Tekil Mesaj gösterimi
Eski 03.10.13, 19:25   #2
MyStery
Gerçek Üye

MyStery - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2011
Konular: 180
Mesajlar: 713
Ettiği Teşekkür: 2975
Aldığı Teşekkür: 3776
Rep Derecesi : MyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Ebru Sanatı


a-) Geleneksel Ebru

b-) Çiçekli Ebru
c-) Akkabe Ebru

a-) Geleneksel Ebru
Ebrunun bilinen tarihi içinde, yetişmiş ustalar tarafından sıkça kullanılan desen çeşitleridir. Başlıcaları Battal, Gelgit, Taraklı, Bülbül yuvası ve bunların bazı çeşitleridir.


1- Battal Ebru
Battal Ebru, bilinen en eski tarzıdır. Diğer bütün desenler, battal deseninden çıkar. Bu desene kısaca ebrunun anası ya da atası diyebiliriz. Yapımı, öd sıralarına göre, yani ödü az olan boyaları önce, çok olan boyaları sonra atma suretiyle yapılır. Tek veya çok renkli olabilir. Boyalar teknenin yüzeyine serpilir ve daha sonra kâğıda aktarılır.

Battal Ebru :
• 1- Tarzı-ı Kadim
• 2- Zemin Battal
• 3- Mustafa Düzgünman Battalı
• 4- Ethem Efendi Battalı
• 5- Neftli Battal
• 6- Somaki Battal
• 7- Serpmeli Battal olmak üzere kendi içinde 7' ye ayrılır

•
1- Tarzı-ı Kadim
: Merhum Mustafa Düzgünman’ın geliştirdiği bir ebru tarzıdır. Önce battal döşenmiş bir desen üzerine, mümkün olduğunca açık bir renkten iri damlalar halinde bir renk atılır. Daha sonra, bunun üzerine, yine uygun bir renkte çok küçük, 2-3 mm hatta bazen 1 mm çapında serpme ebru yapılır.




• 2- Zemin Battal: Az veya tek renk ile yapılır. Bir rengin değişik tonlarının da kullanıldığı görülmüştür. Ancak renkleri açıklı koyulu kullanma geleneksel olarak pek fazla görülmemektedir. Bu desen Necmeddin Okyay ve Mustafa Düzgünman tarafından zemin olarak sıkça kullanılmıştır.





• 3- Mustafa Düzgünman Battalı: Bu tarz, M. Düzgünman’ın geliştirdiği ve Nusret Hepgül’ün “Mustafa Düzgünman Battalı” adını verdiği bir tarzdır. Bu tarzda, zeminde iki küçük renk kullanılmış, gel-git üzerine çok iri damlalar halinde bir desen, onun üzerine de çok ince bir desen serpme yapılmıştır.





• 4- Ethem Efendi Battalı: Sarı gülbahar boyalar üzerine sarı-lacivert lahor kullanılarak yapılan bir tarzdır. Lahor (indigo) bitkisel esaslı bir boyarmaddedir. Son kat olarak atılan boyanın içine biraz fazla öd ve neft katılarak yapılır.






• 5- Neftli Battal: Battal döşenmiş bir zemin üzerine içine birkaç damla neft (tercihen çam terebenti) katılmış boya serpilerek elde edilir. Hareli görünüm verir.





• 6- Somaki Battal: Genellikle iki renk yapılır. İkinci renge fazla miktar öd katılarak birinci rengin iyice sıkıştırılıp, damarlar haline gelmesi sağlanır. Böylece somaki mermer görünümü elde edilir.





• 7- Serpmeli Battal: Bilinen herhangi bir battal ebrusu yapıldıktan sonra zemine zıt bir renk ile genellikle açık renkte çok küçük damlacıklı son kat boya atılır.






2- Gelgit Ebru
Battal zemin atıldıktan sonra, bir çöp, iğne veya bız yardımıyla teknenin kenarlarına paralel olarak desenin çizilmesi ile oluşur. Bu çizgi aralıkları istenilen genişlikte olabilir. Kalın uçlar geniş alanı etkileyeceğinden paralellerin arası daha geniş, ince uçların arası daha dar olabilir. Bu paraleller zıt yönlerde de birkaç defa tekrarlanabilir. Bu işlem özel hazırlanmış tarak da kullanılabilir. Gelgit hareketi çapraz olarak da yapılabilir.






3- Şal Ebru
Gelgit yapıldıktan sonra teknenin çaprazına doğru, genellikle geniş aralıklı yapılan gelgit sonucu elde edilir. Ayrıca Mustafa Düzgünman’ın yine gelgit üzerine dıştan başlayıp, ortaya doğru daireler çizerek yaptığı şal desenleri vardır. Bu çapraz çizgiler yumuşak ‘S’ler çizilerek de şal ebrusu yapılabilinir.




