Tekil Mesaj gösterimi
Eski 26.09.13, 10:45   #1
Cansuyu
« Gün Batımı »

Cansuyu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2013
Konular: 1857
Mesajlar: 7,734
Ettiği Teşekkür: 20107
Aldığı Teşekkür: 34522
Rep Derecesi : Cansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Neseli
Standart "Kürkçe Eğitim" Tuzağı! | Rahmi Turan

PKK’nın siyasi uzantısı BDP’liler saldırganlıklarını sürdürerek ısrarla “Anadilde eğitim hakkımızdır” diyorlar.

PKK’nın siyasi uzantısı BDP’liler saldırganlıklarını sürdürerek ısrarla “Anadilde eğitim hakkımızdır” diyorlar.
Yani Kürtçe eğitimi şart koşuyorlar!
Bu, onların olmazsa olmazıymış!
PKK’nın çekilmeyi durdurduğu tehditleri üzerine Başbakan’ın hazırlattığı ve pazartesi günü açıklayacağını söylediği pakette “Kürtçe eğitim” konusu var mı, bilmiyoruz. Varsa, PKK’nın isteklerine tehlikeli bir şekilde boyun eğdi demektir!
“Kürtçe eğitim” bölünmenin en önemli adımıdır. Ülkeye yazık eder!

Her devletin bir resmi dili vardır.
Devlet dili, egemenliğin ve kimliğin bir parçasıdır.
Bir ülkenin halkı, evinde, sokakta, özel yaşamında bir değil beş, hatta on dil bile kullanabilir. Ancak devlet dili tektir. Eğitim ve öğretim bu dille yapılır.
Okullarda ders olarak her türlü dil öğretilebilir ancak eğitim dili tektir.
Özel, kültürel, günlük yaşamda, isteyenin anadil dahil, istediği dili kullanması haktır ama idari konularda, devlet işlerinde hiç kimse istediği dili kullanma hakkına sahip değildir!

Her devletin dil birliği, eğitim birliği politikası olması Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da kabul edilen hukukî bir haktır.
PKK ve yandaşları “Anadilde eğitim” bahanesiyle egemenliğimizle oynuyor ve Başbakan Erdoğan’ı tuzağa düşürmek istiyor!
Birilerinin Başbakan’a, bu konunun ciddiyetini ve hassasiyetini anlatması lâzım!
Devlette ikinci resmi dilin yeri yoktur. Devletin her işi anayasada belirlenen dille olur. Bu dil de Türkçe’dir. Aksi halde o devlet, egemen devlet olamaz!
İkinci dil, devletin, milletin ve vatanın bölüşülmesi demektir.
Umarız Başbakan Erdoğan bu vahim hatayı yapmaz!

Bir efsanenin sonu!


“Açılım süreci” iyice sarpa sardı! Peki “Âkil adamlar” nerede? Onlar da tam siper! PKK‘nın ne kadar iyi (!) bir terör örgütü olduğuna halkı inandıramadılar!
Şimdi bir “Paket” hazırlandı ama teröristler bununla yetineceğe benzemiyor!
“Terörle müzakere değil, mücadele edilir” diyenler haklı çıktı.
Gelelim “Âkil adamlar” heyetine…
“Âkiller” Başbakan‘ın talimatıyla gittiler, Anadolu‘yu gezdiler, lüks otellerde devlet kesesinden yediler-içtiler. Afiyet, şeker-bal olsun… Olsun da…
Hani, ne oldu açılıma- saçılıma?
Lâfla ekmek pişmiyor, lâfla peynir gemisi yürümüyor!
Başbakan’a şirin görünmek için dikenli yola girenler, her taraflarını çizdirdiler!
Kadir İnanır da öyle oldu ve davranışları, filmlerde canlandırdığı karakterlere uymadı!.. Sinemada uzun yıllar uğraşarak elde ettiği karizmayı çizdirdi, ne yazık ki…
Artık, Kadir İnanır efsanesi yok!
Hayatın gerçekleri, hayalî film senaryolarından farklı oluyor ve gerçek hayatta “kolay kahraman” olunmuyor!
Her insan hata yapar, fakat akıllı olanlar bunlardan ders çıkarır.
Umarım, Kadir Bey biraderimiz de bir şeyler öğrenmiştir.

Kadın düşmanlığı!


TRT‘nin program yaptırdığı o çağ dışı adam, bu halkın vergileriyle yayın yapan devlet televizyonunda kadın düşmanlığı yapmayı sürdürüyor.
Anlaşılan, yalnız TRT yönetimi değil, bu kurumun bağlı olduğu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da aynı düşüncede… Yayınların devam etmesi bunu gösteriyor! Aferin ona!
Aynı zihniyetin hâkim olduğu ülkemizde kadın düşmanlığı pohpohlandıkça yaygınlaşıyor…
Tunceli’de bazı birahane ve lokantaların kadın garson çalıştırmasının ahlâkî çöküntü yarattığı iddia edilerek olaylar çıkarıldı, yaralananlar oldu ve 20 yıldır kadın garson çalıştıran birahane sahipleri, hepsini işten çıkartmak zorunda kaldı!
Bu yetmedi, sayıları 15 olan kadın garsonlar, Tunceli sınırlarının dışına atıldı!
Türkiye‘de kadın olmak zor!
İşte bizim demokrasimiz!


Tebessüm
Hatalı dönüşün sebebi!


Kadın, kullandığı otomobille “Dönülmez” levhası olan bir caddeye sapıyor.
Köşede pusuya yatmış av bekleyen trafik polisleri hemen onu durduruyorlar. Trafik polisi:
“Hatalı dönüş yaptınız hanımefendi” diyor “Dönülmez işaretini görmediniz mi?”
Direksiyon başındaki kadın canı sıkılmış bir halde:
“Hay Allah” diyor “İşareti görmesine gördüm de, sizi görmedim memur bey!”


Sözcü
__________________
“Gittin mi büyük gideceksin!
Ayrılık bile gurur duyacak seninle..



Cansuyu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Cansuyu'in Mesajına Teşekkür Etti.