriye Hür Ordusunun ve yabancı destekçilerinin Komuta Merkezi olarak kullanıldığını analistimiz söylemektedir.

Obama'yı kuvvetlendirecek olan videolar VIPS memo olarak takdim edilmektedir.Suriye Muhalifleri ile Yabancı savaşçıların zehirli gaz fırlattıkları mevcuttur.Bir video El-Kaide'ya bağlı Royadh Al-Abdeen grubunun üyesi olan Nadee Baloosh'u kimyasal silah kullanırken göstermektedir.

Video klipte, Suriye'nin lattakiye bölgesinde olan Al-Abdeen görünmekte ve güçlerinin '' Öldürücü gazlar ile kimyasallar ürettiğini belirtmektedir''

Odatv.com
Çeviri: Rafael Sadi

__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.