4- Serpme Ebru
Yukarıda anlatılan tüm ebru çeşitlerinin üzerine serpme ebru yapılabilir. Bu durumda ebrular serpmeli battal, serpmeli gel-git, serpmeli şal gibi isimler alır. Serpme işlemi için neftli boyalar veya çamlıca toprağı gibi açık renkli boyalar tercih edilir. Fırça elle çok iyi bir şekilde kavanoza sıkılır ve boya yüksekten sert darbelerle serpilir.






Battaldan sonra yapılan gelgit deseninin üzerine taraklar yardımı ile yapılan desen türüdür. Gelgit yapmadan da taraklar yardımı ile taraklı ebru biçiminde değişik desenler elde etmek mümkündür.





Git gide küçülen damlalar şeklinde atılan battal ebru üzerinde yapılır. Bizle dıştan içe doğru helezonlar çizilir. Genellikle teknenin uzun kenarı boyunca 5-6, kısa kenarı boyunca 4-5 helezon yapılır. Gel-git ebru veya taraklı ebru üzerinde de bülbül yuvası çalışılabilir. Genellikle küçük taneli battal ebrusu yapıldıktan sonra dıştan başlayıp içe doğru istenilen çapta (genellikle 3-5 cm çapında) spiraller çizilir. Bu spiraller içten dışa doğru da olabilir.Ayrıca gelgit, taraklı gibi desenler üzerine de yapılabilir. Bülbül yuvaları bir bız yardımı ile tek tek yada geniş aralıklı kalın uçlu bir tarak ile tüm tekneye yapılabilir. Yapımı, öd sıralarına göre, yani ödü az olan boyaları önce, çok olan boyaları sonra atma suretiyle yapılır. Tek veya çok renkli olabilir. Boyalar teknenin yüzeyine serpilir ve daha sonra kâğıda aktarılır.




5- Hafif Ebru
Battal, taramalı ve taraklı ebrunun kıvamı daha sulu olan sıvı üzerinde, normalden daha sulu ve ödlü boyalarla çalışılmasıyla yapılır. Hafif ebrulu kağıtlar üzerine hat ve teship çalışmaları yapılır ve yazı yazılır. Genellikle üzerine yazı yazmak için hattatlar tarafından kullanılan açık, soluk renkli ebrulardır. Normal astar kıvamına aynı miktar su ilave edilerek astar cıvıklaştırılır. Ayrıca, boyarmaddelerin su ve öd miktarları artırılarak da yapılabilir. Böylece renkler kolay ve çokça açılacağından açık renkli olurlar. Aynı kağıda iki veya daha çok ebru yapılmak istendiğinde de bu desen kullanılabilir.





6- Dalgalı Ebru
Hemen her çeşit ebru ile dalgalı ebru yapmak mümkündür. Kağıdın bir kısmı teknenin ucuna yerleştirilir ve kağıt ileri geri hareket ettirilerek teknede dalga oluşması sağlanır, bir yandan kağıdın bu hareketine devam edilir bir yandan da yavaş yavaş kağıt tekneye kapatılarak oluşan dalgalar yakalanır. Dalgalı ebruya sarhoş ebru veya tercih etmesek de ispanyol ebru isimleri de verilmiştir.







7- Kumlu Ebru
Kumlu ebruların en güzeli, bitkisel esaslı olan lahor çivitinden elde edilir. Kumlu ebru elde etmek için teknenin ortasına lahor çividi damlatılmaya başlanır. Bu işleme, teknenin bütün yüzü kaplanıncaya kadar devam edilir. Birbirini iterek sıkışan boya, çatlamaya başlar. Aynı işlem, teknenin bir kenarının ortasından diğer bir kenarının ortasına kadar, yavaş yavaş damlatılarak da yapılabilir. Bu tarz, hattatların pervaz veya cetvel olarak çokça kullandıkları bir desendir.




8- Çift Baskılı Ebru
Ebrulanmış kağıtları kuruduktan sonra tekrar başka bir desenle ebrulayarak elde edilir. Gerektiğinde ikiden fazla desen aynı kağıda alınabilir.






9- Hatip Ebru
18 yy. da Ayasofya Camii Hatibi Mehmed Efendi tarafından bulunduğu için bu ismi almıştır. Zemin üzerine çiçekli veya hatip ebru için hazırlanmış boyalardan belli aralıklarla birer damla bırakılır. Daha sonra her damlanın oluşturduğu dairenin içine ikinci, üçünce ve isteğe göre daha fazla sayıda damla bırakılır ve iç içe değişik renklerden oluşturulmuş daireler elde edilir. Genellikle teknenin uzun kenarı boyunca 5-6, kısa kenarı boyunca 4-5 daire oluşturulması tercih edilir. Daha sonra bir bizle bu dairelerin içinde soldan sağa, yukarıdan aşağıya, çapraz hareketler yapılarak hatip desenleri elde edilir. Yürekli, taraklı yürek, yıldız, çarkıfelek, menekşe bu desenlere verilen çeşitli isimlerdir. Hatip desenlerinin hepsinin ya da bazılarını aynı ebru üzerinde çalışmaya Hatip-i Mütenevvia denir.



b-) Çiçekli Ebru
Merhum üstâd Necmeddin Okyay’ın geliştirdiği ve kendi adı ile anılan ebru türüdür. Bu tür ebrular ebru sanatının plastik sanatlar içinde yer almasında önemli bir yer tutar. Daha önce bahsi geçen herhangi bir ebru deseni zemin olarak yapılır. Genellikle hafif, açık renkli olamsına dikkat edilir. Bu zeminlerin üzerine bir bız yardımı ile damlatılan boyaların şekillendirilmesiyle yaprak ve çiçek desenleri çizilir. Bu türde bugüne kadar lale, karanfil, sümbül, menekşe ve papatya sıkça kullanılmıştır. Şüphesiz başka çiçek türlerini de denemek mümkündür.


Hatip ebrunun icadından sonra ebruda çiçek yapılmasına da çalışılmış ancak fazla başarı sağlanamamıştır. 1918 yılından itibaren merhum Necmeddin Okyay çiçek çalışmalarını islah ederek lale, karanfil, hercai menekşe, gelincik, gonca gül, kasımpatı, sümbül gibi çiçekleri doğal şekline en yakın şekilde resmetmeyi başarmıştır. Onun yetiştirdiği merhum Mustafa Düzgünman'da bu tarza papatyalı ebruyu ilave etmiştir. Çiçek yapımında önce damlatılan yeşil boyalardan sap ve gövdeler, daha sonra da bu sap ve gövdelerin uygun noktalarına bırakılan diğer renklerden çiçekler yapılır. Çiçek ve hatip yapımında kullanılan boyaların çok iyi terbiye edilmiş olması ve diğer ebru çeşitlerinde kullanılan boyalara göre daha koyu bir kıvama sahip olmaları gerekir. Ancak böylelikle boya damlaları şekil vermek için bizle lastik gibi uzayarak çekilebilir ve arzu edilen yerde bırakılarak istenen motifler elde edilebilir. Çiçekli ebrular Necmeddin Okyay'ın talebesi Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver'in teklifi üzerine sanat tarihimizde Necmeddin Ebrusu ismiyle anılmaktadır. Merhum Okyay'ın Üsküdar yeni Camii imamı olması sebebiyle hatip ebrusuna karşılık çiçekli ebruların da imam ebrusu olarak anılması Reisülhattatin Hacı Kamil Akdik (1861- 1941) tarafından teklif edilmişse de Necmeddin Ebrusu denilmesi daha uygun bulunmuştur.



c-) Akkabe Ebru
Aynı zemin üzerine birden fazla baskı yaparak yazı veya desen elde edilen ebru çeşididir. Hafif ebru üzerine; geleneksel olarak arap zamkı ile hazırlanmış sıvı, yazı ise fırça yardımı ile sürülür veya kamış kalem ile yazılır. Böylece hafif ebrunun yüzeyi arap zamkı ile kaplanmış olur.


Eserler: Halis Ayan


Kuruduktan sonra daha koyu veya yoğun bir desen aynı kağıda tatbik edildiğinde, arap zamkı olan yerler boyayı almayacağından yazı veya desen gözükür. Aynı teknikler şablonlama ile de yapılabilir. Ayrıca arap zamkı yerine koyu kitre, silikon, çeşitli şeffaf sonuç veren yapıştıcılar da kullanılabilir.


Eski kitap sanatları içinde, bir kağıdın yazı yazılacak kısmının ayrı, etrafının ayrı renge boyanmasına akkase, böyle kağıtlara da akkaseli kağıt denir. Bu sanat ebruya da tatbik edilmiştir. Kağıdın yazı yazılacak kısmının kendi renginde kalması istenirse, oraya arap zamkı sürülür. Kağıt kuruduktan sonra tekneye yayılırsa zamklı kısmın dışında kalan yerle ebrulanmış olur, arap zamkı bulunan bölge ise kendi renginde kalır boyayı kabul etmez. Buna akkaseli ebru denir.

MyStery isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz MyStery'in Mesajına Teşekkür Etti.